Bu böyle sürmez, süremez.
Öcalan ve Ankara bir kararın arifesinde...
Ankara’nın dans ettiği IŞİD bugün Öcalan çizgisinin hakim olduğu Rojava Kürdistan’ına ağır silahlar ile saldırıyor.
Erdoğan bir tercih ile karşı karşıya. Erdoğan ya IŞİD ile olan ilişkilerini bitirecek ya da bu ilişkisini sürdürüp Öcalan ile sürdürdüğü barış sürecinin bitimini göze alacak. İkisinin bir arada yürümeyeceği anlaşılmıştır.
KCK Yürütme Konseyi üyesi Murat Karayılan birkaç gün önce bir haber ajansına şu uyarıyı yaptı: “Türk devletinin Rojava’daki savaşta oynadığı rol ciddi bir kaygı konusudur. (…) Bir yandan Kuzey’e dönük çözüm havası estirilirken, diğer yandan Rojava’daki halkımızın katledilmeyle karşı karşıya gelme durumu söz konusudur. Bu kuşkulu bir durumdur.”
Ankara IŞİD’e yardım ettiğini inkar etse de aksini ispatlayan kanıtlar çok fazla var.
IŞİD’in tüm karargahlarının Türkiye sınırında olması tesadüf değil. IŞİD’e katılmak isteyen Türk veya başka ülkelerden kişiler Türkiye-Suriye sınırını istedikleri gibi geçebiliyorlar. Gazeteci Kadri Gürsel’in ifadesiyle sınır “iki yönlü mücahit otobanı“ gibi. Bu Türk istihbaratı ve yerel idaresinin yardımı olmadan yapılamaz.
Yine IŞİD’in para, lojistik, eğitim ve silahlarının büyük bölümünü Ankara hükümeti sağladı. Sınırda yaşayanlar ile görüştüğüm kişiler sınır geçişlerini ve Türk yetkililerinin IŞİD ile ilişkilerini doğruluyorlar. Türk ambulanslarının Kürtler ile savaşta yaralanan IŞİD yaralılarını Türkiye’ye tahliye ettiklerini anlatıyorlar.
“Suriye’nin Akçekale sınır kapısı ve Suruç’un Ziyaret Köyü’nde IŞİD bayrakları var. IŞİD’in denetiminde olan bölgelerdeki Türk sınırında güvenlik önlemleri neredeyse hiç yok. YPG güçlerinin kontrolündeki yerlerdeki Türk sınırında ise güvenlik iki-üç katına çıkartılmış durumda. Sınırın her yerinde tank ve zırhlı araçlar geziyor” diyorlar.
Ankara Ceylanpınar ve Hatay sınırından IŞİD’in yaklaşık 1 milyar Dolarlık kaçak petrolü Türkiye’de pazarlamasına izin verdi.
Aynı IŞİD Irak’ta Musul Türk Konsolosluk yetkililerini elinde rehin tutuyor. Kürt hareketi ise Ankara ile barış görüşmeleri yürütüyor. Ve Ankara barış görüşmelerini yürüttüğü Kürt hareketine ‘terörist’ demeye devam ederken, Türk konsolosluk yetkilileri ve ailelerini rehin tutan IŞİD’e ise özenli bir dil kullanıyor.
Çünkü Ankara hala Esad gibi Rojava Kürtlerini de Suriye’deki bataklığın bir parçası olarak görüyor.
Ankara IŞİD’e destek veriyor çünkü Suriye’de Esad’ın Baas rejimini ortadan kaldırmayı ve Rojava’da oluşan Kürt idaresini dağıtmayı amaçlıyor.
Hükümet yetkilileri ne kadar inkar da etse gerçek budur.
Gazeteci Amberin Zaman “Türkiye yakın zamana kadar mücahitlerin Kürtlerle savaşmak için sınırlarını engelsiz geçmesine izin veriyordu” diyor.
Şu soru önemli: IŞİD gibi merhametsiz, gerici ve kanlı bir örgütü Rojava Kürtlerine tercih eden bir Ankara kendi Kürtleriyle barışabilir mi?
Ankara’nın Rojava politikası ve duruşu çözüm sürecinin ruhuna aykırı. Bir yandan Rojava’daki Kürd idaresini boğmaya dönük ambargo ve IŞİD’e destek öbür yandan Kuzey Kürtleri ile barışıyor görünmek bir çelişki.
KCK için de zor bir paradoks bu. Bir yandan Ankara ile barış görüşmeleri yaparken öte yandan kendi sistemlerinin bir parçası olan Rojava’ya dönük IŞİD’in yaptığı saldırılara Ankara’nın desteği. Kandil buna daha fazla ne göz yumabilir ne de tahammül edebilir.
Ankara’nın ve Kandil’in bu paradoksu uzun süre idare etme şansı yok.
Kürt hareketi de Ankara’da bir tercih ile karşı karşıyadır.
Murat Karayılan Ankara’ya Eylül-Ekim’e kadar bu siyasetini değiştirmesi için şans tanıdı.
Ancak Ankara Rojava siyasetini değiştirmezse süreç Eylül-Ekim olmadan da sona erebilir.
HDP Grup başkanvekili ve Öcalan ile görüşme heyetinde olan İdris Baluken, Ankara’ya şu çağrıda bulunuyor: “Türkiye, Rojava politikasını çözüm sürecini destekleyen bir pozisyona getirmeli. (…) Rojava sınırındaki kapıların hem insani yardıma hem ticarete açılmasının Rojava’daki hayatı normalleştireceğini düşünüyoruz. Bu adımın atılması demek çözüm sürecinin geleceği açısından en önemli eşiğin geçilmesi olacağı anlamını taşır.”
Türkiye ya sınırlarını IŞİD’e kapatacak ve onlara sunduğu destekten vazgececek ya da barış süreci denilen süreç bitmiş olacak.
İkinci bir seçenek yok!
IŞİD’le dans mı, Kürtlerle barış mı?
Türkiye Başbakan’ı Erdoğan bir yandan IŞİD ile dans ederken öbür yandan Öcalan ile barış görüşmeleri yapıyor.