Türk devletinin planına ilişkin ANF'ye bilgi veren Şam'dan bir kaynak, "Reqa operasyonu sonrası Suriye, Rusya, İran ve Türkiye'nin çıkarlarının belli bir düzeye kadar örtüştüğünü" kaydederek, Türkiye'nin İran ve Rusya üzerinden Esad yönetimi ile yaptığı pazarlıkları anlattı. Buna göre planlama şöyle: 


İki koldan saldırı

"Türk ordusu, Fırat Kalkanı kapsamında işgal ettiği yerlere yaptığı askeri sevkıyat ve kendisine bağlı silahlı gruplarla Efrîn'in doğusundan Şehba, Minix üssü ve Til Rıfat'a saldıracak;  Efrîn'in güneyinden de İdlib'teki çeteler saldırıya geçecek. Ayrıca Türk güçleri sınır bölgelerinden bölgeyi sürekli ateş altında tutacak.


İkinci aşaması

Planın ikinci aşamasında ise BAAS ve Rus güçlerinin Efrîn merkezine konuşlandırılması için baskı yapılacak. Böylece Efrîn merkezi, rejime teslim edilmiş olacak. 


Diğer alternatif

Rejim güçlerinin kente girmemesi durumunda ise Efrîn'in Rusya, İran ve Türkiye'nin garantörü olduğu Astana görüşmelerinin Temmuz ayı içerisinde yapılması beklenen turunda 'çatışmasızlık bölgeleri' kapsamına alınması hedefleniyor. BM'nin 2254 sayılı Güvenlik Konseyi kararına atıfta bulunulacak ve uluslararası baskı hafifletilmeye çalışılacak.

Türkiye, yeni plan kapsamında İdlib'teki çete örgütlerinin tasfiyesi ve Esad karşıtı tutumunu değiştirmesi sözü verdi.

200 bini göçmen olmak üzere bir milyon 500 bine yakın nüfusun bulunduğu Efrîn'e yapılacak saldırılarda halkın ise Halep'e göç ettirilmesi planlanıyor. 


Rus basınına konuştu

Bu arada Rojava/Kuzey Suriye'ye yeni bir işgal harekatı başlatmak için Rusya'nın kapısını çalan Erdoğan, İzvestiya gazetesine verdiği söyleşide, "Suriye’de şu anda olumsuz süreçler görülüyor. Eğer bu durum sınırlarımız için bir tehdit oluşturursa Fırat Kalkanı operasyonunda olduğu gibi tepki vereceğiz" dedi. Erdoğan'ın Reqa'nın DAİŞ'ten temizlenmesi operasyonundan duyduğu rahatsızlığı da "Menbiç ve Reqqa’yı terörist gruplardan kurtarmaya hazır olduklarını" ve ABD'nin "bahislerini Kürt gruplardan yana oynadığını" söyledi.

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de Russia Today'e verdiği demeçte, AKP adına yalancı şahitliğe soyunarak, Suriye'de iktidarın devrilmesini hiçbir zaman istemediklerini iddia etti. Gül, şu yalanı da ekledi: "PKK ile bağlantılı bazı Kürt gruplar kontrol ettiği arazileri genişletiyor ve bölgenin nüfus oluşumunu zorla değiştiriyor."  


Sınırda hareketlilik


Kilis-İslahiye arasındaki askeri üslerden sürekli Efrîn Kantonu’na yönelik taciz ateşlerinin açılmasına tepki gösteren sınır köylüleri, Efrîn'e askeri harekat olasılığının bile kendilerini rahatsız ettiğini belirtti.

Şehba (Cerablus, El Rai, El Bab, Ezaz) bölgesine “Fırat Kalkanı Harekatı” ile girip muhalif diye tanımladığı grupları konumlandıran Türkiye, bu grupların eliyle sık sık İdlip, Halep'in kuzeyi ve Şehba bölgesinden Efrîn Kantonu'na saldırılar düzenliyor. Antep'in İslahiye ilçesi sınırına konumlandırılan askeri güçler de sürekli taciz ateşi açıyor. Taciz ateşlerinin en çok da Kilis-İslahiye arasındaki sınırda bulunan Demirışık, Duruca, İnanlı, Kazıklı, Bulamaç ve Hisar bölgelerindeki askeri üslerden yapıldığı kaydediliyor. 

Bölgedeki yurttaşlar, İslahiye’den Kilis’e kadar sınırın duvarla örüldüğünü belirtti. Türkiye'nin yığınak yaptığı ve kimseyi yaklaştırmadığı bölgelerde, askeri hareketliliğin devam ettiği gözlenirken, bölgede yaşayan yurttaşlar, Efrîn'e yapılacak saldırının Türkiye'ye büyük zarar vereceğini vurguladı. 

Tamamına yakını Kürt olan ve Efrîn'de akrabaları bulunduğunu ifade eden İslahiye'nin sınır köylüleri, Türkiye’nin desteklediği çeteleri “Ne oldukları belli olmayan gruplar” diye tanımlıyor. Türkiye’nin Suriye’deki Kürt karşıtı politikalarını doğru bulmayan köylüler, Türkiye'nin Efrîn'e askeri harekât düzenleme ihtimalinin bile kendilerini rahatsız ettiğini dile getirdi. 

İslahiye’de yaşayan Efrînli Celal isimli mülteci, askeri yığınağın yapıldığı bölgeden birkaç gün önce Efrîn’in Şirkefte, Kuybabu ve Kurdu köylerine Türkiye tarafından ateş edildiğini, kısa süreli çatışma yaşandığını aktardı. Celal, İslahiye’deki yurttaşlarla iyi anlaştığını, ancak Türkiye’nin Kürt karşıtı politikasını anlayamadığını belirtti. 


 HABER MERKEZİ