
Akat, konuya ilişkin verdiği önergesinin gerekçesinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın kayıtlarına göre Türkiye’de son bir yılda iş kazaları ve meslek hastalıklarına bağlı olarak yaşanan ölümlerin sayısının bin 700’ü geçtiğini belirterek, “Emek karşıtı politikalar sonucu artan esnek ve güvencesiz çalışma koşulları bu sayının son 10 yılda iki katına çıkmasına sebep olmuştur” ifadesini kullandı. Akat, iş kazalarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın fiili adım atmadığını ifade ederek, “Özellikle kömür madenciliği kömür ve linyit çıkarılması, bina inşaatı dış yapılar gibi iş kollarında her yıl sayıları artan binleri bulan iş kazaları ve meslek hastalıkları yaşanmaktadır” dedi. Kasım 2012’de 82 işçinin öldüğünü 293 işçinin ise yaralandığını hatırlatan Akat, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmenliği’ne” göre işçilerin güvenliği hakkında işveren yükümlülüklerinin belirtilmesine rağmen işletmelerde bunun denetiminin yapılmadığını kaydetti. “Mevzuatlar ve yasal düzenlemeler yetersiz olmakla beraber şimdiye kadarki iş kazaları meslek hastalıkları ve ölümler bu yasal düzenlemelere uyulması halinde önlenebilirdi” diyen Akat, hükümetin bu alanda üstüne düşeni yapmaması ile işçi ölümlerinin önünü açtığını söyledi. Akat, tüm bu gerekçeler ile konunun araştırılması için Meclis Araştırması açılmasını istedi.
ANKARA
Taşeron can alıyor
Zonguldak’ta kömür ocağında meydana gelen patlama sonucu 8 madencinin yaşamını yitirmesine dikkat çeken emekçiler, “Taşeron çalıştırmak yerin üstünde de altında da can alıyor” dedi.
Dev Sağlık-İş, Enerji Sen, Limter-İş, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi üyeleri, Zonguldak’taki Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessesesi’ne ait kömür ocağında meydana gelen patlama sonucu 8 madencinin yaşamını yitirmesine ilişkin İstanbul Bölge Çalışma Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. “Taşeron çalıştırma yerin altında da üstünde de can alıyor! Taşeronu bu topraklardan sileceğiz” pankartı açan emekçiler, “Taşeron çalışmak ölüm demektir”, “Kaza kader değil iş cinayetidir”, “İnsanca çalışmak insanca yaşamak istiyoruz” sloganları attı.
Emek örgütleri adına açıklama yapan Dev Sağlık-İş Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, madencilerin Türkiye işçi sınıfının en acılı bölüğü olduğunu söyleyerek, “Maden ocağında yaşanan grizu patlamasının sebebi yine taşerondur” dedi. Taşeron çalıştırmanın yerin üstünde de altında da can aldığını kaydeden Çerkezoğlu, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin 2012 yılı sonunda açıkladığı rapora göre, en az 878 işçinin iş cinayetinde hayatını kaybettiğini hatırlattı. Bu iş kazalarının tamamının önlenebilir nitelikte olduğunu belirten Çerkezoğlu, Zonguldak’ta yaşamını yitiren işçilerin anısının taşeron düzenine karşı mücadeleyi daha kararlı kılacağını söyleyerek, “Maden işçilerinin yasını ağlayarak değil, mücadele ile tutacağız” diye konuştu.
3’ü halen göçük altında
Kozlu’daki maden ocağında meydana gelen grizunun ardından göcük altında kalan 3 işçi için umutsuz bekleyiş sürüyor.
Hüseyin Kürekçi, Yüksel Koca ve Ahmet Şeker isimli madencileri arama kurtarma çalışmaları gaz seviyesinin yüksekliği nedeniyle yapılamıyor. Gaz boşaltıldıktan sonra bin 500 ton kömürün altında kalan işçileri arama çalışmalarına başlanacak.
AKP’nin en acil görevidir
Türkiye’nin ölümlü maden kazaları sıralamasında ilk sırada olduğunu söyleyen DİSK Çukurova Bölge Temsilcisi Kemal Arslan, AKP’nin 10 yıllık iktidarı döneminde 10 binden fazla işçinin yaşamını yitirdiğini vurguladı. Arslan, “İşçi katliamlarına dönüşen ölümlerin durdurulması ustalık dönemindeki AKP’nin en acil görev ve sorumluluğudur” dedi.
Adana’daki sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri, Zonguldak’ta bulunan Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessesesi’ne ait kömür ocağında meydana gelen patlama sonucu 8 işçinin yaşamını yitirmesine ilişkin DİSK Çukurova Bölge Temsilciliği binası önünde basın açıklaması yaptı. “Yine maden kazası, yine ölüm, yine taşeronlaştırma” pankartını açan grup sık sık,”Susma haykır taşerona hayır”, “Taşeron ölüm demektir” ve “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” sloganı attı. Açıklamaya TTB Merkez Konsey Üyesi İsmail Bulca, DİSK, KESK, Adana Tabip Odası, TMMOB, HDK, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Anadolu-Der, İHD, CHP, ÖDP, TKP, Halkevleri ve Halk Cephesi üyeleri de katıldı. Kurumlar adına DİSK Çukurova Bölge Temsilcisi Kemal Arslan açıklamayı okudu.
Türkiye birinci
“Her geçen yıl artan iş kazaları, yaralanmalar, sakat kalmalar, ölümler işçilerin alın yazısı mıdır?” diye soran Arslan, ölümlerin nedeni olarak; kuralsız, taşeron çalışma, aşırı kar hırsının ve rekabet adına işçinin hayatının yok sayılmasını saydı. Türkiye’nin ölümlü maden kazaları sıralamasında ilk sırada olduğunu söyleyen Arslan, Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre, Türkiye’de maden işçisi ölümleri oranı Avrupa ortalamasının 4.5 katı olduğunu belirtti. Uzmanların, Türkiye’deki maden kazalarının yüzde 95’inin önlenebilir nitelikte olduğunu açıkladığını anımsatan Arslan, “Ülkemizi 10 yıldır AKP Hükümeti yönetmektedir. Bu 10 yılda 10 binden fazla işçi yaşamını iş cinayetlerinde yitirmiştir. 2008 yılında 865, 2009 yılında bin 171, 2010 yılında bin 434, 2011 yılında 696, 2012 yılında bu rakam 878’e yükselmişken, 2013 yılının ilk günlerinde iş cinayetleri dünü aratmayacak şekilde hızından bir şey kaybetmiş değil. Başka bir ifadeyle iş kazasında hayatını kaybedenlerin sayısı yüzde 13,5 artmış durumdadır. İşçi katliamlarına dönüşen ölümlerin durdurulması ustalık dönemindeki AKP’nin en acil görev ve sorumluluğudur” dedi.