•  Newroz'a katılanlara yönelik kötü muameleyi engelleyen üç avukatın gördüğü işkence, AYM kararına rağmen savcıyı aşamadı. Polislere takipsizlik verildi, avukatlara ise dava açıldı.

Polis, Urfa'da 2012'de kutlanan Newroz'da katılımcılara kötü mumelesini engellemeye çalışan avukatları darp ederek yere yatırıp kelepçeledi. Avukatlar, kendileri yapılanları yargıya taşıdı; dava, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) ihlal kararına rağmen zaman aşımına bırakıldı. 

Urfa Barosu tarafından gözlemci olarak görevlendirilen avukat Hidayet Enmek, Eyup Sabri Tinaş ve Mehmet Emin Uyguner, polise itidazda bulundukları için gözaltı aracında biber gazına maruz kaldı. Bunun üzerine avukatlar, polisler hakkında "İşkence ve kötü muamele" nedeniyle suç duyurusunda bulundu. Savcılık başvuruyu, "Kovuşturmaya yer yok" diyerek reddetti. Savcının kararına karşı yapılan itirazı karara bağlayan Anayasa Mahkemesi (AYM), 21 Nisan 2016'da "İşkence, eziyet ve insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine" hükmetti. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiğini belirten AYM, kararın bir örneğini de Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. 

Zaman aşımını kullandı

AYM kararının ardından 2016'dan beri devam eden yeni soruşturmanın sonucu avukatlara tebliğ edildi. Savcılık, AYM’nin kararına rağmen polislerin işlediği suçu bu kez de zaman aşımından takipsizlik kararı verdi. Savcılık, polis aracı ve hastanede kaydedilen kötü muamele görüntülerine ilişkin de "o ana ait görüntülerin olmadığı"na kanaat getirdi. İşkenceye ait delil elde edilemediğini öne süren savcılık, "Müştekilerin görevlilere doğrudan aktif bir direnme içinde oldukları kamera görüntülerinde sabit olduğu, ancak şüphelilerin müştekilere yumruk atmak suretiyle vurdukları, şüphelilerin bu nedenle şüpheli polis memurlarının sınırlı, ölçülü ve tutarlı güç kullanımını daha fazla zor kullandıkları anlaşılmakla, şüphelilere isnat edilen zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama suçunun cezalarının üst sınırı itibariyle 5237sayılı TCK'nin 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zaman aşımı süresine tabi oldukları, suç tarihinden sonra zaman aşımını kesen TCK'nin 67. yetkisinin aşılması suretiyle kasten yaralama suçundan zaman aşımı nedeniyle" diyerek, kovuşturmayı kapattı. 

Avukatlara ise ceza istedi

Polislerin şikayeti sonrası ise avukatlar hakkında "Devlet memuruna hakaret" ve "Görevi yaptırmamak için direnme" iddiasıyla açılan davanın karar duruşması, Urfa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülüyor. Avukatlardan Ali Arslan, "Dosyanın bu kadar sürümcemede bırakılması, dosyada herhangi bir işlem yapılmaması ile dosyanın zaman aşımına uğratılacağı belliydi. Bu karara karşı yeniden AYM'ye başvuracağız" dedi.

Cezasızlık politikası sürüyor

Avukatlara açılan davada ise geçtiğimiz duruşma savcılığın mütaala sunarak ceza talebinde bulunduğunu anımsatan Arslan, şunları söyledi: "Kolluk görevlilerinin tutanağı delil olarak esas alınıp ceza verilecektir. Temel mantık cezasızlık politikasıdır. Sanık koltuğunda devlet görevlilileri olduğu zaman farklı bir hukuk işliyor. Tamamen kolluğu koruyan, kollayan bir zihniyet söz konusu. Buna ilişkin AYM kararı dosyada olmasına rağmen bu karar görmezden gelindi." URFA