
Kaya: Tehlike kapılarına dayanacak
Bu grupların bu kadar rahat hareket edebilmelerini "Sırtlarını dayadıkları yere güveniyorlar" diye yorumlayan Kaya, böylesi etkinlikleri rahatça yapabilen grupların gelecekte IŞİD'in Suriye ve Irak'ta yaptığı gibi kendisini yetkin hissedebileceğini ve bunun da büyük bir tehlike olduğunu söyledi. Bugüne kadar IŞİD ve destekçisi oluşumları besleyen ve güçlenmesine sebep olan tüm siyasi güçlerin "şapkayı önüne koyup düşünmeleri" gerektiğini belirten Kaya, tehlikenin gelecekte bu siyasi güçlerin kapısına da dayanacağını söyledi.
Halkı bu tür oluşumlara karşı uyaran Kaya, şunları söyledi: "Bunlar kendilerine İslam Devleti, mücahit ya da Müslüman diyor. Bu İslami terminolojiyi kullanan birileri ve karşılarında bunları servis eden Türkiye'deki iç kanalları var. Aynı zamanda haberleri yapılırken pozitif anlamda halklara servis ediliyor. O yüzden, halkın önce bunların kim olduğunu anlayabilmeleri , bunlar hakkında not verebilmeleri, tavır koyabilmeleri için önce 'inandık' diyen Müslümanlar varsa Kuran'daki insan ve inanan kişinin nasıl olması gerektiğine dair ilkeleri bilmeleri gerekir."
Bilgen: Türkiye göz yumuyor
İslam'ın en önemli geleneklerinden birisi olan "haram aylarda" savaşmama, kan dökmeme kuralına bile uymayan, Ramazan'da hatta bayramda bile insanlık dışı uygulamalara imza atan bir anlayışın sadece İslam'a değil bütün insanlığa yönelik bir tehdit oluşturduğuna dikkat çeken yazar Ayhan Bilgen ise, bu yaklaşımın Türkiye'de taraftar bulabilmesinin bu gruplara "göz yumma" politikaların eseri olduğunu söyledi. Başta Suriye olmak üzere Kürtlerin kazanımlarını engellemek için çalışmalarına göz yumulan bu grupların kısa süre içerisinde Türkiye'nin iç barışını da tehdit eden bir noktaya geleceğini kaydeden Bilgen, "Özellikle çözüm sürecini boşa çıkartacak büyük bir bunalıma zemin oluşturacak bu tip yapılanmaların iktidar partisi açısından belirleyici önemi olduğunu dikkate almalıyız" dedi.
İnsanlık ve barışa karşı
Tarih boyunca da İslam dünyasında İslam adına yine bizzat Müslümanlara yönelik katliamlara imza atan girişimler olduğuna işaret eden Bilgen, bugün karşı karşıya kalınan tutumun tıpkı Kerbela ve başka benzer olaylarda olduğu gibi burada da İslam'ı küçük düşürecek onu itibarsızlaştıracak bir yaklaşım olduğunu belirtti. Bilgen de halka uyarıda bulunarak şunları kaydetti: "Türkiye'de kişilerin bölgeye 'cihat' adı altında savaşa götürülmesine karşı hem toplumun hem ailelerin dikkatli olması gerekmektedir. Kamuoyuna açık yolculama ve cihada gönderme amaçlı etkinlikler ne yazık ki birkaç yıldan beri Türkiye'nin farklı şehirlerinde gerçekleşmekte ama bu konuda sorumlular en azından toplumu uyarma konusunda herhangi bir tavır ortaya koymamaktadır. Bu savaş bir İslam'ın insanlığa ve barış vaadine hizmet etmiyor, aksine bölgeyi büyük bir ateşin içine çekmek için ciddi bir tehlike oluşturmaktadır."
DİHA/İSTANBUL
IŞİD etkinliği Meclis’e taşındı
CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İstanbul'da IŞİD çetelerinin bayram vesilesiyle yaptığı etkinliği Meclis gündemine taşıyarak, IŞİD çetelerine İstanbul’da kamp yeri tahsis edildiği yönündeki iddiaların doğru olup olmadığını sordu.
CHP İstanbul milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İstanbul’da IŞİD buluşmasına ilişkin İçişleri Bakanı tarafından yanıtlanması istemiyle Meclis soru önergesi verdi. Önergede, "IŞİD terör örgütünün Türkiye uzantısı olduğu iddia edilen gruba İstanbul'da kamp yeri veya yerleri tahsis edildiği iddiası doğru mudur? Bu gurup kimdir? Kimlerden oluşmaktadır? diye soruldu. İddianın doğru olması durumunda, söz konusu gruba İstanbul’da tahsis edilen askeri kamp yerlerinin nerelerde olduğu sorulurken, grubun bayramlaşma adı altında düzenlediği organizasyona ilişkin, ''IŞİD terör örgütünün uzantısı grup İstanbul'da Cihad çağrısında bulunduğu saatlerde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ne yapmaktaydı? İstanbul Emniyetine ve Jandarma Komutanlığı'na müdahale etmeyin talimatı verildiği iddiası doğru mudur? Bu talimatı kim veya kimler vermiştir?" soruları yöneltildi.