
İran ordusunun 16 Temmuz’dan itibaren devam eden bombardımanları yayılırken, bombardıman öncesi ve esnasında alan üzerinde keşif çalışmaları yürüten Predatör tipi İnsansız Hava Aracı (İHA) dikkat çekiyor. Gerilla denetimindeki Medya Savunma Alanları üzerinde gezerek Türk ordusuna istihbarat topladığı bilinen İHA’ların, İran topçu atışları öncesi alandaki keşif bilgilerini İran ordusuna ilettiği düşünülüyor. Hewler’deki üs’ten yönlendirildiği ve Amerikalı yetkililer tarafından yönetildiği bilinen İHA’lar, 2007 yılından itibaren bölgede istihbarat amaçlı kullanılıyor.
ABD İstihbarat topluyor
En son önceki gün gerçekleşen, 3 köylünün yaşamını yitirdiği belirtilen topçu atışlar sonrasında da İHA’ların bombalanan alan üzerinde gece yarısına kadar keşif uçuşu yaptığı belirtildi. Kürtlere karşı İran-Amerikan işbirliğini teşhir eden bu uygulama ilk değil. 2008 yılında da Amerika istihbaratının Türk devletine verdiği bilgiler doğrultusunda, Türk savaş uçakları Kandil’de bulunan Şehit Harun vadisine saldırı düzenlenmiş, 5 PJAK üyesi hayatını kaybetmişti. Türk savaş uçaklarının düzenlediği saldırılarda İran hava sahası kullanılmıştı. Bu saldırı ile birlikte İran, Türkiye ve ABD arasındaki ittifak da açığa çıkmıştı.
Uzmanlar da İran saldırılarının geniş bir konseptin ürünü olduğu görüşünü savunuyor. Irak Parlamentosu Kürt milletvekili Mahmud Osman’da yaptığı açıklamalarda bu işbirliğine dikkat çekerek, „Saldırıların asıl amacı Kürdü Kürde kırdırmaktır. İran, Türkiye ve Irak Kürtlere karşı uzlaşmıştır. Amerika’da bunlara yardım ediyor. Amerika topladığı istihbaratı Türkiye’ye, Türkiye’de Amerika’ya veriyor. Bu devletler arasında Kürtlere karşı böylesi bir ittifak var“ demişti.
2 sivil öldürüldü
Güney Kürdistan’ı işgal girişiminde PJAK’a bağlı Hêzên Rojhilatê Kurdistan (HRK) gerillaları tarafından ağır yenilgiye uğratılan İran ordusu ise sivillere yönelik saldırılarını arttırıyor. İşgal girişimi boyunca Güney Kürdistan’daki Medya Savunma Alanları’nda bulunan köylere yönelik topçu saldırılarına ara vermeyen İran ordusunun Sideka’ya bağlı Berbızına mıntıkasında Xinêrê ve Lolan yaylalarına yönelik 24 Temmuz’da saat 18.30’da başlayan ve 25 Temmuz 02.00’ye kadar devam eden bombardımanda 2 köylü hayatını kaybetti, 3’ü de yaralandı. Bombardımanda yaşamını yitiren Surçi Aşireti’ne mensup Şexo Hasan Mustafa (40) ve Heriş Kerîmxan (19) isimli köylüler dün toprağa verildi. Saldırıda yüzlerce hayvan da telef oldu. Çok sayıda köylü bombardıman alanında mahsur kaldı. Sideka’ya 5 kilometre uzaklıktaki Kolit Köyü ve etrafındaki yaylalara isabet eden havan, katyuşa ve obüsler de sivillerin hedef alındığını gözler önüne seriyor. 17-21 Temmuz arasında gerçekleşen bombardımanlarda da Qeladize’ye bağlı Sune Köyünde biri kadın 5 köylü yaralamıştı.
Kandil köyleri de bombalanıyor
İran ordusu Kandil’deki köylere yönelik bombardımana da devam ediyor. 24 Temmuz’da saat 20.00 ile 23.00 arasında Qeladize yakınlarındaki Alîreşê, Soregulê, Besta, Mêredo, Erkê, Rizgê ve Serxanê köylerini bombaladı. Bağ ve bahçelerde maddi hasar yaşanırken, alanda top atışlarından dolayı yangın çıktığı bildirildi. Köylülerin hayvanları da bombardımandan zarar gördü.
Yeni savaş cephesi açılabilir
Öte yandan Kandil’e yönelik başlatılan operasyonu Xinêrê ve Xakurkê alanlarına genişleterek, sınırda 15 kilometre üzerindeki sahada onbinlerce asker konumlandıran İran ordusunun asker sevkiyatına devam etmesi yeni bir savaş cephesinin açılması riskini de taşıyor. PKK-İran çatışmasının başlayabileceği belirtiliyor.
Sınıra geçmek isteyen birliğe saldırı
Öte yandan sürdürülen askeri operasyon sırasında çıkan çatışmalar ile gerillanın karşı saldırılarında Devrim Muhafızları ağır kayıp vermeye devam ediyor. Sınırı geçmeye çalışan İran ordusuna bağlı bir birliğe Pazar günü saat 06.30’da Doğu Kürdistan’ın Serdeşt bölgesine bağlı Deşta Weznê’de eylem düzenledi. Eylemde en az 6 askerin öldüğü, çok sayıda askerin de yaralandığı bildirildi. Gerilla birliklerinin ise kayıp vermeden üslerine geri döndüğü belirtildi.
HRK: 255 asker öldü
HRK ise dün bir açıklama yaparak savaşın 10 günlük bilançosu hakkında bilgi verdi. HRK Anakarargah Komutanlığı açıklamasına göre; 3’ü general 7’si üst düzey komutan olmak üzere 255 İran askeri öldürüldü, 8 gerilla hayatını kaybetti, 4’ü yaralandı. Yine gerilla eylemlerinde 6 askeri araç, 1 adet tank, 1 adet katyuşa rampası, 1 adet 120’lik havan silahı ile 5 çadır imha edildi. Ayrıca alanlarda 1 adet 12,5’lik uçaksavar, 1 adet B7 ve 8 Kalaşnikofun da aralarında bulunduğu çok sayıda silah ve mühimmata el konuldu.
SİNAN CUDİ - ANF/XINERE
Uluslararası Kızıl Haç Komitesi (UKHK) İran ordusunun Güney'e yönelik işgal harekatında 800 sivilin yerlerinden edildiğini açıkladı. 16 Temmuz'dan itibaren saldırılarına devam eden İran ordusu Kürt köylerine yönelik bombardımanlarına da devam ediyor. UKHK tarafından dün yapılan açıklamada saldırılardan dolayı Kandil'de 800 kişinin köylerini terk etmek zorunda kaldığı belirtildi. Açıklamada, "Tüm eşyalarını bırakan insanlar, barınak ve çadırlarda, başka ailelerle birlikte, çok koşullar altında yaşamak zorunda kaldı" denildi.
Çadırlarda yaşam mücadelesi veren Kürtlere Uluslararası Göçmen Örgütü de yardım elini uzattı. Göç etmek zorunda bırakılan köylülere yemek, yatak, su arıtma gereci gibi eşyalar dağıtıldı. Örgüt yaptığı açıklamada, "Mevcut çatışmalar, yüzlerce aileyi köylerine yapılan bombardımanlardan sonra evlerini terk ederek birçok kilometre uzaklıktaki bir kampa yerleşmeye itti. Siviller yaralandı, çok sayıda ev ile bir okul zarar gördü" denildi.
ANF/KANDİL
Saldırılara sessiz kalmayalım
İran ordusunun Güney Kürdistan’ı işgal harekatına tepki gösteren Amed’deki STÖ’ler, demokratik kamuoyuna saldırılara karşı sessiz kalmama, tepkisini eylemlerle ortaya koyma çağrısında bulundu.
İran ordusunun 16 Temmuz’dan itibaren Federal Kürdistan Bölgesi’ne yönelik devam eden saldırılarına Kuzey Kürdistan’daki STÖ’lerden tepki geldi. Operasyonların derhal durdurulmasını isteyen Amed’deki STÖ’ler, demokratik kamuoyunu İran’a karşı tepki göstermeye çağırdı. Özgür-Der Diyarbakır Şube Başkanı Avukat Serdar Bülent Yılmaz, „Operasyonun genişliği ve niteliği bir gözdağı ve imha operasyonu olduğunu gösteriyor. 1930’lı yıllarda Kemalist harekatın tehdit ve tenkil saldırılarına benziyor. Kürdistan’ı boşaltmaya dönük bir operasyon“ dedi. „Kürt sorununun askeri yöntemlerle çözülemeyeceğinin anlaşılması için daha ne kadar Kürdistan’ın dağlarının bombalanması, ne kadar insanın hayatını kaybetmesi gerekiyor“ diye soran Av. Yılmaz, İran ordusunun Kürt köylerine yönelik bombardımanı da dikkat çekti. Av. Yılmaz, „Yaşananlar, Türkiye’nin 90’lı yıllardaki kanlı süreçlerini hatırlatıyor. Maalesef öyle görünüyor ki Kürdistan’ın tüm parçalarında sorun çok yakıcı bir şekilde devam ediyor. Kürt sorununun çözümü, ancak bölgesel çapta mümkün olacaktır“ dedi.
Eylem takvimi çıkarılmalı
KESK Diyarbakır Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve Yapı-Yol Sen Diyarbakır Şube Başkanı Seyfettin Polat, „Biz STÖ’ler olarak buna ilişkin tepkimizi göstereceğiz. Gerek İran ordusunun Federal Kürdistan Bölgesi’ne yönelik operasyonunu, gerekse son dönemlerde Kürtlere yönelik geliştirilen linç girişimlerini değerlendirmek üzere bir araya geleceğiz. Yapacağımız toplantının ardından bir eylem takvimi belirleyeceğiz. Tüm demokratik kamuoyu bu konuda üzerine düşeni yapmalıdır“ diye konuştu.
Sınırda açıklama önerisi
MEYA-DER Başkanı Ali Özgen de Kürtlerin ve kurumlarının devam eden saldırılara karşı acilen ortak tavır alması gerektiğinin altını çizdi. İran ordusunun saldırılarından sivil halkın büyük zarar gördüğünü belirten Özgen, „Hitlerin yapmış olduğu ırkçılığı İran da Müslümanlık adı altında yapmaya çalışıyor. Çatışmalarda hayatını kaybedenlerin cenazelerini vermiyor. Köyleri bombalıyor, sivilleri yaralıyor, evlerini yıkıyor“ dedi.
STÖ’ler İran’daki saldırılara karşı bir an evvel harekete geçme çağrısı yapan Özgen’in önerisi ise, „sınırda halkla birlikte kitlesel olarak operasyon karşıtı ortak açıklama“ yapılması.
Saldırı sivillere yönelik
İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Hukuk Komisyonu üyesi Avukat Serdar Çelebi ise, „Dört farklı ülkede yaşayan Kürtlerin sorunları ortak“ dedi. Çelebi, „Emperyalist güçler tarafından bölünen ve dört farklı ülkede yaşamlarını idame ettiren Kürtler yıllardır zulüm görmektedirler. Ve bu ülkeler sorunun demokratik yöntemlerle çözümünden yana değil imha etmekle çözmeye çalışmaktadır. Ki İran ordusunun saldırıları militanlara yönelik değil sivil halka yöneliktir. Bunu kabul etmek mümkün değil“ diye konuştu.
İran’daki saldırılara karşı hızla harekete geçilmesi gerektiğini belirten Çelebi, „Üzerimize düşeni yapmaya ve gerekli duyarlılığı göstermeye hazırız“ dedi.
METİN İNAN - DİHA/AMED