DÎCLE DEMHAT / ANHA/EYN ÎSA
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Kadın Kolları Başkanı Cîhan Xidro, “Buralarda tecavüzden kaçırmalara kadar en büyük zararı kadınlar gördü” diyerek, Türk işgaline izin vermeyeceklerini söyledi.
Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal tehditleri, bölge halkının ise olası saldırılara karşı başlattığı canlı kalkan eylemi devam ediyor. Son gelişmeleri değerlendiren Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Kadın Konseyi Başkanı Cîhan Xidro, burada halklara dayalı oluşturulan sistemi kendilerine karşı bir tehdit olarak gören Türk devletinin, ‘güvenli bölge’ adı altında Kuzey ve Doğu Suriye’yi işgal etmek istediklerini söyledi.
‘Tehdit DAİŞ’ti, onu da biz temizledik’
Türk devletinin Rojava’da halkların birliğini bozmak ve oluşturulan demokratik sistemi çökertmek istediğini kaydeden Xidro, şöyle devam etti: “Saldırıları meşru kılmak için bahane olarak ‘bu alanlarda terör örgütü var’ diyorlar. Tehdit DAİŞ’ti, onu da askeri güçlerimiz temizledi. YPJ, YPG, QSD’de halktan oluşuyor. DAİŞ çetelerinin Suriye’ye nasıl girdiğini, nasıl ve hangi devletlerde örgütlendiğini dünya kamuoyu biliyor. Bunlar nasıl buraya geldiler? Türkiye kendi iç sorunlarının üzerini kapatmak için Kuzey ve Doğu Suriye’yi gündem yaptı. Bu tehditler yeni değil. Halklar olarak askeri gücümüze, Kuzey ve Doğu Suriye’de oluşan sisteme bağlıyız. Tehditler ne olursa olsun öz gücümüz ve irademizle direniriz” diye konuştu.
Dünya bu toplumsallığı görmeli
Türkiye’nin topraklarını tehdit etmeye başladığı günden bu yana halkın topyekün tepkisini gösterdiğini ifade eden Xidro, şunları belirtti: “Sınırda canlı kalkan eylemleri başlattık. Hedefimiz dünya kamuoyuna kendi topraklarımızı koruyacağımızı, bütün tehdit ve saldırılara karşı ayakta olacağımızı duyurmaktı. Girê Spî, Serêkaniyê, Kobanê, Minbic ve diğer sınır alanlarımızda bir birlik oluştu. Dünya kamuoyu artık bu toplumsallığı ve birliği görmeli, bu birlik göz ardı edilemez. Günlerdir halk evini barkını bırakarak eylemde yerini alıyor. Saldırı ve tehditler devam ettikçe eylemselliklerimize devam edeceğiz.”
İşgal edilen yerlerde tecavüz, kaçırma var
Türkiye ve ABD’nin mutabakata vardığı anlaşmaya da değinen Cîhan Xidro, “Türkiye, burada güvenli bölge oluşturursa kriz olur. Cerablus’a girdiğinde de, 2018’de Efrîn’i işgal ettiğinde, diğer alanlarda da gördük. Oralarda hiçbir güvenlik önlemi yok. Aksine tacizden, tecavüze ve kaçırmalara kadar bütün kirli politikalar uygulanıyor. Bu alanlarda bölgenin demografyasını değiştirmek istiyorlar. Fakat bu başarılı olamayacak. Efrîn bir kere işgal edildi, Doğu Suriye’nin işgal edilmesine izin vermeyeceğiz. Bütün kadınlara sesleniyoruz; tecavüzlere ve kaçırmalara karşı bir ses olmalıyız. İşgal durumunda en büyük zararı kadınlar yaşayacaktır” dedi.