Birçok metropolde olduğu gibi İstanbul'da da Kürtlere dönük ırkçı saldırılara her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Irkçı grupların sık sık hedef aldığı Kürtlere, en son geçtiğimiz hafta içinde Zeytinburnu ve Esenyurt ilçelerinde saldırı yapılmıştı. Zeytinburnu'nda Kürt bir ailenin düğününü basan ırkçı bir grup düğüne katılanlara silah, satır ve döner bıçaklarıyla saldırmış; 5'i ağır 15 kişi yaralanmıştı. Yine Esenyurt'ta aynı gün içinde Fırat Dağıtım çalışanı Selim Karaman bir araçtan inen 3 kişi tarafından sopalarla darp edilmiş, BDP Esenyurt İlçe Eşbaşkanı Arif Erol ise kendisini takip eden bir aracın üzerine sürülmesi sonucu ezilme tehlikesi atlatmıştı. İstanbul'da hemen her hafta Kürt yurttaşlara ve BDP yöneticilerine, üyelerine ve parti binalarına yapılan saldırıları değerlendiren BDP İstanbul Eşbaşkanı Asiye Kolçak, yaşanan saldırıların iktidarın politikalarından bağımsız olmadığını kaydetti.


'İçişleri Bakanı'ndan izahat bekliyoruz'

BDP yöneticilerine dönük başta İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün yasadışı tavırlar geliştirdiğini söyleyen Kolçak, "Polis, legal demokratik alanda çalışma yürüten yöneticilerimizi illegal gibi göstermek istiyor. Yöneticilerimizi tehdit ederek çalışmalarını yasadışıymış gibi lanse ediyor" dedi. BDP'de İdari Amir olarak çalışma yürüten Nevzat Yeziz'in geçtiğimiz günlerde hukuksuz bir şekilde polisler tarafından Taksim'de durdurulduğunu ve "sohbet etmek" adı altında karakola götürülmek istendiğini anımsatan Kolçak, "İçişleri Bakanı polisin bu yaklaşımını izah edebilir mi?" diye sordu. Kendilerine karşı İçişleri Bakanlığı'nın böyle bir genelgesi olup olmadığını merak ettiklerini ifade eden Kolçak, "Bizim bilmediğimiz ve partimize karşı uygulanan bir yaklaşım mı var? Bu yaklaşım yasadışı ise gereğinin yapılmasını, yasal ise bize bir açıklamanın yapılmasını bekliyoruz" diye konuştu.

'Yöneticimizin hayatına kast'

Polisin benzer bir uygulamasına BDP Küçükçekmece Eşbaşkanı Nurcan Aktürk'ün de maruz kaldığını aktaran Kolçak, "Polisler, arkadaşımızı sürekli arayarak veya evine giderek kendisiyle görüşmek istediklerini söylemiş. Eşbaşkanımızın bunu kabul etmemesi üzerine polisler arkadaşımızı mesajla tehdit etmiş. Bu tehdit bizi kaygılandırdığı gibi partimize ve çalışanlarımıza dönük hukuksuz bir uygulamayı da gözler önüne sermektedir. Bizler bu uygulamayı kabul etmiyoruz ve her alanda bunu deşifre edeceğiz" dedi.
Esenyurt İlçe Eşbaşkanı Arif Erol'un üzerine araç sürenlerin de polis olduğunu belirten Kolçak, "Amaç, kaza sürü vermektir. Bu olayda da anlaşıldığı gibi yöneticimizin hayatına kast edilmektedir. Ya da emniyetin bu yaklaşımı çalışanlarımızı korkutmaya, sindirmeye dönük bir uygulamadır" diyerek, İçişleri Bakanı veya İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde bir cevap beklediklerini söyledi.

Irkçı saldırılar alıkoyamayacaktır

30 yıllık mücadelelerinde sürekli ırkçı saldırıların şahidi ve mağduru olduklarını kaydeden Kolçak, "Son dönemlerde bir taraftan AKP'nin açılım politikaları söz konusuyken, diğer taraftan ırkçı saldırılar artış gösterdi. Bu tür sivil, ırkçı gruplar öncülüğünde yapılan saldırılar, Kürt ulusal demokratik mücadelesine tahammülsüzlüktür" dedi. "TRT 6 Kürtçe yayın yaparken sorun olmuyor; ama söz konusu Kürtçeyi konuşan yurtsever halkımız olunca sorun çıkıyor" diyen Kolçak, bunun Kürtlerin, dilinin, kimliğinin ve demokratik haklarının kabul edilmediğinin açık göstergesi olduğunu ifade etti. Irkçı saldırıların Kürtleri mücadelelerinden alıkoyamayacağının altını çizen Kolçak, bugüne kadar devlet tarafından yaşatılan haksızlığa karşı Kürtlerin geri adım atmadığını ve bundan sonra da atmayacağını söyledi. Yine de bazı kaygıları olduğunu dile getiren Kolçak, dünyada ırkçılığın suç sayıldığını ama Türkiye'de, özellikle yönetenlerin eliyle Kürtleri caydırmanın bir aracı olarak bu yöntemin kullanıldığını söyledi.
BDP'ye dönük yasadışı dinlenmelere ve ırkçı saldırılara karşı suç duyurusunda bulunacaklarını belirten Kolçak, "Çalışmalarımız yasal ve demokratik olduğu gibi kimseden de gizli herhangi bir şeyimiz yok. Ama şu durumda bile il binamıza yerleştirilen bir takım alıcılarla partimizin dinlendiğini üzülerek belirtmek durumundayız" dedi.


HÜLYA EMEÇ / DİHA/İSTANBUL