KCK İnançlar ve Halklar Komitesi, Ramazan ayının başlaması nedeniyle yayınladığı mesajda, İslam adına yapılan vahşet ve kıyımlara dikkate çekerek, Şii, Sünni ve diğer tüm farklı İslami inançlara sahip müminleri, İslam ve mezhepleri hakikatini yeniden tefekkür etmeye çağırdı.
KCK İnançlar ve Halklar Komitesi, bugün başlayan Ramazan ayı dolayısıyla yazılı açıklamada bulundu. Özellikle İslam adına ağır insanlık suçları işleyen Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) vahşetine dikkat çeken komite, mezhep çatışmalarına da vurgu yaptı. Açıklamada, İslam dini ve mezheplerine “mal edilmeye çalışılan bu kıyım ve katliamlara karşı etkin mücadele etmenin en temel yolunun İslam gerçeğini yeniden ve kaynağından anlamaya çalışmak” olduğunu belirtti.

Katledilen İslam dini ve insanlık

İslam dininin, Ramazan ayında müminleri her türlü şiddet ve kan dökmekten men ettiğini hatırlatılan KCK açıklamasında, ‘’Irak ve Suriye başta olmak üzere, bölgemizde yaşanan büyük şiddet ve terör ortamında girmiş olmaktan büyük üzüntü duyuyoruz. İslam dini ve mezheplerinin istismar edilerek bu insanlık dışı terör ve vahşete alet edilmesini kınıyoruz. Yaşanan vahşet düzeyindeki terör asla ne İslam’la ne de insanlıkla bağdaştırılabilir. Aksine burada acımasızca katledilen İslam dini ve insanlıktır’’ diye belirtildi.

İslam gerçekleriyle bağdaşmıyor

Ortadoğu’daki din, mezhep ve kültürel farklılıkların bir kez daha küresel ve bölgesel güç odaklarının siyasi ve ekonomik çıkar çatışmalarının örtüsü olarak kullanıldığına dikkat çeken komite, kendi çıkarları uğruna milyonlarca Şii ve Sünni Müslüman’ı birbirlerine karşı savaştırdığını vurguladı. Bu çatışmanın İslam gerçeğiyle bağdaşmadığının altını çizen KCK İnançlar ve Halklar Komitesi şu hususa dikkat çekti: ‘’Oysa gerçekte Şiilik ve Sünnilik birbirlerinin karşıtı olarak ortaya çıkmamış, İslam gerçeğinin iki farklı telakkisi olarak doğmuştur. Ortaya çıktığı ilk dönemlerde her iki mezhep de İslam’ı devlet ve iktidar amaçları doğrultusunda istismar eden Emevi ve Abbasilere karşı oluşmuş ve kurumsallaşmıştır. Her iki mezhebe mensup büyük alimler bu iktidar odaklarının yozlaşmış egemenlik sistemlerine karşı birlikte ve omuz omuza mücadele etmişlerdir.’’
Açıklamada, bazı iktidar odaklarının kirli ilişkilerine rağmen Kürdistan halkının bu kanlı kıyımın içerisine girmemesinin din alimlerinin geliştirdiği Demokratik İslam anlayışı sonucu olduğu vurgulandı.

Kıyıma karşı mücadele çağrısı

Din istismarcılarına karşı farklı inanç ve kültürlerin birliğiyle büyüyen Rojava devrimini örnek veren KCK İnançlar ve Halklar Komitesi, İslam kıyımına karşı şu çağrıda bulundu: ‘’Irak ve Suriye başta olmak üzere bölgemizde yaşanan ve İslam diniyle mezheplerine mal edilmeye çalışılan bu kıyım ve katliamlara karşı etkin mücadele etmenin en temel yolu İslam gerçeğini yeniden ve kaynağından anlamaya çalışmak olacaktır. Mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Şii, Sünni ve diğer tüm farklı İslami telakkileri paylaşan müminleri, İslam ve mezhepleri hakikatini yeniden tefekkür etmeye çağırıyor, bir kez daha ibadetlerinin kabulünü Yüce Allah’tan niyaz ediyoruz.”

ANF/BEHDİNAN