Avrupa Sendikalar Konfederasyonu’nun çağrısıyla Avrupa’nın birçok ülkesinde emekçiler, önceki gün sokaklara çıktı ve Avrupa ortak bütçesi ve kemer sıkma paktına karşı seslerini yükseltti. Fransa’nın başkenti Paris’te yapılan yürüyüşe yüzbine yakın insan katıldı. Eylem esnasında emekçilere „Neden buradasınız“ diye sorduk işte yanıtları.  


André Olivier (Eğitimci, UNSA üyesi):
Bir eğitimci olarak 1600 Euro maaş alıyorum. Normal koşullar altında örneğin Paris’te yaşayan bir bireyin barınma, yeme, giyim ve sosyal ihtiyaçlarını hesapladığınızda bu parayla yaşaması mümkün değil. Asgari ücret yerinde sayıyor. İş güvencesi her gün yeni bir yasayla ortadan kalkıyor. Kriz dönemlerinde herkes işsiz kalmaktan korkuyor. İşsizler kaybettikleri için belki işi olanlardan daha rahat bir psikolojide. İşi olan sürekli kaybetme korkusuyla yaşıyor. Her şeyin nedeni krizle açıklanıyor. Hükümet seçim öncesi bizlere sözler vermişti. Hollande bizlerin oylarıyla Cumhurbaşkanı oldu. Şimdi ‘siz yoksunuz, çünkü ekonomik kriz var’ diyor. Biz varız, eylemlerimiz devam edecek 1 Aralık’ta yine sokakta olacağız. 94’lerde hayat durmuştu aylarca. Şimdi de böyle bir eylem gerekiyor.

Phlippe Ortaille: (Öğrenci, UNEF üyesi):

Avrupa Bütçe Paktı’na dönük bizim ne düşündüğümüz sorulmadı. Gençler, Avrupa çapında patronların yaşadığı krizin faturasını ödemek istemiyor. Eğitimin kalitesi düşüyor. Bizim okulumuzu bitirdikten sonra bir iş güvencemiz yok. Yeni hükümet döneminde işsizlik sürekli tırmanıyor. Sosyalist Parti adına Hollande adaylığını koyduğunda „Ben gençlerin adayıyım“ demişti. Gençleri böyle mi temsil ediyorlar. İktidara geldiklerinde biz yokuz.

Muhammed Ali (Kağıtsızlar Hareketi, CGT üyesi):

15 yıldır Fransa’dayım. Oturumum yok. Düzenli olarak çalışmama rağmen hep kayıtdışı kaldım. CGT’nin yardımıyla bulunduğum işyerinde varlığımı ispatlamak için greve başladım 5 arkadaşımla birlikte. Her eyleme katılıyorum. Bugün bu eylemdeyim çünkü kemer sıkma politikası beni de ilgilendiriyor. Çünkü ben de bu ülkede yaşıyorum.

Bernard François (CGT üyesi Citroen işçisi):

Şu an işini 2014 yılında kaybedeceğini bilen bir işçiyle konuşuyorsunuz. Bunu bilerek aylardır eylemlerdeyiz. Biz krizin faturasıyız. Avrupa çapında bizim gibi binlerce insan var. Yarın, diğer gün, gelecek yıl işini kaybedeceğini bilen insanlar olarak sokaktayız. Sesimizi her yere duyurmaya çalışıyoruz. Hükümetle sayısız görüşme yaptık, ama bizi oyalıyorlar. Onlardan bağımsız bir süreçmiş gibi davranıyorlar. Şimdi daha fazla tasarruf diyorlar. Neyin tasarrufu, yaşamımızdan daha ne alacaklar? Bir işçiye 1200 Euro ile yaşa diyorlar. Yol, barınma, yeme, içme tüm bunların bugünki maliyeti bu rakamı kat be kat aşıyor. Minimum seviyede yaşıyoruz. Avrupa çapında işçilerin durumu bu.

Marie Arture (NPA üyesi):

Yaşananlar tam da kapitalizmin ürünü. Patronlar için TVA bedeli siliniyor. İşçi sınıfına ise biraz daha ‘yaşamınızdan kısın’ diyorlar. Bu hep böyle tekrar ediyor. Fransa’da ve diğer Avrupa ülkelerinde durum aynı. Patronların yaşadığı kar krizi, işçiler için yeni bir rejim anlamına geliyor. Bu Avrupa çapında bir eylem ve daha da büyümeli. Bir gün değil süreklileşen bir eyleme ihtiyaç var. Bütçe demek, işçiden, işsizden, yabancıdan biraz daha azaltmak anlamına geliyor. Bu nedenle daha büyük bir karşı güç oluşturmak gerekiyor. Biz krizin faturasını ödemek zorunda değiliz.

SELMA AKKAYA/PARİS