Savaş politikaları kapsamında birçok kentte olduğu gibi 20'ye yakın bölgenin "Geçici Askeri Güvenlik Bölgesi" ilan edildiği Hakkari'nin köyleri, 90'lı yıllara dönme hevesindeki devlete izin vermeyeceklerini dile getirdi. Köylüler, gidecek olan biri varsa o da toprakların sahibi değil işgalciler olduğunu belirtiyor. 

Geçici AKP hükümetinin savaş konsepti kapsamında valiler aracılığıyla birçok Kürdistan kentinde "Özel Güvenlik Bölgesi" adı altında köy ve yaylalar boşaltılıyor. Dersim, Urfa, Şırnak ve Kars'tan sonra Hakkari ve ilçelerinde de 20'ye yakın bölge 19 Ağustos'a kadar girişlere kapatıldı. 


Dönüşün olduğu köyler

Bu bölgeler arasında 1990'lı yıllarda yakılıp yıkılan Hakkari merkeze bağlı Oğul köyü de bulunuyor. Köyleri boşaltıldıktan 6 yıl sonra köylerine dönebilen ve yaralarını sarmaya çalışan yurttaşlar, 1990'lı yıllardaki uygulamaların tekrardan hayata geçirildiği görüşünde. 

Köylerinin yakılmasının ardından zorunlu göçe maruz kalan ve 2002 yılında tekrardan Oğul köyüne dönen İsmail Vural, 90'lı yıllarda gözleri önünde köyünün yakılıp yıkıldığını ve büyük bir zulüm ile karşılaştığını hatırlatıyor. Son yasakla birlikte  tek geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılığa darbe vurulduğunu söyleyen Vural, "Yaşam kaynağımız kurutulmak istenmekte. Bin bir zahmet ile tekrardan inşa ettiğimiz köyümüzü terk edemeyiz. Özgür bir yaşam sürebilmemiz için tek umudumuz kalıcı bir barışın inşasının sağlanmasında" diye ekledi. 


'Bu zulüm neden?'

Emine Akkuş (70) ise, uygulamaya "Bütün yaylalarımızı yasaklıyorlar. Bu zulüm neden bize reva görülüyor?" diye tepki gösterdi. Akkuş da topraklarını terk etmeyeceklerini yineledi,  "Bu topraklar bizim. Türk askeri gücü buraları terk etsin. Kimse bizim topraklarımıza karışmasın" dedi. 

Seyniş Akkuş da, "Güvenlik bölgeleri bizim güvenliğimiz için değil, tam tersini bizim güvenliğimiz tehlikeye atıyor" diye konuştu. 


 DİHA/HAKKARİ




Şırnak yaylalarına boşaltma tehdidi


Şırnak Valiliği, "Güvenlik bölgesi" ilan ettiği Şehrevan ve Rûsor yaylalarındaki köyleri boşaltma tehdidinde bulunuyor. 

HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik, HDP, DBP Şırnak il örgütleri, İHD, Şırnak Barosu, mahalle muhtarları ve kentte bulunan çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisinden oluşan kalabalık bir heyetin ziyaret ettiği Rûsor ve Şehrevan yaylalarındaki köylüler, ne olursa olsun yaylarında kurdukları yaşam alanlarını terk etmeyeceklerini söylüyor. 

Yayla sakinlerinden Cemal Bektaş, "Devlet bize ne yaparsa yapsın biz artık toprağımızı terk etmeyeceğiz. Tüm malımızı buralara harcadık, artık şehre gidip nasıl yaşayacağız" derken Hatun Belge de "Çocuklarım var onların rızklarını buradan çıkarıyorum. Çocuklarımla birlikte tekrar şehre gidip neyle geçinecem. Artık köylerimiz ve yaylalarımızı ölene kadar terk etmeyeceğiz" diye konuştu. 


Bir daha göç etmeyeceğiz

Hasan Sunar ise, 30 yıldır devletin kendilerini topraklarından göçerterek şehre mahkum ettiğini hatırlatarak, "Şimdi bir daha topraklarınızı terk edin diyorlar. Bundan sonra artık benim cesedimi çıkarırlar buradan. Evlerimize yakın yerlere top atışı yapıldı. çocuklar ve kadınlar ağlayarak kaçtılar. Bunlar biz ne yapmak istiyorlar" diye konuştu. 


Hukuki süreç başlatılacak

Şırnak Barosu avukatlarından Savaş Tanış, bölge baroları olarak idare mahkemelerinde dava açarak hukuki süreç başlatacaklarını söyledi. HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik ise bölge komutanlıkları ve valiliğin muhtarlar üzerinden köylülere bölgeyi terk etmelerini söylediğini belirterek, "Köylüler yaylalarını terk etmeyeceklerini söylediler, biz de sonuna kadar onların arkasında olacağız" ifadesini kullandı. 


ERDAL KABUL/HÜSEYİN BİRLİK / DİHA/ŞIRNAK




Örtülü OHAL soruldu


Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, geçici AKP hükümetinin yaptığı savaş kapsamında operasyonlar gerekçe gösterilerek çok sayıda yerin "özel güvenlik bölgesi" ilan edilmesini İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk'e sordu.

Tüzel, son günlerde Dersim'in ilçe ve köylerine ulaşımın durdurulduğu, yurttaşların köylerine ve yaylalarına ulaşım haklarının askerler tarafından engellendiği haberlerinin basında yer aldığını hatırlattı. Yaklaşık 2.5 yıldır çatışmasızlık ortamının sürdüğü, çözüm ve müzakere süreci "masada" beklerken, Suruç'ta 32 gencin katledilmesinin ardından, DAİŞ ile mücadele adı altında ülke içinde ve dışında askeri operasyonların başlatıldığını belirten Tüzel, 19 Ağustos'a kadar köylerin boşaltılmasının kaygı verici olduğuna dikkat çekti. Tüzel, ölümlerin durdurulmasının sorumluluğunun siyasi iktidarda olduğunu belirtti.


Operasyon mu planlanıyor

HDP Milletvekili Tüzel, İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk'e şu soruları yöneltti:

* 2565 Sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu'nun 32/A maddesine dayandırılan 'özel güvenlik bölgesi' ilan edilmesi ile ilgili valilik kararlarına dair bakanlığınızın bir genelgesi bulunmakta mıdır? Varsa hangi tarihte çıkmıştır?

*  Şu ana kadar hangi illerde kaç 'özel güvenlik bölgesi' ilan edilmiştir? l Özel güvenlik bölgesi ilan edilen bölgenin boşaltılması sonucu oluşacak mağduriyetler öngörülmüş müdür? Bu mağduriyetlerin giderilmesi için hangi önlemler alınmıştır? Maddi kayıplar nasıl telafi edilecektir? 

* 'Özel güvenlik bölgesi' ilan ve 19 Ağustos'a kadar yurttaşlarımızın girmesi yasaklanan bölgelerde kapsamlı askeri operasyon mu planlanmaktadır? 

* Bölge illerinde yurttaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini ortadan kaldıran OHAL uygulaması tekrar devreye mi sokulmaktadır?