Türk devlet bankalarının 11 milyar TL’lik sermaye ihtiyacı için kullanılan İşsizlik Fonu’nun portföy değeri 2019’da reel olarak yüzde 7.8 oranında azaldı.
İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işverenlere yapılan teşvik ve destek ödemeleri, işsizlere yapılan ödemeleri 2019’da da geçti. İşkur verilerine göre, 2019’da fondan patronlara teşvik ve destek olarak yapılan ödemeler bir önceki yıla göre yüzde 45 artarak 26 milyar TL’ye ulaşırken, işsizlere yapılan ödemeler 10 milyar TL’de kaldı. Kriz nedeniyle artan kısa çalışma ve ücret garanti fonu ödemeleri ile yarım çalışma ödemeleri de eklendiğinde rakam 10.4 TL oldu.
Fonun bütçe fazlası 2019’da bir önceki yıla göre yüzde 64.2 oranında azalarak 10.9 milyar TL’den 3.9 milyar TL’ye geriledi. Fonun toplam varlığı bu dönemde nominal olarak yüzde 3.1’lik artışla 131.5 milyar TL’ye yükseldi ancak yüzde 11.8’lik enflasyon düşüldüğünde fon reel olarak yüzde 7.8 oranında değer kaybetti. Cumhuriyet’ten Emre Deveci’ye konuşan ekonomist Haluk Bürümcekçi’ye göre, fon varlığının reel olarak gerilemesinde, artan işsizlik sigortası ödemeleri ile işverenlere yapılan teşvik ödemelerinin yanı sıra yüzde 94’lük büyük ağırlıkla devlet tahvilinde değerlendirilen fon varlığının son dönemde kamu bankalarının düşük faizli sermaye benzeri tahvil ihraçları gibi daha verimsiz yatırımlara yönlendirilmesi de etkili oldu.
Kriz döneminde kredi artışı yükünü sırtlanan ve hükümete yakın şirketlere düşük faizli kredi verdiği gerekçesiyle eleştirilen kamu bankaları, Eylül 2018’de tahvil faizleri yüzde 20’lerde iken yüzde 9’luk faizle sermaye benzeri tahvil ihraç etmişti. İşsizlik Fonu, elinde tuttuğu Hazine tahvillerinin satarak kamu bankalarına düşük faizli 11 milyar TL’lik kaynak sağlamıştı. Nitekim, fonun faiz geliri 2019’da sadece yüzde 11.4 artarak 16.8 milyar TL’de kaldı.
Konkordato ve iflaslar
Kriz nedeniyle artan konkordato ve iflaslar, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yapılan Ücret Garanti Fonu ödemeleri de ciddi oranda artırdı. 2017’de 25 milyon TL, 2018’de 81 milyon TL olan Ücret Garanti Fonu ödemeleri, 2019’da 157 milyon TL’ye sıçradı. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek 1. maddesine göre; işverenin, konkordato ilan etmesi, iflası veya iflasın ertelenmesi yüzünden ödeme güçlüğüne düştüğünde, çalışanlarının ödenmeyen üç aylık ücret alacakları Ücret Garanti Fonu’ndan ödeniyor.
ANKARA
Saray’a bütçe yetmedi
Bütçe 26 yıl sonra ilk kez faiz dışı açık verdi. 2019’da faiz dışı açık 23.7 milyar, faiz gideri 100 milyar TL oldu. Örtülü ödenekten 2 milyar 73 milyon lira harcandı.
Hükümetin sınır tanımayan harcamaları nedeniyle bütçe 2019’da 123.7 milyar lira açık verdi. 80.6 milyar lira olan ilk açık hedefini Yeni Ekonomi Programı ile 125 milyar liraya çıkaran hükümet, Merkez Bankası’ndan (TCMB) Hazine’ye aktarılan 42 milyar liralık “ihtiyat akçesi” ile rahatladı. TCMB’den kaynak olmasa açık 166 milyar liraya çıkarak bu yılki hedef olan 138.9 milyar lirayı da yılın başında aşacaktı.
Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre bol keseden harcayan hükümet, birçok kalemde başlangıç ödeneklerini fazlasıyla aştı. Bütçe 1993’ten bu yana ise ilk kez faiz dışı açık verdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2019 yılının aralık ve ocak-aralık dönemi bütçe uygulama sonuçlarında ortaya çıkan sonuçlar şöyle: Aralık 2018’de 18.3 milyar TL olan bütçe açığı, Aralık 2019’da 30.8 milyar TL’ye çıktı. Aralık 2018’de 16.2 milyar TL faiz dışı açık verilmişken, Aralık 2019’da 26.6 milyar TL faiz dışı açık verildi. Aralık’ta bütçe gelirleri bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9.1 oranında artarak 73.3 milyar TL oldu. Bütçe giderleri yüzde 21.8 artarak 104.1 milyar TL’ye çıktı. Aralık’ta vergi gelirleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 31.3 artarak 60.1 milyar TL, faiz hariç bütçe giderleri yüzde 19.8 artarak 99.9 milyar TL oldu. Bütçe 2018’de 1.1 milyar TL faiz dışı fazla verilirken, 2019’da 23.8 milyar TL faiz dışı açık oluştu.
2019’da bütçe gelirleri 2018’e göre yüzde 15.5 artarak 875.8 milyar TL oldu. Bütçe giderleri yüzde 20.3 artarak 999.5 milyar TL’ye çıktı. Hükümet sürekli faizden şikâyet ederken, geçen yıl bütçeden faize giden para 99.9 milyar liraya ulaştı.
SGK’de dev zarar
SGK’nin görev zararı 83.2 milyar liraya çıktı. SGK’ye 114 milyar lira da Hazine yardımı yapıldı. Ziraat Bankası’nın görev zararı 3.2 milyar lira, Eximbank’ın 65.1 milyon lira, Halk Bankası’nın 1.9 milyar lira oldu.
Örtülü 2 milyar harcama
- Cumhurbaşkanlığı’nın kullanımında bulunan ve nereye harcandığı gizli tutulan “örtülü ödenekten” 2019’da yapılan toplam harcama 2018’i katlayarak 2 milyar 73 milyon liraya ulaştı.
- Cumhurbaşkanlığı’nın giderleri bütçe başlangıç ödeneği olan 2.8 milyar lirayı aşarak 3.9 milyar liraya çıktı.
- Dev bütçesi ile birçok bakanlığı geride bırakan, hükümetin yeni yeni birçok görevler verdiği Diyanet İşleri Başkanlığı geçen yıl 10.2 milyar lira harcadı. Diyanet’in başlangıç ödeneği 10.4 milyar liraydı.
- Kiralamalar için de bütçeden geçen yıl toplam 1.5 milyar lira çıktı. Kiralanan taşıtlara 424.1 milyon lira ödendi. Kiralanan binalara da 494.8 milyon lira kira ödemesi yapıldı.
- Temsil ve tanıtma harcamaları için toplam 159.2 milyon lira ödeme yapıldı.
- Kar amacı gütmeyen kuruluşlara yapılan transferler 3.3 milyar lira olan başlangıç ödeneğini aşarak 5.7 milyar liraya çıktı. Hanehalkına yapılan transferler de 53.1 milyar liralık başlangıç ödeneğini aşarak 54.2 milyar lira oldu. Hanehalkına yapılan “diğer” transferler ise 6.8 milyar liraya ulaştı.
‘Batık kredi’ endişesi
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, geçen hafta Türk bankalarının 2020 yılı sonu itibarıyla batık kredi oranlarında yüzde 7-8’e çıkacağını açıkladı. Kasım 2019 itibarıyla yüzde 5,23 olarak gerçekleşen batık kredi oranı, böylelikle 2008 krizi seviyelerine ulaşmış oldu. Aralık 2019 itibarıyla Türk bankalarındaki toplam kredi hacmi ise 2,5 trilyon TL civarında. Fitch’in öngörüsünün gerçekleşmesi halinde 2020 sonuna kadar yaklaşık 200 milyar TL’lik kredi borcu ‘batık’ yani ödenemez hale gelecek. Bir yanda borçlarını ödeyemediği için iflas eden on binlerce şirket, diğer yanda bankaların bozulan bilançoları sorunu büyürken, hükümetin 2020’de bu konuda atacağı adımlar merak konusu.
DW Türkçe’den Aram Ekin Duran, batık kredi sorununu derledi.
‘Batık kredi’ nedir?
Vadesi gelmiş olmasına rağmen borçlu tarafından ödenmeyen, takibe alınmış, borçluya ödemesi için bildirimde bulunulmuş olmasına rağmen ödenmeyen kredilere geri dönmeyen krediler (NPL) ya da bir başka deyişle ‘batık kredi’ deniyor. Bankalar ortalama iki veya üç yıl içerisinde tahsil edemedikleri alacaklarını varlık yönetim şirketlerine devreder. Türkiye’nin son açıklanan 2019 üçüncü çeyrek verilerine göre bir yıl içinde ülke içinde üretilen tüm mal ve hizmetlerin değeri kabaca 1 trilyon TL olarak gerçekleşti. Dolayısıyla 2020 sonunda batık kredilerin toplam kredilere oranının yüzde 7-8’lere çıkması halinde, GSYH’nin beşte biri kadar bir miktar kredi batmış olacak. Gerek yurt içindeki durgun talep gerekse ihracatta ciddi bir ilerleme olmaması, şirket borçlarının ve özellikle batık kredi miktarının yakın gelecekte daha da artacağına işaret ediyor.
Miktarı ne kadar?
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, batık kredilerin toplamı Kasım 2018-Kasım 2019 arasındaki son bir yılda yüzde 41 artarken, batan kredi miktarı ise 142 milyar TL’ye ulaştı. Batık KOBİ kredisi miktarı ise son bir yılda yüzde 50 arttı. Batık KOBİ kredileri, Kasım 2019 itibarıyla 60 milyar 382 milyon TL’ye çıktı. Takipteki KOBİ sayısı ise 337 bin 210’a ulaştı. CHP Meclis Grubu’nun hazırladığı rapora göre, yalnızca şirketler değil, gelir dengesi bozulan vatandaş da kredi çekerek geçimini sağlamaya çalışıyor. Vatandaşların bankalara ve finansman şirketlerine olan tüketici kredisi ve kredi kartı borçları büyük bir hızla artıyor. Raporda tüketici ve kredi kartı borçlarının 1 Ocak-22 Kasım 2019 tarihleri arasında toplam 51,3 milyar lira artarak 569,5 milyar lirayla yeni bir rekor kırdığı vurgulandı.
Bir yılda kaç şirket iflas etti?
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) verilerine göre, Türkiye’de sadece 2019’da 114 bin 977 esnaf iflas bayrağını çekti. Son 9 yılın en yüksek rakamına ulaşan iflaslar, 2018 yılına göre yüzde 8,2 artmış oldu. DW Türkçe’ye konuşan 77 bin üyeli Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (BESOB) Başkanı Akif Tak, “Türkiye genelinde yaklaşık 600 bin esnaf ve sanatkar, kredi kullanarak işlerini yürütmeye çalışıyor. Esnaf ve sanatkarlara 2020’de destek verilmesini bekliyoruz” diyor.
Bankacılık sektörü tehlikede mi?
BDDK verilerine göre bankacılık sektörünün Ocak-Kasım net kârı geçen yıl aynı döneme göre yüzde 8 düşüşle 46,61 milyar lira oldu. Bankacılık sektörünün toplam kredileri ise Kasım sonu itibarıyla 2,6 trilyon lira oldu. Bankacılık sektöründe öz kaynaklar ile risk ağırlıklı varlıkların oranını ifade eden “sermaye yeterlilik rasyosu” ise kasım sonu itibarıyla yüzde 19 olarak kaydedildi. Dolayısıyla mevcut durumda yüzde 5,23’lük batık kredi oranı, kısa vadede bankalar için bir risk yaratmıyor. Ancak reel durumda batık kredi oranının çok daha fazla olduğu belirtiliyor.
Merkez faizi indirdi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, yüzde 12 olan politika faizini 0,75 puan düşürerek yüzde 11,25’e çekti.
TCMB, yılın ilk toplantısında faiz indirimine gitti. TCMB Para Politikası Kurulu, politika faizini 0,75 puan düşürerek yüzde 11,25’e çekti. TCMB böylece son beş toplantıda faizi 12.75 puan indirdi.
Metal’de grev kararı
Türk Metal Sendikası, MESS’in 3 yıllık sözleşme, düşük zam, esnek çalışma ve güvencesizlik dayatmalarına karşı dün itibariyle grev kararı aldıklarını açıkladı.
Metal iş kolunda üç sendikada üye 130 bin işçiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmesi (TİS) sürecinde uyuşmazlık süreci sonuçlandı. TİS görüşmelerinde işverenin yüzde 8 zam teklifi kabul edilmedi.
Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, Türk Metal Sanayicileri Sendikası’nın (MESS) 3 yıllık sözleşme, düşük zam, esnek çalışma ve güvencesizlik dayatmalarına karşı dün itvibarıyla grev kararı aldıklarını açıkladı.