
6 Kasım 2013 günü kardeşinin durumunu öğrenmek üzere Elazığ E Tipi Kapalı Cezaevi'ne giden Rahmi Duman’ın edinmiş olduğu bilgilere göre ise Zeki Duman'ın cezaevinde yaşanan hak ihlallerini protesto etmek amacıyla diğer mahkumlarla 3 dakikalık kapı vurma eylemine katıldığı; bunun üzerine 15 gardiyanın odalarına baskın yaptığı ve kendilerini ağır şekilde darp ettikleri belirtildi.
Zeki Duman’ın hastaneye gitmek istemesi üzerine aynı şiddetin Van Yüzüncü Yıl Araştırma Hastanesi'ne götürülürken ring aracında da devam ettiğini ve daha sonra Elazığ Elazığ Ruh Sinir Hastalıkları Hastanesine sevk edildiğini belirtildi.
'İntihara yönlendiriyorlar'
Cezaevindeki çocuk tutsaklara da dikkat çeken Üçer, şunları kaydetti: "Cezaevi İdaresi’nce; kamuoyunda taş atan çocuklar olarak bilinen çocuklar üzerinde sistematik bir şekilde psikolojik baskı oluşturduğu; tahrik, zorla suça itme ve intihara yönlendirme gibi olayların yaşandığı; bu kişilerden Ozan Büyükbaş, Mazlum Demir ve Ali Ertunç’un intihar girişiminde bulundukları bilinen gerçeklerdir. Yine Memduh Özdemir ve Rıdvan Turan koridorda 20 gardiyanın fiziki saldırısına uğramış; Şerafettin Demir, Murat Demir ve Zeki Turgut isimli mahkumlar ise sünger odada işkence görmüştür. 132 mahkuma kapı vurma ve Meclis İnsan Hakları Komisyonuna yazdıkları dilekçelerinden dolayı bir ile 3 ay arasında iletişim ve haberleşme cezası verildiği, yine aynı gerekçeyle 5 tutukluya 10’gün hücre cezası verildiği başka bir önemli husustur."
Yıldırma politikası
Cezaevi İdaresinin sistemli olarak mahkumlar üzerinde tahrik edici yaklaşımlarda bulunduğuna dikkati çeken Üçer, hastalananların tedavi hakkı ve aileleri ile iletişim hakkının engellendiğini, mahkumların disiplin cezaları ve sürgünlerle yıldırılmaya çalışıldığını ifade etti.
Ayrıca Van Cezaevindeki açlık grevinin 13 Kasım 2013 günü uzlaşma sonucu sona ermesine rağmen, 12 mahkumdan Serhat Karsu, Orhan Yakışır ve Mehmet Öztekin'e Bingöl M Tipi Kapalı Cezaevi'nden firar etmeleri ile ilgili olarak 20'şer günlük hücre cezası verildiğinin öğrenildiğini belirten Üçer, "Bu mahkumlardan Mehmet Öztekin'e 'siyasi doküman bulundurduğu' gerekçesiyle, 20 günlük hücre cezasının yanında, bir ay iletişim cezası verildi" dedi.
'Amacınız nedir'
BDP'li Üçer, Adalet Bakanı Ergin'e şu soruları yöneltti:
* Mahkum Zeki Duman’a hem odada hem de ring aracında yapılan darp ve işkencenin nasıl bir açıklaması olabilir? Bu konuyla ilgili sorumlular hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?
* Zeki Duman yapılan fiziki işkenceyi örtbas etmek amacıyla bilinçli olarak mı Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine Sevk edilmiştir? Mahkum aldığı darp sonucu travma mı geçirmiştir?Yoksa hastaneye gönderilerek yapılmış olan fiziksel işkencenin aynı zamanda psikolojik işkenceye dönüştürülmesi mi amaçlanmaktadır?
* Cezaevinde taş atan çocuklar olarak bilinen mahkumlara yapılan sistematik işkenceden haberdar mısınız? Bu konuda makamınıza ulaşan dilekçe mevcut mudur? Cezaevi Yönetimi ve İnfaz Koruma Memurlarının yapmış oldukları fiziki ve psikolojik işkenceyle ilgili herhangi bir idari ya da adli soruşturma yapılmış mıdır? Yapılmış ise sonucu nedir?
* Van Cezaevi'ndeki açlık grevi uzlaşmayla bitmişken; verilen hücre cezaları ve iletişim cezaları ile açlık grevinin gerekçesi olan uygulamanın tekrarı hangi amaçla izah edilebilir?
ANF/ANKARA
İaşe bedeline el konuluyor
BDP Grup Başkanvekili ve Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, cezaevlerinde bulunan mahkumlardan "iaşe bedeli" adı altında para istenmesi hakkında, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Buldan, önergede, cezaevlerinde bulunan mahkumlardan cezaevinde kaldıkları süre boyunca iaşe bedeli adı altında milyarları bulan paralar istendiğine vurgu yaparak, "Son zamanlarda ise mahkumlara aileleri tarafından ihtiyaçlarını karşılamaları için cezaevi idaresine yatırılan paralardan cezaevi idaresi tarafından, resen talep edilen iaşe bedelleri kesilmektedir" dedi. BDP'li Buldan'ın Bakan Ergin'den yanıtlamasını istediği sorular şöyle:
* Cezaevlerinin varlık nedeni ıslah etme ve caydırıcılığı sağlamaktır. Birçok çağdaş toplumlarda suçun yaptırımı olarak hapsetme yerine başka yöntemler uygulanmaktadır. Cezaevlerini dolayısıyla da hapsetmeyi suçla mücadelede bir yöntem olarak uygulayan ülkemizde, mahkumlara cezaevinde verilen yemek vs giderlerin talep edilmesi adalete ve hukuka uygun bir tavır değildir. Mahkumlardan talep edilen iaşe bedellerinin yasal dayanağı ve amacı nedir?
* Cezaevinde olan bu nedenle çalışıp para kazanamayan mahkumlardan talep edilen bu paraların ailelerinin cezaevi idaresine yatırdığı paralardan kesilmesinin yasal dayanağı nedir?
* İaşe bedeli olarak mahkumlardan tahsil edilen bu bedeller nereye/kime aktarılmakta ve ne amaçla kullanılmaktadır?
* Son 5 yılda cezaevlerine iaşe olarak harcanan bütçe ne kadardır?
* Son 5 yılda mahkumlardan iaşe bedeli olarak tahsil edilen rakam ne kadardır?