İran’a yönelik yaptırımların ikinci aşaması dün devreye girdi. 50 İran bankası, 700’den fazla İranlı yaptırımlar listesine alındı.

ABD’nin İran’a yönelik ikinci dalga yaptırımları dünden itibaren yürürlüğe konuldu. ABD Başkanı Donald Trump bu yılın mayıs ayında, ülkesinin, 2015’te Fransa, İngiltere, Çin, Rusya ve Almanya’nın İran ile yaptığı nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekildiğini belirtmiş, 7 Ağustos’ta ise daha çok İran’a ticaret ambargosunu içeren birinci dalga yaptırımları devreye konulmuştu.

Trump’ın açıklamasının ardından ABD Hazine Bakanlığı, İran’a yönelik yaptırımların 90 ve 180 günlük iki aşamayla yeniden uygulanmaya başlayacağını duyurdu. Bu kapsamda 90 günün ardından ilk yaptırımlar, 7 Ağustos’ta devreye girdi. ABD Hazine Bakanlığının verdiği 180 günlük sürenin dolmasıyla ikinci aşama yaptırımlar ise dün saat 08.00’de yürürlüğe girdi.

Yaptırımlar nelere kapsıyor?

5 Kasım’da başlayan ikinci dalga yaptırımları 6 maddeden oluşuyor.

ABD Hazine Bakanlığı verilerine göre maddelerin başında, İran’ın liman operatörleri, gemicilik ve gemi inşaatı sektörleri bulunuyor. Yaptırımlar, İran İslam Cumhuriyeti Gemicilik Hatları, Güney Gemicilik Hattı gibi firmaları ve bunların ilgili olduğu kuruluşları kapsıyor.

ABD Hazine Bakanlığı’nın yaptırımlarının ikinci maddesini ise petrolle ilgili işlemler oluşturuyor. İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) ve Ulusal Tanker Şirketi (NITC) gibi kuruluşları da kapsayan yaptırımlar, İran’dan petrol, petrol ürünleri ya da petrokimya ürünlerinin satın alımına uluslararası kısıtlamalar getiriyor. Yaptırımların bir diğer hedefinde ise yabancı finans kuruluşlarının İran Merkez Bankası ve belirli İranlı finans kuruluşları ile yaptığı işlemler yer alırken, 4. madde yine İran Merkez Bankası ve bazı İranlı finans kuruluşlarına özel finansal mesaj hizmetlerinin önlenmesini içeriyor. İran’a yönelik yaptırımların 5. ve 6. maddelerinde de aracılık ve sigorta şirketleri ile İran enerji sektörüne yönelik kısıtlamalar var.

Kara liste

Öte yandan ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin yaptığı açıklamada 5 Kasım’da yürürlüğe girecek yaptırımlar çerçevesinde 50 İran bankası, 700’ü aşkın İranlı kişi ve kurumun daha kara listeye eklendiğini söyledi.

Ayrıca İran Gemicilik Sektörü’nde 200’den fazla geminin, İran Havayolları ve 65’ten fazla uçak, İran Atom Enerji Ajansı Kurumu ile 23 yan kuruluş ve kişilere yönelik yaptırım kararı alındığı duyuruldu.

ABD bir yandan İran’a yönelik yaptırımlarla bu ülkeyi dış dünyadan izole etmeye çalışırken bir yandan da İran ile yeni bir anlaşmanın yapılmasını istiyor. Ancak, yeni anlaşma talebi 12 şartı kapsıyor. ABD, İran’a adeta bu şartlarla “Ölümden ölüm beğen” diyor.

12 maddeden oluşan şartlar

Trump yönetiminin ileri sürdüğü şartlar, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo tarafından açıklanmıştı. Bu şartlardan 6’sı İran’ın nükleer çalışmasını kapsarken, 6’sı ise İran’ın Ortadoğu’da nüfuz alanı olarak gördüğü bölgelerdeki gücünü geri çekmesini içeriyor.

İşte o şartlar:

  • İran, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na (UAEA) önceki nükleer programlarının askeri boyutlarını tamamen açıklamalı ve bu çalışmalarını daimi ve doğrulanabilir olarak tamamen bırakmalı.
  • İran, uranyum zenginleştirmeyi durdurmalı ve bir daha asla plütonyum işlememeli.
  • İran, UAEA’ya tüm ülkedeki tesislere koşulsuz erişim hakkı tanımalı.
  • İran, balistik füze üretimine son vermeli ve nükleer kapasiteli füze fırlatma ve geliştirmeyi durdurmalı.
  • İran, gerçek olmayan suçlamalarla tutukladığı tüm ABD ve bu ülkenin ortak ve müttefiki olan ülkelerin vatandaşlarını serbest bırakmalı.
  • İran, Hizbullah, HAMAS ve Filistin İslami Cihad Hareketi de dahil olmak üzere Ortadoğu’daki tüm ‘terörist gruplara’ desteğini geri çekmeli.
  • İran, Irak hükümetinin egemenliğine saygı duymalı ve Şii milislerin silahsızlandırılması, tasfiyesi ve yeniden entegrasyonuna izin vermeli.
  • İran, Yemen’de Husi milislere askeri desteğini kesmeli ve Yemen’de barışçıl siyasi çözüm için çalışmalı. (Yemen’de Şii Husi milislerine karşı Yemen Hükümeti’ni destekleyen Suudi Arabistan yönetimindeki Arap Koalisyonu sık sık bombardıman yapıyor.)
  • İran, Suriye’nin tamamında İran komutasında bulunan güçleri geri çekmeli.
  • İran, Afganistan ve bölgedeki Taliban ve diğer teröristlere verdiği desteği kesmeli ve El Kaide’yi barındırmayı bırakmalı.
  • İran, Devrim Muhafızları Kudüs Gücü’nün dünyadaki terörist ve ortaklarına verdiği desteği kesmeli.
  • İran, birçoğu ABD’nin müttefiki olan komşularına karşı tehditkar davranışlarına son vermeli, İsrail’i yok etme ile Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklerine füze atmaktan vazgeçmeli.

İlk dalga yaptırım paketinde neler vardı?

Hatırlanacağı gibi 7 Ağustos’ta İran’a yönelik ilk dalga yaptırımları devreye konulmuştu. Bu yaptırımlar çerçevesinde İran hükümetinin, ABD doları satın alması, altın ve değerli madenlerle ticaret yapması yasaklandı.

İran’ın çelik, kömür, alüminyum ticareti ile otomotiv sektörüne yaptırım uygulandı, Tahran’a sivil havacılık yaptırımları geri getirildi, yaptırımlar kapsamında İran’ın yolcu uçakları ve uçak parçası ithalatı engellendi. İran’ın para birimi tümen üzerinden ülke dışında gerçekleşecek önemli işlemlere kısıtlamalar uygulandı ve ABD’ye İran tarafından yapılan el yapımı halı ve gıda ürünlerinin ihracatı yasaklandı. İran’ın dış borcuna bağış yapılması ve satın alınmasına yaptırımlar kapsamında yasak getirildi.

Türkiye’ye geçici muafiyet

Dün ABD Dışişleri Bakanı yaptığı açıklamada devreye giren yaptırımlarda Türkiye’nin de aralarında olduğu 8 ülkenin petrol ithalatına 6 aylık geçici muafiyet getirildi. Bu ülkeler şunlar Türkiye, Çin, Hindistan, Japonya, Yunanistan, Güney Kore, Tayvan, İtalya.

ABD, her ne kadar bazı ülkelere petrol ihhalatında muafiyet getirileceği yönünde açıklamalar yapsa da Trump yönetimi İran’dan ithal edilen varil miktarını sıfıra indirmeyi hedefliyor. ABD yönetimi üyeleri çok sert bir ekonomik ambargo ile sonuca  gitmek istediklerini de açıklamıştı.

Eğer AKP’li yetkililerinin “Bize muafiyet gelecek, biz ticaretimizi yapacağız” söylemleri pratikte gerçekleşirse İran’a yönelik bir yaptırıma gitmenin ABD açısından hiç bir önemi olmayacak.

Petrol ve enerjide nasıl bir durum ortaya çıkar?

İran’a uygulanacak yaptırımlar petrolü nasıl etkileyecek? Şimdi gündemde önemli bir sorun olarak duruyor. İran’ın petrol ithalatına yasağın getirilmesi son aylarda petrol fiyatlarını yükseltmiş ancak diğer petrol üreticilerinin kapasitelerini arttıracağını duyurması büyük bir paniğe yol açmamıştı. Londra merkezli bir araştırma enstitüsü olan Energy Aspects’ten analist Riccardo Fabiani, Reuters’e şu açıklamayı yaptı: “Önümüzdeki haftalarda herkesin gözü İran’ın gerçekleştirdiği petrol ihracatı rakamlarında olacak. Amerikan yaptırımları bir şekilde katakulliye getirilecek mi ya da üretim nasıl bir hızda azalacak.”

Petrol fiyatları 2,5 yıldır yükseliş seyrindeydi. Ancak Ekim ayı içinde ham petrolün varil fiyatı 86 dolara kadar çıktı. İran’dan petrol ithalatına getirilen yasak ile oluşacak petrol ihtiyacı karşısında Suudi Arabistan ise devrede tutuluyor. Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan ise petrol üretimini arttıracağını daha önce açıkladı. Suudi Arabistan, İran’ın yaptırımlarla zayıflatılmasını kendisinin Ortadoğu sahasındaki varlığı için hayati önemde görüyor. Suudi Arabistan’ın yanı sıra, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve İsrail’de bu yaptırımları destekliyor.

 

WASHINGTON