
Türk Başbakan Erdoğan, Brezilya ziyaretinde BDP içinde bazı isimlerin çizildiğini öne sürdü. Erdoğan şöyle dedi: "BDP içinde sanki tasfiye hissediyorum. Terör örgütü elebaşısı bazı isimlerin üzerini çiziyor. Daha önce de biliyorsunuz eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Feridun Bey (Çelik) ikinci defa aday yapılmadı. Ahmet Türk olayı malum. Halbuki bunlar eskiden ağırlığı olan isimlerdi. Şimdi cazibesi kalmadı."
BDP'nin yanıtı gecikmedi
BDP'den Erdoğan'a yanıt gecikmedi. BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Erdoğan'a "fal bakmayı bırak, ülkenin sorunlarını çözmek için uğraş" diye seslendi. Kışanak, "Gayipten sesler duyuyor, bunlar iyiye işaret değil. Son dönemde otorite yanlısı eğilimlerinin yanı sıra medyumluk yeteneği de artıyor” diyerek şöyle devam etti: “Başbakan hisleriyle konuşamaz, bulunduğu makamın, taşıdığı sıfatının gerektiği yerde dursa iyi olur. 10 yıldır başbakan olduğu bir ülkede, hiçbir sorun çözülemedi. Bütün sorunlar aynen duruyor. Yoksulluk, işsizlik, Kürt sorunu, Alevilerin sorunları, inançlı insanların sorunları... 10 yıldır bir makamı işgale ediyor, ama hiçbir sorunu çözemiyor. Kürt sorunu ülkenin en önemli sorunuyken, bunu BDP’yi bölerek çözemez. Başbakan kafasında böyle bir plan varsa, bu çözümsüzlük siyasetin ta kendisidir. BDP uğraşmak yerine kendi görevleriyle uğraşmasını öneriyoruz. Halka hesap vermesi gereken başta pek çok konu var. Varsa projesi çıkıp halka söylesin."
Hepimizin safı belli
Erdoğan'ın BDP'ye yönelik yürüttüğü şimdiye kadarki teslim alma siyasetinin sonuç vermediğini, yeni taktiğinin de 'BDP içerisinde kafaları karıştırabilir miyim?' sorusu olduğunu belirten Gültan Kışanak, "Şunu çok iyi bilsin Başbakan; biz tek tek kişiler olarak yokuz. Halkımızla, cezaevindekilerle bir bütünüz. Leyla Zana, Ahmet Türk, Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak olarak yerimiz, safımız bellidir. Halkımızın özgürlük mücadelesinden taviz vermeyen bir örgütlü mücadelenin içerisindeyiz. 'Tek tek saflarını belirlesinler' demesinler boşuna. Hepimiz halkımızın mücadelesinin yanındayız. Bütün arkadaşlarımızın tavrı bellidir ve hiçbir arkadaşımızdan kaygımız, kuşkumuz yoktur" diye konuştu.
Kimse dağılırlar hevesine kapılmasın
Kışanak, hiçbir partide görülmeyecek düzeyde demokratik yönetim anlayışına sahip olduklarına dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Arkadaşlarımız tabii ki konuşacaklar, sözlerini söyleyecekler. Ama bu asla kimseye şu cesareti vermemelidir; 'bunlar örgüt değildir, dağılırlar' hevesine kapılmasın kimse.
BDP de Sayın Zana da Ahmet Türk de, hepimiz aynı mücadelenin, bu ülkeye özgürlük ve demokrasi getirme mücadelesinin yanındayız. Her bir arkadaşımızın kendi bireysel geçmişi direniş tarihi niteliğindedir. Bizi buluşturan da budur. Özgürlük saflarının yanındadır bütün arkadaşlarımız ve Erdoğan hiç meraklanmasın, içimiz rahattır. Sayın Ahmet Türk'ün de, Zana'nın da hele hele bir dönem belediye başkanlığı yapmış kişilerin de taviz verecek bir yaklaşımı olamaz. İçimizde böyle kişiler yoktur. Başbakan’a buradan ekmek çıkmaz, başka kapıya. Böyle bir niyeti varsa da, uzun yıllar arkadaşlarımızla beraber çalışmış, hayatın her zamanında beraber olmuş biri olarak, her arkadaşımızı iyi biliyoruz. Herkes kendi direniş tarihine saygı çerçevesinde, bu mücadelenin yanında yer almıştır. Başbakan ancak kendisini düzelterek, kendisine bir zemin açabilir. Hayal görüyor, boş işlerle uğraşıyor.”
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da dün Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Erdoğan’ın, Brezilya'da sarf ettiği ‘BDP içinde sanki tasfiye hissediyorum’ şeklindeki sözlerine cevap vererek, Başbakan Erdoğan’ın aslında bunu hissetmediğini, arzuladığını söyledi.
Kaplan, “DTP’yi kapattıran, Sayın Türk’ün, Tuğluk’un üyeliklerini düşüren, yine DTP kapatıldığında üyesi olmadığı halde Sayın Zana’ya 5 yıl yasak koyan, her birine düşüncelerini açıkladıkları için 10 yıl hapis cezası veren de Sayın Başbakan'ın iktidarıdır. 8 bin mensubumuzu tutuklayan, 6 vekili, 37 belediye başkanını operasyonlarla tasfiye etmek isteyen de Sayın Başbakandır” dedi.
BDP’nin Başbakan Erdoğan’ın "korkulu rüyası" olduğunu belirten Kaplan, şunları kaydetti: “Brezilya’da da rüyalarına girmiştir. Çünkü BDP blok olarak Türkiye’nin her yerinde seçime hazırlanıyor. Asıl Başbakanı korkutan budur. Bizim partimizde ‘bölünme, parçalanma, tasfiye’ bekleyenlere şunu söyleyeceğiz; geçmişte çok denediler, ‘şahin’ dediler, ‘güvercin’ dediler, bölmek istediler, çatıştırmak istediler, tasfiye etmek istediler; hiç birisi tutmadı. Ama sistemin partileri, lider partileri bu sonbahar kongresi ile beraber 3 seçimde müthiş bir tasfiyeye halk tarafından uğratılacaktır ve kendi içinde de parçalanacaktır. Burada tarihe not düşüyorum. Parçalanacak olan, tasfiye edilecek olan sistemin partileridir, sorun çözmeyenlerdir. Halk onları tasfiye edecek, kendi içlerinde parçalanacaklar. Çünkü BDP’de özgürlük mücadelesinin mayası tutmuştur, artık hiç kimse bunu geri döndüremez.”
Kaplan, BDP'nin Meclis'te bulunmasının, AKP'yi mutlu etmediğini çünkü Meclis'in tek dinamik, demokratik anamuhalefet partisi olduklarını, gerisinin matruşka partiler olduğunu söyledi.
Türk: Çözümsüzlüğün nedeni Erdoğan’dır
Mardin Milletvekili Ahmet Türk de Başbakan Erdoğan’ın ‘BDP içinde sanki tasfiye hissediyorum’ açıklamasıyla ilgili, “Bu, Başbakanın görmek istediği bir tablodur. Öyle bir şey yok” dedi.
Ahmet Türk, dün Meclis’te gazetecilere açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın BDP ile ilgili açıklamalarını değerlendiren Türk, Başbakan’ın Kürt sorunu konusunda nelerin yapılması gerektiğine ilişkin herhangi bir projesi olmadığını söyledi. Türk, ”Başbakan bazen küfrederek, bazen grup arasında sanki çelişki varmış gibi süreci götürmeye çalışıyor” dedi. Silahlarla çözüm olmayacağını, bugün Kürt ve Türklerin toplumsal barışa ve uzlaşıya hazır olduğunu belirten Türk, “Hükümet ve Başbakan’ın dili, üslubu gerçekten barışa katkı sunmayacak bir dil ve üsluptur. Sonuçta bu sorunu çözecek olan Hükümet’tir ama Başbakan’ın bu tavrı bize umut vermiyor” diye konuştu.
Amed Milletvekili Leyla Zana’nın ‘Bu sorunu çözerse Başbakan çözer’ sözlerinin hatırlatılması üzerine de Türk, “Sayın Zana sanki grubumuzun çözümün önünde engelmiş gibi bir görüntü sergiledi. Öyle değil. Bence çözümsüzlüğün nedeni Sayın Başbakan’ın üslubudur. Sayın Başbakan’ın bir projeye sahip olmamasıdır” dedi.
Başbakan Erdoğan’ın kendisi ve Zana’nın adını vererek BDP içinde bir tasfiye sürecinden söz etmesi ile ilgili bir soru üzerine Türk, şunları söyledi: “Bu, Başbakan’ın görmek istediği bir tablodur. Öyle bir şey yok. Çözümsüzlüğün nedeninin ortaya konulması gerekir. Evet, Sayın Zana diyor ki, ‘Hükümet çözebilir’. Biz de biliyoruz... Ama Sayın Başbakan’ın bu tavrı, bu yaklaşımı, bu öfkesiyle sorunu çözmeye yönelik bir umut yaratmıyor.”
Bizi dışlayarak çözemezsiniz
Başbakan Erdoğan’ın ‘Biz Barzani ile yakınlaştıkça BDP ve terör örgütü bundan rahatsız oluyor’ yönündeki sözleri ile ilgili olarak da Türk, şunları vurguladı: “Barışa katkı sunacak, sunmak isteyen herkese biz sadece teşekkür ederiz. Siz Türkiye’deki Kürtleri yok sayarak sadece çözümü dışarıdan ararsanız başarılı olamazsınız. Bizim söylemek istediğimiz bu. Yoksa biz Sayın Talabani’nin, Sayın Barzani’nin bu konudaki girişimlerinden rahatsız değiliz. Ancak bizi, halkı dışlayarak nasıl çözeceksiniz? Siyaseti dışlayarak nasıl çözeceksiniz? Biz ‘PKK’yi de dışlayarak çözemezsiniz’ diyoruz. Çünkü bu bir gerçektir.”
Tuncel: Başbakan hayal görüyor
İstanbul’da bir basın toplantısında gazetecilerin soruları üzerine BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de Erdoğan’a yanıt verdi.
Tuncel, “Başbakan, hayal görüyor. Türkiye’nin temel sorunlarını çözmek yerine çözümsüzlük siyasetini başka noktalara atmaya çalışıyor. Umudu başka yerde arıyor” dedi. Tuncel, “Zaten Başbakan 2009’dan beri partimizi tasfiye etmeye çalışıyor, 8 bin arkadaşımız cezaevinde. Yani herhalde Başbakan bundan memnuniyet duyar” diye konuştu. Ülkede bir savaş olduğuna ve gençlerin hayatını yitirdiğine dikkat çeken Tuncel, “Dolasıyla siyasi iktidarın yapması gereken şey, Kürt sorununun çözümü konusunda daha somut ve ciddi adımlar atmaktır. Ama AKP, bu somut ve ciddi adımları atmak yerine BDP’ye yönelik dedikodu yaparak, olmayan bir şeyi varmış gibi hissiyatlarıyla konuşarak, gerçek gündemi çarpıtmaya çalışıyor. Türkiye’nin gerçek gündemi şudur, acılar, ölümler, savaş yaşanıyor ve Kürt sorununun çözümünden kaçamaz Sayın Başbakan” diye konuştu.
Başbakan çaresizdir
BDP olarak Kürt sorununun çözümü konusunda üzerlerine düşen sorumlulukları yapmakla mükellef olduklarını belirten Tuncel, ancak bu devasa sorunun sadece BDP’nin çabalarıyla çözülemeyeceğini ifade etti ve şöyle dedi: “Başından beri ifade ediyoruz, Meclis barış kararı almalıdır. Meclisin barış kararı alması için AKP’nin başta bu iradeyi göstermesi gerekir. Ama ne yazık ki, Kürt sorununu çözecek güçte ve cesarette görmüyoruz. Çünkü gücü ve cesareti olanlar cesur adımlar atarlar. Başbakan, beki kendi çaresizliğini, sıkışmışlığını BDP üzerinden atmaya çalışıyor ama gerçek şudur ki; Başbakan şu anda çok çaresizdir.”