
Sincan Çocuk Cezaevi'nde 50 gardiyanın saldırısına uğrayan ve ardından İzmir'de sürgün edilen çocuklara yapılan akıl almaz işkenceler ailelerinin görüşünde ortaya çıktı. Aileler, "Çocuklarımızın hayatı tehlikede" dedi.
Pozantı Cezaevi'ndeki vahşetin ardından çocuklar çeşitli cezaevlerine sürgün edilmişti. Bu çocuklardan Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'ne götürülen Ferit Tay (17) ve Mahfuz Kutlu (17) 3 Aralık 2013 tarihinde Sincan Çocuk Cezaevi'ne sürgün edildi. Sürgün sırasında tutuklu arkadaşlarının darp edilmesine karşı çıkan çocuklar, yaklaşık 50 gardiyanın saldırısına uğradı. İşkenceye maruz kalan çocuklardan 12'si dördüncü kez sürgün edilerek Şakran Çocuk ve Gençlik Cezaevi'nde götürüldü. Aileleri ile görüşen çocuklar, işkenceyi anlattı.
Aç, susuz ve çıplak 2 gün
Mahfuz Kutlu'nun babası Raşit Kutlu, Mardin E Tipi kapalı cezaevinde Sincan Çocuk Cezaevi'ne sürgün sırasında Mahfuz ve Ferit Tay elleri ve ayakları bağlanarak işkence edildiğini ve çıplak vaziyete battaniyelere sarılarak ring aracına bindirilip götürüldüğünü söyledi. Baba Kutlu, "Sincan'da kaldığı süre içinde cezaevi yönetimi tarafından baskılar gün geçtikçe artmaktaydı. Hasta olan bir arkadaşları sayıma kalkmadığı için gardiyanlar tarafından öldüresiye dövülerek burnu ve çenesini kırmışlar. Baskı ve işkenceyi kabul etmedikleri için tüm çocuklarımıza saldırmışlar" diye konuştu.
Baba Kutlu, oğlunu gördüğündeki durumunu ise şöyle anlattı: "Gardiyan koğuşlarına gaz bombaları atarak çocuklara içkence yapmış. Cezaevi koridorlarında aç susuz ve çıplak 2 gün bekletmişler. Sincan'da tekrar işkence yapılarak Şakran Çocuk ve Gençlik Cezaevi'ne çıplak halde sürgün etmişler. Cezaevine oğlumun ziyaretine gittiğimde oğlum ve diğer arkadaşları yara bere içinde; kimisinin burnu, kimisinin eli ve dişleri kırılmıştı. Vücutlarının faklı yerlerinde sigara yanıkları mevcuttu. Tüm çocuklarda darp izlerini görebilirsiniz. Benim oğlumun sol başparmağı kırık, elini kaldıramıyor. Çocuğuma merhaba diyemedim elindeki yaradan dolayı. Oğlumun burnu kırık, iki dişi ve el parmaklarında kırıklar ve vücudunun değişik yerlerinde sigara yanıklarının izler var."
'72 saattir uyamadım'
Şakran Cezaev'nde müdür dahil yetkililerin baskısının yoğun olduğunu kaydeden baba Kutlu, "Cezaevinde halen baskılar devam etmekte. Çocuklarımızın durumları pek de iyi değil. 72 saattir ayaktayım, gözlerime iki saat uyku girmedi. Bu devletin bize ne hakkı var bunu yapmaya. Çocuklarımızı bizden koparıp Türkiye'nin en ücra cezaevlerine sürgün etmeleri bize zulüm etmekten başka bir şey değil" dedi.
'Hayatından endişe ediyorum'
Baba Kutlu intikam mantığıyl asaldırıldığını belirterek, Türk Başbakan'a seslendi: "Çocuklarımızın üzerindeki işkence son bulsun. Süresiz-dönüşümsüz açkılık grevine başlamışlar. Çocuklarımızın hayatı tehlikede."
'Demir coplarla dövmüşler'
Gardiyanlar tarafından darp edilen 17 yaşındaki Ferit Tay'ın annesi Fatma Tay da şunları aktardı: "Oğlumu işkenceyle Mardin Cezaevi'nden Sincan Cezaevi'ne oradan da işkenceyle Şakran Cezaevi'ne götürdüler. Oğlumu döverek dişini kırmışlar. Demir coplarla dövülmüş ve bacaklarında morluk ve yaralar vardı. Oğlum ve arkadaşlarının vücutlarında sigara yanıkları vardı. 4 saat boyunca burnundan kan gelmiş. Kürt oldukları için bu zülüm yapılıyor. AKP bakanların çocukları ayakkabı kutularında para çalıp saklıyorlar. Sen onlara bir şey demiyorsun. Bizim çocuklarımız insanca yaşamak istedikleri için onları cezaevlerine atıyorsun. Yetmiyormuş gibi dört duvar arasında işkence yapıyorsunuz. 72 saattir uyuyamıyorum, bir lokma ekmek ağzıma girmedi. Çocuklarımızın arkasındayız, utanılacak bir şey yapmamışlar. İnsanca yaşamak istedikleri ve Kürt oldukları için cezaevindeler."
VELAT ÖZER/DİHA/ŞIRNAK