Türkiye-İran arasında yaşanan gerilimin zamanlanmasına dikkat çeken siyaset bilimci Hakan Güneş, "Türkiye, Rakka operasyonuna dahil olmak için Trump’ın gözüne girmek istiyor. Bunun için İran'la söz düellosuna giriyor" dedi.

Türkiye ile İran arasında özellikle Suriye konusundaki derin görüş ayrılığından kaynaklanan gerilim artıyor. Astana’daki Suriye görüşmelerinden istedikleri sonucu alamayan garantör ülkeler İran ile Türkiye karşılıklı olarak restleşerek, tansiyonu yükseltiyor. Türkiye, İran’ı mezhepçilikçe; İran ise Türkiye’yi terör örgütlerini desteklemekle suçluyor. En son ise son Hamaney’in danışmanından Türkiye’ye "Askerlerini Suriye ve Irak’tan çek" uyarısı da geldi. Gerilim üzerine İran, Türkiye’nin Tahran Büyükelçisi Rıza Hakan Tekin’i bakanlığa çağırarak nota verdi. 

Zamanlama dikkat çekici

İran ile Türkiye arasında tansiyonun yükselmesinde zamanlama ise dikkat çekici. Zira iki ülke arasındaki gerilim tam da ABD’nin yeni yönetiminin İran’a karşı bölgede yeni bir cephe oluşturmak için adım attığı ve Tahran ile Washington arasında karşılık sert açıklamaların arttığı bir döneme geldi. 

İran’a karşı projeyle bağlantılı

Bölgede yeni bir denge oluşturma çabası içinde olan Trump’ın  İran’a karşı Türkiye, Suudi Arabistan, Kuveyt, Irak ve Katar’dan işbirliği istediği biliniyor. Siyaset bilimciler, Türkiye’den yapılan sert açıklamaların Trump’ın İran’a karşı ortak cephe projesiyle ve Ankara’nın Reqa (Rakka) operasyonuna katılmak arzuyla bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.  

Türkiye Reqa için yapıyor

Türkiye ile İran arasında yaşanan gerginliğe dair dihaber’e konuşan İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hakan Güneş de aynı kanıda. Güneş, Türkiye’nin Reqa (Rakka) operasyonuna dahil olmak için Trump’ın gözüne girmeye çalıştığını ve bu nedenle İran ile söz düellosuna tutuştuğunu söyledi. Ancak iki ülkenin dış politikalarında pragmatist olduğunu bu nedenle de yaşanan gerilimin daha fazla artmasını beklemediğini ifade eden Güneş, "Türkiye zor bir makasın içerisinde. Ankara yönetiminin herhangi bir tarafla makası fazlaca açabilecek bir seçeneği yoktur, kalmamıştır" dedi.

Suriye’deki zikzak politikası sürdürülebilir değil 

Siyaset bilimci Hakan Güneş bianet’ten Haluk Kalafat’a verdiği söyleşide de Türkiye’nin Suriye özelinde Ortadoğu dış politikasını kendi Kürt meselesine endekslemiş durumda olduğuna dikkat çekerek "Son 1,5 yıldır bu özellikle böyle. Ve Türkiye hem ABD’den istediği türde ‘anti-Kürt’ politik destek alamıyor; hem de yeniden yakınlaştığı Rusya ile kurduğu ilişki, Rusya’nın Kürtlerle ilişkilerini etkileyemiyor. Bu açıdan bakıldığında iki taraflı başarısızlık söz konusu. Bu iki alanda Türkiye istediği noktada değil" değerlendirmesini yaptı. Güneş, AKP iktidarının Cerablus, Bab ve oradan Reqa operasyonuna katılma söylemini nisan ayında yapılacak  anayasa referanduma yönelik bir propaganda malzemesi olarak da kullandığını belirterek, "Ama şunu unutmamak lazım; Rusya ile ABD yakınlaşabilir uzaklaşabilir ama her ikisi de Türkiye'ye geniş oyun sahası bırakmaz; yani baştan beri sürdürülen zikzak politikası bir yerde yürütülemez hale gelecektir" dedi.

Kürtler avantajlı konumda

Doç. Dr. Hakan Güneş, Suriye ve Ortadoğu’da önemli bir aktör haline gelen Kürtlerin durumuna ilişkin ise şunları söyledi: "Kürtlerin çerçevesinden baktığımızda ise durum şöyle: Rusya ya da ABD arasında tercih yapma konumunda değiller. Dolayısıyla Rusya’ya ya da ABD’ye yakın durduğu dönemlerde bu ülkeler büyük sorunlar yaratmayacak."

Daha beşinci Cenevre de yapılır

Hakan Güneş, Cenevre’de Kürtlersiz yapılan Suriye görüşmelerinden ise sonuç çıkmayacağını belirterek "Suriye için üçüncü, dördüncü, beşinci Cenevre yapılır daha. Henüz tarafların üzerinde anlaşmaya yakın oldukları bir taslak dahi yok" diye konuştu. 


 HABER MERKEZİ