Mezopotamya Sinema Kolektifi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen İstanbul Kürt Film Festivali sona erdi. Festival kapsamında 34 yapım izleyiciyle buluştu. Kürt filmlerine ilginin yoğun olduğu festivalin kapanışında Leyla Güven’in eylemi selamlandı.

Festival koordinatörü yönetmen Adar Taş bu yıl ilki düzenlenen İstanbul Kürt Film Festivali’nin hem keyifli hem zorlu geçtiğini belirtti. Yeni Yaşam Gazetesi’nden Neğşirvan Güner’e konuşan Taş, “Hazırlık sürecinden tutun son güne kadar her şey kolektif bir çalışmanın ürünü. İstanbul’da ilk olmasından dolayı da çok güzel tepkiler aldık. Bu işe koyulduğumuz zaman açıkça söylemek gerekirse biraz tereddütlüydük. Nasıl geçer, kaç kişi gelir, nasıl biter gibi sorular vardı aklımızda” dedi.

Çok iyi geçti

Basının ilgisi, izleyicilerin tepkisinin olumlu olduğunu söyleyen Taş şöyle konuştu: “Yönetmen izleyici buluşmaları oldu. Yine bu bağlamda alan açıldı insanlara, sinema takipçileri ve Kürt film takipçileri için çok keyfli geçtiğine şahit olduk” dedi. Bu festivali iki yıldır yapmak istediklerini de belirten Taş, “Bu ilki gerçekleştirmiş olmanın verdiği bir özgüven var. En azından neyin ne olduğunu gördük ve bu anlamda birinci diyorsak bunun aslında bir mesajı var. İkincileri, üçüncüleri, onuncuları yapmak istiyoruz” dedi. Taş, son olarak festivale gelen, takip eden, destekleyen, kendileriyle birlikte dayanışma gösteren herkese teşekkür etti.

Temenim festivalin devam etmesi

Kürtçeyi anlasa da konuşamayan ve bu yüzden iki işi aynı anda yapamaz hâle gelen bir adamı konu alan trajikomik olan, yönetmenliğini Ali Kemal Çınar’ın yaptığı “Arada” (Di Navberê De) filmi de son gün izleyiciyle buluştu. Festivalin ilk olması ve Kürt filmlerinin bir arada seyircisiyle buluştuğunu ifade eden yönetmen Ali Kemal Çınar, “Çok önemli bir festival, umarım devamı gelir. Bizim festivaller genelde iyi başlar, biraz düşer sonrasında ise kaybolur, umarım bu sürekli devam eder. Çok daha fazla sayısını görürüz. Çünkü Kürt filmlerinin bir arada olması ve Kürt sinema izleyicisinin bunları bir arada görmesi çok güzel bir şey. Tek temenim festivalin devamının gelmesi” dedi.

‘Ax û Welat’

Tutuklu Kürt gazeteci-yönetmen Hicran Urun ile Zana Kibar’ın beraber yönettiği, Sur ilçesinin tarihi geçmişini ve 2015’te kent çatışmalarının başlamasıyla, savaşın şiddetlenmesinden dolayı yaşanan zorunlu göçü, bu sürecin insanlar üzerinde bıraktığı etkiyi, mekanların tahrip edilmesini, tanıklarıyla anlatan ‘Ax û Welat’ (Ülke ve Toprak) belgeselinin gösterimi de yapıldı.

Kürt gazeteci-yönetmen Hicran Urun ise tutuklu olduğunu için gösterime katılamadı. Yönetmen Kibar ise bu çalışmayla Kürt kentlerinde yaşanlara ayna tutmak istediklerini söyledi.

Kibar, “Yaşanan yıkımın ve katliamların unutulmamasını istiyoruz” dedi.

Bu bir tanıklık filmiydi

Sur ve Cizre gibi kentlerde yaşanan yıkımın genç bir şairin gözünden anlatıldığı, yönetmenliğini Özcan Alper’in üstlendiği, ‘Yıkıntılar Arasında’ filmi de izleyiciyle buluştu. Alper, kısa animasyon filmin senaryosunu Murat Özyaşar ile beraber kaleme almış. Gösterim sonrası gazetemize konuşan Murat Özyaşar, “Bu bir tanıklık filmiydi. Bu tanıklığın anlatılması önemliydi. Böyle zor bir zamanda böyle bir festivalin olması mutluluk verici” dedi.

 

İSTANBUL