İşbirlikçilik ile direnişe eşit mesafe olur mu?

Meral ÇİÇEK yazdı —

8 Temmuz 2021 Perşembe - 23:00

  • ‘İki tarafa da duyarlılık çağrısında bulunuyoruz’ gibi sözler sarf ediliyor. İyi de, Kürdün eliyle Kürt kadının dökülmesini ve Kürt özgürlük gerillasının işgalci TC’ye karşı direnişinin sabote edilmesini önlemek nasıl oluyor da ‘iki tarafa’ bağlı oluyor? Biri direniyor, öbürü direnişi kıracak bir duruş geliştiriyor.

 

2013’te yapılması beklenen Kürt Ulusal Kongresi’nin iptal edilmesinden sonra, 2017 yılı itibariyle ulusal birlik çağrıları yeniden daha yoğun olarak yükseltilmeye başladı. Kürtler arası demokratik ulusal birliğin geliştirilmesi yönündeki çağrı ve çabaların artış göstermesi öylesine gelişen bir durum değildi. Somut kaygı ve risklerin baş göstermesi sonucu olarak iç diplomaside çeşitli hamleler geliştirildi.

Neydi bu kaygı ve tehlike? Faşist TC’nin Medya Savunma Alanlarına yönelik işgal operasyon planlarına KDP’yi dahil ettiği yöndeki bilgiler. Yani TC Başûr’a yönelik askeri operasyonlar geliştirecek, KDP buna engel olmayacak, hatta destek sunacak. Bu yönde bilgilerin artmasıyla birlikte çok sayıda Kürt siyasi güç ve toplumsal inisiyatifi böylesi bir felaketin önüne geçmeye çalıştı. KCK yetkilileri de kamuoyu önünde kendilerine ulaşan bilgileri paylaşıp, uyarı ve çağrılarda bulundu.

Çağrının esas muhatabı KDP oldu, olmaya devam ediyor. Çünkü KDP’nin tavrına bağlı olan bir durumla karşı karşıyayız. PKK öncülüğündeki Kürdistan Özgürlük Hareketi 40 yılı aşkın bir zamandır faşist TC rejimine karşı direniyor. Direniş iddiasını büyüterek bugüne getirdi. Dolayısıyla Kürdistan özgürlük gerillasının TC’nin işgal saldırılarına karşı direniş ve savaş sorunu yoktur.

Ama bu savaşa KDP güçlerinin dahil olması, üstelik gerillanın yanında değil de karşısında durması, farklı bir durumdur. KDP’nin, gerillanın işgalci TC ordusuna karşı hareket etme ve savaşma kapasitesini düşürecek bir pozisyon alması farklı bir durumdur. Bunun anlamı objektif olarak kendi halkına karşı düşman ile işbirliği yapmaktır. Böylesi bir işbirliğini ise hiçbir koşul veya zorluk gerekçelendiremez. Hiçbir şey bir Kürdü başka bir Kürde karşı soykırımcı TC devleti ile işbirliği yapmaya mecbur bırakamaz. Gerekirse aç kalınır, susuz kalınır ama onursuzluk yapılmaz. Kürtlük de bunu gerektirir.

Durum böyle olmasına karşın zaman zaman faşist ve soykırımcı TC’ye karşı direnenler ile direnenlere karşı TC ile işbirliği yapanları eşitleyen çağrılar yapılıyor. ‘İki tarafa da duyarlılık çağrısında bulunuyoruz’ gibi sözler sarf ediliyor. İyi de, Kürdün eliyle Kürt kadının dökülmesini ve Kürt özgürlük gerillasının işgalci TC’ye karşı direnişinin sabote edilmesini önlemek nasıl oluyor da ‘iki tarafa’ bağlı oluyor? Biri direniyor, öbürü direnişi kıracak bir duruş geliştiriyor.

Hal bu iken ‘iki tarafa’ çağrıda bulunmak, ‘iki taraf’ arasındaki farkın üstünü örtmek, hakikati perdelemek anlamına gelir. ‘İki tarafa’ eşit mesafede durmak objektif olarak işbirlikçiyi güçlendirir çünkü gerçeğini gizlemesine hizmet eder. Yine direnen taraf işbirliği geliştiren taraf ile eşitlendiğinde, direndiği soykırımcı faşizminin işgalinden kendisinin sorumlu olduğu yöndeki yalan ve manipülasyona katkı sunulmuş olur. Ki dikkat edilirse KDP giderek daha fazla ‘bu kadar da olmaz’ dedirten bir şekilde Başûr sınırlarını faşist TC’nin işgaline karşı direnen özgürlük gerillasının ‘tek kurşun atmadan’ (!!!) bölgeyi TC’ye teslim ettiği yalanını dilendiriyor. Şengal’deki pratiği ortadayken; Zap, Avaşin ve Metina’da yükseltilen destansı direnişte Şehit düşen PKK gerillalarının sicil bilgileri anında açıklanırken…

Mesele burada yeni bir ‘birakujî’yi önlemek değil. Mesele, KDP’nin TC’nin Başûr’a yönelik işgal operasyonlarına desteğinin kesilmesini sağlamak. Bunun için çağrıların muhataplarının birbirine karıştırılmaması lazım. ‘İki tarafa çağrıda bulunuyoruz…’ gibi söylem ve ifadeler bu durumda olumlu bir sonucu beraberinde getirmez. Tersine. O nedenle net olunmalı. İşbirlikçiliğe ve direnişe eşit mesafede durulmaz. Durulursa bunun adı oportünizm olur.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.