İsviçre Gündemi


İsviçre’de çok sayıda İslami merkez ve bazı camilerin IŞİD’e militan yetiştirdikleri için gözlem altında tutuldukları belirtiliyor. Bundan yaklaşık 8 ay önce İsviçre polisinden ‘radikal İslam’i gruplara ilişkin istediğimiz bilgilere "Bu gruplar İsviçre’de radikal eylemler yapamazlar, buna asla izin vermeyiz ve onlara karşı tutumumuz değişmez. En fazla lojistik destek sunduklarını düşünüyoruz“ yanıtı almıştık. Konu hakkında görüştüğümüz polis sözcüsü daha fazla bilgi vermek istemediğini de açıkça beyan etmişti. IŞİD katliamlarının kamuoyunda duyulmaya başlaması, Avrupa ülkeleri için de bir tehdit unsuru olarak kabul edilmesinden sonra, ülkedeki İslami kuruluşların ve bazı camilerin gözlem altında tutulduğu belirtiliyor. Yakalanan ve IŞİD saflarına katılan İsviçre kökenli teröristlerin varlığı da İsviçre’yi harekete geçirmiş gözüküyor.
İsviçre’de Halkçı Parti'nin yabancılara ve Müslüman kökenlililere yönelik ayırımcı ve ırkçı politikaları ‘radikal İslam’ın taban kazanmasında önemli avantajlar yarattı. Bu diğer Avrupa ülkeleri için de geçerli. Ama İslami kesimlerin bünyesinde bugün önemli sayıda IŞİD militanının çıkıyor olması, ırkçı ve faşist çevrelerde "haklı çıktık, İslam, radikalizm, hoşgörüsüzlük ve diğer dinlere düşmanlık demek" savlarını, rahatlıkla savunmalarına da yol açtı. IŞİD terörünün artmasıyla birlikte hem İsviçre basınında ve hem de İsviçre halkında Müslümanlara bakışın, giderek daha da olumsuz yönde geliştiği açıkça hissediliyor.
Merkezi Amerika’da bulunan "Soufan Group" adlı şirketin hazırladığı rapor da bu verileri doğruluyor. İsviçre ve batıdan IŞİD saflarına katılanlar, genelde uyum sağlamayan, kapalı İslam toplumu içinde yetişen ya da Hıristiyanlığa açıkça cephe alıp, cami ve İslami kurumlarda aldığı bilgilerle radikalleşen kesimlerden oluşuyor. İsviçre basınına da yansıyan raporda 2 bin 500′den fazla savaşçı, Irak ve Suriye’de IŞİD saflarına katıldı. Savaşçıların çoğu 18-29 yaş aralığındaki gençlerden oluşuyor. Europol’un 2014 terörizm raporunda da Suriye’ye savaşmaya giden Avrupalıların sayısının sürekli arttığı belirtilerek, "İç savaş devam ettikçe Suriye, savaşmak için Avrupa Birliği (AB) üyelerinden gidenlerin tercihi olmaya devam edecek. Suriye’deki savaşın AB için oluşturduğu tehdit muhtemelen katlanarak büyüyecek. Çatışma bölgelerine giden Avrupalı savaşçılar dönüşlerinde tüm AB üyeleri için artan bir tehdit" tespiti yapılıyor.
Siyaset bilimci ve yazar Dr. Thorsten G. Schneiders, Avrupa’da göçmen kökenli bazı gençlerin Suriye ve Irak’ta savaşan radikal gruplara katılmak istemesinin çeşitli nedenlerine dikkat çekiyor. Schneiders, "Bunların çoğunun, başarısız olmuş entegrasyon politikalarının sonucu olduğunu düşünüyorum. Buna bir örnek de bu kişilerin burada bir iş ve gelecek perspektifine sahip olmamaları. Bazıları da aile ortamlarında bulamadıkları yakın kişisel bağları bu gruplar bünyesinde arıyor" şeklinde özetliyor.
İsviçre'deki Müslümanların yüzde 56‘sı Balkanlar’dan ve yüzde 20‘si Türkiye'den gelmektedir. Bunların dörtte üçü Sünni mezhebine mensup. 13 bölgede 171 caminin olduğu ülkede İslamın kirlenen imajini düzeltmek için artık daha fazla görev üstlenmek durumundadırlar.
 Bunun için yapacakları ilk adım IŞİD terörünü lanetlemek olacaktır. Aksi bir tutum İslama olan düşmanlığı çoğaltmak dışında bir işe yaramayacaktır.