Avustralya'nın da Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüne karşı yürütülecek olan mücadeleye destek vereceğini açıklayıp ortak bildiriyi imzalamasıyla ABD'nin öncülük ettiği koalisyona katılan ülke sayısı 40'a yaklaştı. Koalisyona destek verenlerden 10'u Arap ülkesi. Türkiye ise geçen hafta koalisyon bildirisini imzalamama kararı almıştı.


Avustralya 600 asker gönderiyor

Avustralya Başbakanı Tony Abbott, Ortadoğu'ya 600 asker göndereceklerini açıkladı. Avustralya askerlerinin gideceği ilk ülke Birleşik Arap Emirlikleri olacak. Abbott, destek talebninin ABD'den geldiğini, hükümet olarak talebe olumlu yanıt verme kararı aldıklarını söyledi. Avustralya koalisyona sekiz adet Super Hornet savaş uçağıyla da destek verecek. Başbakan Abbott koalisyona katılma kararını açıklarken "Bu sadece ABD-Avustralya ortaklığıyla yürütülecek bir operasyon olmayacak. Çok geniş bir katılım söz konusu" dedi. Abbott'un açıklamaları Avustralya'da 'terör tehlikesi' uyarılarının orta seviyeden yüksek seviyeye çıkarılmasının ardından geldi.

Paris'te IŞİD zirvesi

IŞİD'e karşı oluşturulan koalisyonun nasıl bir yol izleyeceği ise bugün Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenecek olan toplantıda görüşülecek. Cumhurbaşkanı François Hollande'ın evsahipliği yapacağa konferansa 20'den fazla ülkenin temsilcisinin katılacağı belirtiliyor. Konferansın açılışını Holllande ile Irak Cumhurbaşkanı Fuad Masum yapacak. Ülkeler, ABD'nin dört başlıktan oluşan stratejinde nasıl bir rol üstleneceklerini belirleyecek ve bir nevi görev dağılımı yapacaklar. IŞİD'in mali kaynaklarının kurutulması ve sınır güvenliğinin de görüşüleceği konferansta, IŞİD saldırıları yüzünden yerlerinden olanlara yapılacak insani yardım da gündeme gelecek. IŞİD’e karşı operasyonda yer almak istemeyen Türkiye,  koalisyona askeri değil, lojistik ve insani yardım açısından destek verecek.

İran davet edilmedi

Türkiye konferansa çağrılırken, IŞİD'le mücadelede Irak'a destek için peşmergeye ilk silahı gönderen İran ise davet edilmedi. Fransa, İran'ın katılımından yanaydı ancak ABD'nin itirazı sonucu belirledi. Toplantılara davet edilmediği için memnuniyetsizliğini dile getiren Tahran'dan yapılan açıklamada, "İran, IŞİD'e karşı tüm dünyanın birleştiği gerçek bir mücadele görmek istiyor. Seçici yaklaşımlar sonuca ulaşmayı zorlaştırır" dendi.

Tahran'dan Kerry'e yanıt

Açıklama bir nevi ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'e de yanıt aslında. Zira Kerry, koalisyonu gelişletmek amacıyla gittiği Mısır'da, IŞİD'le mücadele konusunda Kahire'nin rolünün kritik olduğunu vurgularken, İran'ın Suriye'deki Esad rejimiyle bağları nedeniyle oluşturulacak koalisyona dahil edilmesinin sorunlu olacağını ifade etmişti. Cumartesi akşamı Paris'e gelen ABD Dışişleri Bakanı, dört gün boyunca Ortadoğu'daki ülkeleri gezerek koalisyona destek aramıştı.

Strateji Irak'ta yürürlükte

ABD Başkanı Barack Obama, geçen Çarşamba günü IŞİD'e karşı mücadele yol haritasını açıklarken ABD'nin kara operasyonlarına katılmayacağını vurgulamış ve hava saldırılarıyla IŞİD hedeflerinin hem Irak hem de Suriye'de vurulacağını belirtmişti. ABD, özetle kendi liderliğinde, bölge ülkeleri ile silahlı güçlerinin IŞİD'le karadan savaşmasını içeren bir strateji benimsemiş durumda.
ABD'nin Ağustos'ta Irak'ta başlayan IŞİD'e yönelik hava operasyonlarında da benzer bir strateji izlenmiş ve karada IŞİD unsurlarına karşı çatışan YPG ve HPG ile peşmergelerden oluşan Kürt güçleri havadan ABD desteğini alarak IŞİD'in ilerlemesini durdurmuştu. Özellikle YPG ile HPG'nin Maxmur, Musul, Kerkük, Cezaa, Rabia'daki direnişi çete örgüte büyük darbe vurmuş durumda.  

Peşmerge eğitiliyor

ABD ile müttefikleri, peşmerge güçlerine silah temin ederken, bir yandan da eğitimini de üstlenmiş durumda. ABD'nin Iraklı pilotları eğittiği basına yansımıştı, şimdi ise Almanya özel komando birliklerini peşmergeleri eğitmek için bölgeye göndermeye hazırlanıyor.
Irak'ta müttefikler belli
IŞİD'in Musul'u alması ve Bağdat ile Hewlêr'in kapısına dayanması nedeniyle Irak'ta hem merkezi hükümet, hem de Mesud Barzani başkanlığındaki Kürt yönetimi esasen ABD'nin yeni stratejisi uyarınca oluşturulan koalisyona fiili olarak çok önceden dahil olmuş durumda.  

Suriye'de durum karışık
Ancak Suriye'deki durum Irak'tan oldukça farklı. ABD'nin, Irak'taki gibi IŞİD'le mücadeleyi Suriye'deki bölgesel güçlere bırakması çok da kolay olmayacak. Zira 3 yılı aşkın bir süredir iç savaşın pençesinde olan ülkede, Irak gibi muhatap alınacak resmi bir hükümet sözkonusu değil. ABD, Esad rejimiyle ortak operasyon yapılmasının sözkonusu olmayacağını duyurmuştu

Olası ittifak senaryoları

Dolasıyla geriye Esad rejimiyle savaşan Batı destekli muhalif güçler ile Kürt güçler kalıyor. Ancak ABD yönetimi için Suriye'deki muhaliflerle işbirliği biraz zorlu bir alan. Zira bu örgütlerin çoğu hem Esad rejimiyle hem birbirleriyle savaş halindeler. IŞİD ile çatışan El Nusra Cephesi ile Ahrar el Şam gibi gruplar da ABD'nin 'terör örgütleri listesi'nde olduğu için bu örgütlerle Obama yönetiminin işbirliği yapması olası görülmüyor. Özgür Suriye Ordusu ise Esad'ı devirme hedefine güvence verilmeden koalisyona katılmayacağını açıkladı.

En iyi seçenek Kürtler

Bu nedenle de bölgedeki gelişmeleri yakından izleyen uzmanlar, ABD'nin IŞİD'le mücadelede; Kürt özgürlük hareketinin tüm bölgede daha etkili bir siyasi aktör haline gelmesinden rahatsız olan müttefiği Türkiye'nin baskısına ve Mesud Barzani'nin olumsuz tavrına rağmen PKK, YPG ve PYD ile yakınlaşmasının hiç de şaşılacak bir sonuç olmayabileceğini söylüyor. Zira, Suriye'de, özellikle de Rojava'da IŞİD'e karşı en etkili mücadeleyi veren kısıtlı olanaklarına rağmen YPG güçleri. Sınırı aşarak gittikleri Şengal'de Êzîdîleri IŞİD'in soykırımından kurtaran Kürt gerilların direnişi son dönemlerde Batılı siyasetçiler gibi yabancı medyanın da dikkati çekmiş durumda. Çok sayıda yabancı basın kanalı çalışanı ve gazeteci bölgeye giderek YPG gerillaları ile röportaj yapıp, IŞİD'le nasıl mücadele ettiklerini Batı'ya aktarıyor.

HABER MERKEZİ




İngiliz rehine katletildi

IŞİD, iki ABD'li gazetecinin ardından elindeki İngiliz vatandaşı rehinenin de başını keserek öldürdü. İnfaz videosu Cumartesi akşamı internette yayınlandı. Katledilen 44 yaşındaki David Haines, 2013 yılının Mart ayında Suriye'deki Atmeh mülteci kampı yakınlarında kaçırılmıştı. İki çocuk babası Haines, kampa gönderilen yardım malzemesinin koordinasyonundan sorumluydu. Haines, Fransız yardım kuruluşu ACTED'in görevlisi olarak bölgede bulunuyordu. IŞİD, Haines'in öldürülmesinin nedeni olarak, İngiltere'nin IŞİD'e karşı ABD tarafından oluşturulan koalisyona girmesini gösterdi. "Amerika'nın Müttefiklerine Mesaj" başlıklı görüntüde konuşan Haines, İngiltere Başbakanı Cameron'a seslenerek, "Tıpkı selefin Tony Blair gibi ABD ile IŞİD'e karşı bir koalisyona girmeye gönüllü oldun. İngiliz Başbakanlarımızın Amerikanlara hayır deme cesaretini gösterememesi eğilimini devam ettiriyorsun" dedi. İngiliz hükümeti IŞİD'e karşı Irak'ta savaşan Kürt güçlerine ağır silah ve cephane yardımı yapılmasına karar vermişti. IŞİD, 2,5 dakikalık video kaydında İngiltere bu koalisyondan ayrılmazsa ellerindeki diğer İngiliz vatandaşı Alan Henning'i de öldüreceklerini söyledi. David Haines'in vahşice öldülmesini "mutlak kötülüğün eylemi" olarak tanımlayan İngiltere Başbakanı David Cameron, kabinenin güvenlik ekibini olağanüstü toplantıya çağırdı. 2 saat süren toplantının ardından Cameron, İngiltere'nin "IŞİD'in yok edilmesi planını" desteklemeye devam edeceğini söyledi.  İngiltere Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla bir mesaj yayınlayan Haines ailesi, "O'nu çok sevdik, bundan sonra da büyük özlemle sevmeye devam edeceğiz" dedi. Kardeşi Mike Haines de "David, Suriye'deki görevinden dolayı heyecan ve mutluluk duymuştu. O'nu bu yönüyle hatırlayacağız" ifadesini kullandı. ABD Başkanı Barack Obama ise Haines'in infazını "barbarca cinayet" olarak niteledi. Obama'nın açıklamasında, İngiltere'ye destek vaad edilerek, "Bölge ülkeleri ve dünya genelinde birçok ülkeden oluşan geniş bir koalisyonla bu iğrenç eylemin sorumlularından hesap soracak, örgütü zayıflatıp imha edeceğiz" denildi. ABD ile müttefiklerinin kendilerine yönelik faaliyetlerinden rahatsız olan IŞİD; şimdiye kadar İngiliz vatandaşı David Haines, ABD'li gazeteciler Steven Sotloff ve James Foley'in yanı sıra iki Lübnanlı asker ile başını keserek öldürdü.