
Gasp edilip kayyum atanan DBP’li belediyelerden biri olan Cizîr (Cizre) Belediyesi’ne 11 Eylül sabahı, DBP PM üyeleri ve HDP İlçe Eşbaşkanı Ali Akdeniz ile birlikte “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla gözaltına alınan Cizîr Belediyesi Eşbaşkanı Leyla İmret, 4 gün gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldı. Belediyelerine kayyum atanmasını ve gözaltına alınmalarını yorumlayan İmret, tek amacın irade kırmaya yönelik olduğunu ifade etti.
Kayyum atanan Cizre Belediyesi polisler tarafından kuşatmaya alınırken, belediyenin bulunduğu cadde ve binaya çıkan tüm sokaklar bariyerlerle kapatıldı. Belediye binasına Türk bayrağı asıldı. Öz yönetim direnişleri ardından ilçede bulunan 4 okul, belediyeye ait bir kültür merkezi ve birçok noktanın polis tarafından karargaha çevrilmişti. Kayyum atanması ardından belediye de adeta karargaha çevrilmiş görüntüsünde.
Yıllarca yurt dışında yaşadıktan sonra memleketine hizmet etmek niyeti ile 2014 yılında Cizîr’e döndüğünü hatırlatan İmret, girdiği seçimlerde aldığı yüzde 83 oy oranıyla göreve geldiğini vurguladı. Ancak Cizîr’de ilan edilen ilk yasakta, aylar öncesinden verdiği bir röportajın AKP medyası tarafından manipüle edilerek servis edilmesi sonucu geçtiğimizin yılın 11 Eylül tarihinde hukuksuz bir şekilde görevinden uzaklaştırıldığını söyleyen İmret, daha önce de bir kez gözaltına alınmakla bilirlikte aynı tarihte yeniden gözaltına alındığına dikkat çekti. AKP’nin demokratik yollarla alamadığı belediyeleri, bugün kayyumlarla gasp ettiğinin altını çizen İmret, halkın seçilmişlerine emanet ettiği belediyelere el konulmasına şu sözlerle tepki gösterdi: “Yasak sürecinde bizim yardım ettiğimiz söyleniyor. İş makinelerinin kullanımına izin verdiğimiz iddia ediliyor. Kayyum atanması için delilleri olmamasına rağmen böyle iddialar ortaya koyuyorlar ama kendi raporlarında da bu iddiaların somut bir dayanağı olmadığı yazılıyor. Biz bugün teftiş raporlarıyla delillerimizi savcılığa sunuyoruz. Yani ortaya koydukları gibi iddiaların aslı yok. Bu nedenle Cizîr Belediyesi’ne atanan kayyum kesinlikle hukuksuzdur. Seçimle almadıkları belediyeleri bugün kayyumla almaya çalışıyorlar.”
Ne olursa olsun
İmret, Cizîr Belediyesi olarak bugüne kadar yalnızca halkın yararına çalıştıklarını vurguladı. İmret, “Kayyum atanan diğer belediyelerimiz ve gözaltına alınan arkadaşlarımızın üzerindeki uygulamaların hepsi iradeyi kırmaya yöneliktir. Halk üzerinde baskıların olduğu bu süreçte umarız ki geri adım atılır, bu anti-demokratik uygulamalar son bulur. Ne yazık ki 90’ları aşan uygulamalarla bugün karşı karşıya kalıyoruz. Ancak ne olursa olsun biz halkımızla olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Cizîr’de bir o eksikti!
Bu adaoa Kürdistan’da soykırım saldırıları ardından halkın iradesi ile seçilen belediye eşbaşkanlarını görevden alan AKP hükümeti, bölgede kalıcılaşmak adına yeni kurumsallaşmalara gidiyor. Cizîr ilçesinde belediyeye kayyum atanmasından sadece bir kaç gün önce Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’a ait olan ve ismi yolsuzluklarla anılan Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) şube açtı. TÜRGEV’in Cizîr’de açılmasının ardından şimdi de kontraların yetiştiği ve mafyacı Sedat Peker’ê bağlı olan, örgütlenme sorumluluğunu doğrudan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yürüttüğü Osmanlı Ocakları’nın da Cizîr’de şube açacağı belirtiliyor. n DİHA/ŞIRNAK
İddialarınızı kanıtlayın
Belediye eşbaşkanlarının tutuklu bulunduğu ve son olarak kayyum atanan Erciş Belediyesi’ni kazandıklarından itibaren müfettişlerin eksik olmadığını aktaran Eşbaşkan Güler Avcı, “İddialarınızı kanıtlayın” dedi.
Van’da kayyum atanan dört DBP’li belediyeden birisi de Erciş Belediyesi. 2014 yerel seçimlerinde BDP’nin yüzde 49.4’e tekabül eden 34 bin 553 oy ile belediyeyi kazandığı Erciş’e kayyum atandı. Uygulamaya tepki gösteren Erciş Belediye Eşbaşkanı Güler Avcı, “Belediyeyi almamızın ardından müfettişler belediyeyi boş bırakmadı. Yaptığımız her iş, müfettişler tarafından incelendi. Fakat şükürler olsun ki halkımıza karşı yüzümüzü kara çıkaracak hiçbir usulsüzlüğümüz olmadı. İşte bunu sindiremediler” dedi. Belediye eşbaşkanları Diba Keskin ve Abdurrahman Çağan ile belediye meclis üyelerinin katıldıkları basın açıklaması gerekçe gösterilerek tutuklandığını hatırlatan Avcı, şöyle devam etti: “Bununla da halka hizmet götürmemizi engelleyemediler. Bizler arkadaşlarımızın bayrağını aldık. Halkımıza verdiğimiz sözleri bir bir yerine getirdik.”
DAİŞ’e silah taşıyan biz değiliz
DBP belediyelerin şeffaf belediyecilik anlayışının AKP’li belediyecilik anlayışını boşa çıkardığını ifade eden Avcı, “2009 yılında kazandığımız belediyelere yine KCK adı altında baskınlar yapılmış birçok arkadaşımız tutuklanmıştı. Bugün ise PKK’ye yardım ettiğimiz iddiası var. Madem bu iddiayı ortaya attınız, kanıtlayın” diyerek, tepki gösterdi.
Avcı, “DAİŞ’e kamyon kamyon amonyum nitrat ve silah taşıyan o MİT TIR’ları DBP belediyelerinin değildi. Cumhurbaşkanı kalkıp bizzat demedi mi, ‘varsayalım o TIR’lar bizimdir ne olacak?’ diye. Buyurun teröre destek verenler ortada, neden onlara dokunulmuyor?” diye sordu.
Sadece binayı işgal ettiler
Belediyelerinin devlet güçleri tarafından gasp edildiğini belirten Avcı, “Onlar sadece binayı işgal etti. Bizim irademize hiç kimse müdahale edemez. Bizler yine halkımızla birlikteyiz. Halkımızın içindeyiz. Bir binanın olup olmaması bizim için pek bir şey ifade etmiyor” dedi.
DBP Erciş İlçe Eşbaşkanı Mustafa Sağlam da “Kürt düşmanları Kürt halkını çok iyi tanıyor. Yıllardır, ölümlere işkencelere, köy yakmalara maruz kalan Kürt halkı, bugüne kadar nasıl boyun eğmediyse bu günden sonra da bu baskılara ve hukuksuzluklara teslim olmayacak. Bu halk gasp edilen haklarını geri almak için sonuna kadar direnecek” diye konuştu.
DİHA / VAN