Silopi’de Karşıyaka Mahallesi’nde 4 Ocak gecesi katledilen 4 kişinin DBP PM üyesi Sêvê Demir, Silopi Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır ve KJA aktivisti Fatma Uyar ile 20 yaşlarında bir genç olduğu belirlendi. DBP Eşbaşkanları “Tarihte eşi rastlanmayacak alçakça katliamlarla bu hükümet artık kaybetmiştir” derken, HDP “Direnişe öncülük eden kadınlar bilinçli seçildi” açıklamasında bulundu. 

Şırnak’taki otopsi işlemleri ardından Demir, Nayır ve Uyar’ın cenazesi Şırnak Devlet Hastanesi morguna alınırken, yüzü tanınmaz hale geldiği için kimliği belirlenemeyen gencin cenazesi ise Silopi Devlet Hastanesi’ne gönderildi. 

HDP Milletvekili Leyla Birlik, arkadaşlarının henüz yaralı oldukları sırada tüm yetkili kurum ve kişileri bilgilendirdiklerine dikkat çekerek, hastaneye götürülmeleri için verdikleri adrese giden polislerin arkadaşlarını infaz ettiğini söyledi. 


Yaralı oldukları kesin

Birlik olay gecesini şöyle anlattı: “Pazartesi akşamı saat 19.30 sıralarında DBP Silopi İlçe Eş Başkanı Gülşen Özden’e telefon geliyor. Arayan kişi vurulduklarını belirterek, ambulans istiyor. ‘4-5 kişi yaralı. Aralarında Sêvê arkadaş da var’ diyor. 21.00 sıralarında beni aradılar.  Grup Başkan Vekilimiz Çağlar Demirel, milletvekili arkadaşlarım Ferhat Encü ve Aycan İrmez ile iletişim kurduk. 112 Acil Servis ve 155 hattını, vali ve kaymakamlığı aradık. Koordineli bir şekilde girişimlerde bulunduk. Görüşmeler yaptık, ambulans istedik, adresi tahmini söyledik. Ambulans gece saat 01.00 sıralarında olay yerine gidiyor. Bizim ambulansa söylediğimiz menfez ile ambulansın arkadaşları aldığı menfez aynı yer. Arkadaşlarımızın yaralı oldukları kesin. Arayan kişi yaralı olduklarını söylüyor. Sêvê kafasına o darbeyi ilk anda almış olsaydı, telefon açan kişi Sêvê’nin yaralı değil ölü olduğunu söylerdi. Bu da Hacı Birlik olayına benzediğini gösteriyor. Hacı’yı yaralıyken yakalayıp infaz etmişlerdi.”


Yakın mesafeden tarama

Şırnak Devlet Hastanesi’nde cenazeleri teşhis eden Birlik, karşılaştıklarını da şu sözlerle anlattı: ‘’Yaralı denilen Sêvê‘nin yüzünün üçte ikisi yoktu. Ben Sêvê’yi ellerinden tanıdım. Fatma ve Pakize yakın mesafeden kurşun ve ağır silahlarla infaz edilmişler.”
Pakize Nayır’in da benzer şekilde vücuduna isabet eden çok sayıda kuşun ile katledildiği bilgisini veren Birlik, ayrıca üç kadının da vücudunda başka silah izlerinin de bulunduğunu belirterek, infazlarda değişik silahların kullanıldığını belirtti.



Hastane yerine infaz

Yaralıların nereden alınacağına dair adresleri kendilerinin verdiğini ve gidenlerin yaralıları hastaneye götürmek yerine infaz ettiğinin altını çizen Birlik, “Arkadaşlarımız yaralı yakalandı ve vahşice infaz edildi. Bunun başkaca izahatı yoktur’’ diye konuştu. HDP’li Aycan İrmez de, 112’yi aradığında aldığı tuhaf cevabı aktardı. “Silopi’deki acil aramanın Batman’ın 112 acil arama hattına bağlandığını söylediler. Sağlık Bakanlığı’ndan, TTB’ye kadar bir çok yeri aradım ama baştabip olmak üzere hiçkimse bilgi vermedi. Yetkililileri aradığımızda ise ‘orada eli silahlı olan kişilerin olduğu’ gerekçesiyle hiçbir şekilde ambulansın gidemeyeceğini söylediler” diye konuştu.



Hedef gözetilerek katledildiler

Şırnak’ta bulunan HDP Urfa milletvekili İbrahim Ayhan da, öldürülen kadın siyasetçilerin uzun zamandır parti çalışmaları içinde yer aldığını hatırlatıp, “Onlar sivildi, silahlı değil. Tanınan, bilinen kişilerdi, onların hedef gözetilerek öldürüldüğüne inanıyoruz” dedi. 


Görgü tanığı anlattı

Saldırıya tanıklık eden ve yaralanan DBP Silopi İlçe Yöneticisi Cabbar Çağatay ise saat 19.00 sıralarında aralarında 3 kadın siyasetçinin de bulunduğu 8 kişiyle Karşıyaka Mahallesi’nden Ofis’e doğru yola çıktıklarını anlattı. Çağatay, “Orada bir dere var. Dereyi geçerek Ofis’e gideriz diye düşündük. Ancak köprüye varmadan MOBESE gördü bizi. Aradan bir dakika geçmeden ya bombaydı ya da havandı, onunla bize ateş açıldı. Tek patlama oldu. O sırada önümüzdeki iki arkadaş kurtuldu. Bizler geriye kalan 6 kişi yaralandık” dedi. Şarapnel parçalarıyla yaralandıklarını söyleyen Çağatay, “Benim önümde Heval Sêvê, Heval Fatma ve şu anda yanımda olan başka bir arkadaş vardı. Heval Pakize ile şehit düşen diğer arkadaş arkamdaydı. Onlar geriye doğru kaçtı. Fatma heval ayağından yaralanmıştı ama ağır bir yara değildi. Sêvê heval ise başından yaralanmıştı. O atılan şey Sêvê hevale çok yakın bir yere düştü. Heval Fatma’yı kaldırmaya çalıştım o elimi tutarak yarasının üzerine bıraktı. Ama Heval Sêvê onu kaldırmama izin vermedi. ‘Beni bırak’ şeklinde işaret etti. Diğer arkadaşımız da onun yanı başındaydı. Onu aldım ve oradan çıkardım. Bir evin bodrumuna saklandık.”


İnfazı doğruladı

Yanındaki kişiyle evin bodrumuna saklandıktan sonra ilçe eşbaşkanını arayarak yardım istediklerini söyleyen Çağatay’ın verdiği bilgi de infazı doğruladı: “Durumu onlara anlattım. Saat artık 19.30’a gelmişti tahminen. Durumu vekillere aktardıktan yaklaşık 20 dakika sonra Sêvê, Fatma ve diğer arkadaşların olduğu yere yoğun bir tarama yapıldı. Tarama yaklaşık yarım saat sürdü.” 


 HABER MERKEZİ




Nayır’ın son mesajı da direniş


Katledilen 3 kadın siyasetçiden biri olan Silopi Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır, yaşamıyla da son nefesini verdiği direnişle de Botan halkının geleneğini temsil etti. 

18 Aralık’ta MedNuçe televizyonuna konuşan Nayır, “İnanın Botan kazanırsa tüm insanlık kazanacak” diyerek herkesi direnişe sahip çıkmaya çağırmıştı. Nayır şunları söylemişti:

“Tayyip Erdoğan’ın buraya gönderdiği DAİŞ yöntemi kullanan polis ve asker hunharca saldırıyor. Burada yaşadıklarımız Kobanê’yi çoktan aştı. Ev ev giriliyor, uzaktan bombalar atılıyor. Onlarca yaralımız var. Devlet bu zulmü Kürt halkına reva görüyor. Ama halk yılmıyor, yılmayacak, sokakları terk etmeyecek. ‘Yenilmeyeceğiz’ diye haykırıyor. 
‘Kardeşlik’ diyenlere soruyoruz, bu mu sizin kardeşliğiniz, reva gördüğümüz bu mu? Hendekleri bahane edenlerde sesleniyorum. Bu bahaneleri artık bırakın. Kürt halkına açık açık soykırım dayatılıyor. Botan halkına soykırım dayatılıyor. İnsanlar sığınaklarda yaşamaya çalışıyor. Hareket eden her şey katlediliyor. İnanın kelimelerle ifade edemiyorum. Bu gün bize ses verilmezse yarın çok geç olabilir. Yüzlerce kişi burada ölebilir. Eğer demokratım, sosyalistim, insanım diyenler bu çığlığı duymazsa yarın kimse gelip dayanışıyoruz diye fotoğraf çekmesin Silopi’de. 
Devlet aklına sesleniyorum, aklınızı başınıza alın. Özyönetim ve özsavunma en temel hakkımız ve bu hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz. Bundan sonra devletin bize vereceği hiçbir şey yok. Hiçbir hukukta, kanunda, inançta böyle barbar bir saldırı yoktur. Sesimin ulaşabildiği her yere sesleniyorum. Bu çığlığı duyun, yarın çok geç olabilir. İnanın Botan kazanırsa tüm insanlık kazanacak.”



Alçakça saldıranlar kaybedecek


3 kadın siyasetçinin infazına ilişkin DBP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen DBP Eşbaşkanları Kamuran Yüksek ve Emine Ayna, “Tarihte eşi rastlanmayacak alçakça katliamlarla bu hükümet artık kaybetmiştir” açıklamasında bulundu. 

DBP Eşbaşkanı Yüksek, Sevê Demir’in, 20 yıldır legal Kürt siyasi hareketi içerisinde sivil çalışmalarda bulunduğunu,  Fatma Uyar’ın da, aynı şekilde yıllardır Şırnak çevresinde kadın çalışması yürüten sivil bir siyasetçi olduğunu, Pakize Nayir’in ise 

Şırnak halkının temsilcisi olduğuna dikkat çekti. Katledilen 3 Kürt kadın siyasetçinin otopsi raporlarının ellerine ulaştığını belirten Yüksek, “Bu arkadaşlarımızın kimlikleri bile teşhis edilemeyecek, yüzleri tanınamayacak durumda. Ne yaptınız? Bu tarihte eşi rastlanmamış bir alçaklık biçimidir. Düşman olarak bellesen bile bir savaş hukuku var” şeklinde tepki gösterdi. Yüksek, “ Topyekün ve süresiz bir direnişle artık buna dur demek zamanıdır” çağrısında bulundu. 


Çok bilinçli seçildiler


3 kadın siyasetçi infaz edilmeden önce hükümet yetkilileri ile görüşmeler yapan HDP Grup Başkan Vekili İdris Baluken, direnişe öncülük eden kadınların bilinçli olarak seçildiğine dikkat çekti. “İlk görüşmeden otopsiye kadar geçen süre içinde yapılan tüm görüşmelerde, DBP PM Üyesi Sêvê Demir’in ismini verdik, kim olduğunu söyledik” diyen Baluken, 3 kadının öldürülmesinin çok bilinçli bir infaz olduğunu ifade etti. Baluken, “Bir devlet 18 saat boyunca kendisine ilk dakikadan itibaren bilgi verilmesine rağmen, net bilgiler ulaştırılmasına rağmen, bu şekilde bir karşılık verdiyse tablo son derece nettir” diye konuştu. 


Otopsi raporu: Taranarak katledildiler


Sêvê Demir, Fatma Uyar, Pakize Nayır ve beraberlerindeki kimliği belirlenemeyen gencin otopsi raporları da açıklandı. Otopsi raporlarına göre Sêvê Demir’in kafası parçalanırken, vücuduna 11 kurşun sıkıldı. Fatma Uyar’ın bedenine isabet eden kurşun sayısı dahi hesaplanamadı, Pakize Nayır 5, yanlarındaki genç ise 8 mermiyle katledildi. 

Sêvê Demir’in ölüm nedenine ilişkin hazırlanan otopsi raporunda; Demir’in kafatasının parçalandığı ve vücudunda da 11 adet 5x3cm, 2x1.5 cm’lik ve 2x1 cm’lik ateşli silahlara ait kurşun girişlerinin olduğu belirtildi. Raporda, “Kafadaki saçlı deride, kafa kubbe kemiklerinde geniş doku kayıpları olması nedeniyle yaralanmanın ateşli silah mermi çekirdeği veya herhangi bir patlayıcı mühimmat ile meydana gelip gelmediğini ayrımının yapılamadığı” ileri sürüldü. Ayrıca atış mesafesi açısından da yorum yapılamayacağı kaydedildi. 

Fatma Uyar’ın otopsi raporunda bedenine isabet eden kurşun sayısı belirtilmeyerek, “Cesette çok sayıda ateşli silah mermi giriş ve çıkış yaraları mevcut olduğu, trajelerin vücut içinde birbirine karışması nedeniyle giriş çıkış ayrımlarının net olarak yapılamadığı cesetten üç ated ateşli silah mermi çekirdeği, bir adet gömlek parçası ve iki adet metal parça elde edildiği” denildi.

Ölüm nedeni olarak “Çoklu ateşli silah mermi çekirdeği yaralanması” gösterilen Uyar’ın kafa bölgesine isabet eden kurşunların “uzak atış” mesafesinden yapılmış olduğu, ancak vücudun geri kalan kısmına isabet eden atış mesafesinin tayininin ise elbise incelemesinden sonra kesinleşeceği belirtildi. 

Pakize Nayır’ın cenazesinde “öldürücü nitelikte 5 adet ateşli mermi çekirdeğinin isabet etmiş olduğu” tespit edilirken, ismi öğrenilemeyen gencin vücuduna ise 8 mermi çekirdeğinin isabet ettiği belirlendi.