HDP 4. Büyük Olağan Kongresi, 30 binden fazla kişinin katıldığı büyük bir coşkuyla Ankara Spor Salonu’nda yapıldı. ‘Geleceğe Yürüyoruz’ şiarıyla gerçekleştirilen kongrede,  eşbaşkanlığı Mithat Sancar ve Pervin Buldan’ın seçildi.

18 bin kayıtlı delegesi olan HDP, “kaybettiren ve kazandıran” konumdan çıkıp erken seçim çağrısına uygun bir yenilenme hedefiyle yeni dönem Parti Meclisi, Merkez Disiplin Kurulu ve Uzlaştırma Kurulu’nun yedek ve asil üyelerini belirledi.

HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar, Soçi, Astana ve Amerika’da mutabakat peşinde koşanlara, “İmralı’nın kapılarını açın ki barışın yolu sonuna kadar açılsın. Gelin Dolmabahçe Mutabakatı’yla başlayalım” diye seslendi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) 4. Olağan Kongresi, dün Ankara Spor Salonu’nda (Arena) gerçekleştirildi. Sabah erken saatlerinden itibaren yurttaşlar Kongre salonunda önünde toplanmaya başladı. Kongre için 600’ü büyük otobüs olmak üzere yüzlerce araçla Ankara’ya gelindi. 30 binde fazla kişinin katıldığı kongreye, mevcut salon dar geldi. Üç ayrı noktada polis araması yapılırken alana çanta, güç kaynağı, şarj aleti gibi eşyalar alınmadı. Kürt illerinden ve Türkiye’nin birçok bölgesinden kongreye yoğun katılım gösteren kadınlar sarı, kırmızı, yeşil renkli ulusal kıyafetleriyle salonu renklendirdi.

Saygı duruşu, divam seçimi, açılış konuşmaları ve mesajların ardından mevcut eşbaşkanlar konuştu.

Temelli: Halkın hizmetindeyim

   

Görevi Mithat Sancar’a devreden Sezai Temelli, veda konuşması yaptı. Her türlü baskı ve engellemeye karşın salonu doldurunları selamlayarak, şunları söyledi: “Bu coşku bu heyecan ulaşması gereken her yere çoktan ulaşmıştır. İnanın ki sizin bu coşkunuz İmralı’ya ulaşmıştır, Öcalan’a ulaşmıştır.

Büyük bir direniş ile geçirdiğimiz bu yıllarda gördük devlet ve iktidar Kürt halkına geri adım atmadı, attıramayacak. 21. yüzyıl Kürtlerin yüzyılı olacak.

İki yıl önce çöktürülmek istenen bir HDP vardı, şimdi sizler sayesinde seçenek yaratan bir HDP var. İki yıl önce başladığımız bu yolda ben Sezai Temelli idim, sizler sayesinde Heval Sezai oldum. bu onurlu halkın hizmetinde olmaya devam edeceğim. Buna hiç kimse engel olamayacak.”

Buldan: Yönetmeye geliyoruz

   

Eşbaşkan Pervin Buldan, salonu dolduran on binleri Kürtçe ve Türkçe selamladı. Şehitleri, Öcalan’ı ve rehin tutulan siyasetçileri selamlayan Buldan, “Büyük insanlık yürüyüşümüz var. HDP’yi duymayanlar işte bu salondan yükselen barış seslerini duysun, değişimin sesini duysun. HDP’yi görmeyenler işte bu demokrasi salonuna baksın. Engellenemeyen halk iradesini görsün” dedi.

Tekçi iktidarla hem sandıkta mücadele ettiklerini hem de meydanlarda, alanlarda direndikleri kaydeden Buldan, şöyle devam etti: “AKP-MHP çözümsüzlük ittifakı Türkiye ve Ortadoğu halklarının geleceğini İmralı’da 13 metrekareye sıkıştırarak karartmak isterken, Sayın Öcalan ise 13 metrekarede tüm bu kadim toprakların kaderini değiştirecek yüzyılın barış ve demokratik çözüm projesini geliştirdi. Sayın Öcalan, ‘Sadece halklarımızı değil, bütün bölgeyi ve insanlığı demokrasi güneşi altında toplamak bizim kendi ellerimizdedir’ demişti. İşte, bu çözüm ve barış iradesinden korktukları için iktidar masayı devirdi. Barışla yaşayabileceğimiz bu toprakları ölüm coğrafyasına dönüştürdüler. Halklarımıza ağır bedeller ödettiler.

Ne yaparlarsa yapsınlar; Kürtler seçmeye de kendi kentlerini yönetmeye de devam edecektir. Sadece kentleri değil, bizler, artık bu ülkeyi yöneteceğiz ve yönetmeye geliyoruz, diyoruz. Halkımız darağaçlarında, katliamlarda, zindan vahşetlerinde diz çökmedi. Bundan sonra da asla diz çökmeyecektir.

Demokrasi ve hukuk mücadelesiyle, tecrit mücadelesini birleştirdiğimizde bu çözümsüzlük siyaseti mutlaka aşılacaktır.

Kürt halkı, kendisine dayatılan statüsüzlüğü tarih boyunca kabul etmedi, bundan sonra da kabul etmeyecektir. Şunu iyi bilsinler ki; biz bu topraklara başka yerlerden gelmedik. Tarih öncesi de buradaydık tarih sonrası da. Dilimizle, kültürümüzle hep burada olmaya devam edeceğiz.

Buradan; demokrasiden, adaletten, toplumsal barıştan, birlikte yaşamdan, emekten yana olan, geleceği dair sözü olan herkesi, iktidar dışındaki tüm siyasi partileri demokrasi ittifakına davet ediyoruz. Bu aynı zamanda demokrasiye, demokratik uzlaşıya bir davettir. Toplumsal dayanışmamız, acıda ve sevinçte birleşmemiz, ortak gelecek hedefinde bütünleşmemiz demokrasi ittifakının en güçlü zemini ve toplumsal dayanağıdır.

   

Mevcutla yetinmeyeceğiz

Büyük değişimin eşiğindeyiz. Ülkeyi her yönüyle çökerten bu iktidardan hep birlikte kurtulacağız. Hiç kimse umutsuzluğa ve karamsarlığa kapılmamalıdır. Bizler büyüye büyüye geleceğiz. Onlar ise bölüne bölüne gidecekler. Bunların çıkar ve rant ortaklığı dağılacaktır. Gidecekleri yer ise görkemli sarayları değil, halka hesap verecekleri adalet sarayları olacaktır. 18 yıllık AKP artık siyasetin ve toplumun değil, tarihin konusu olacaktır.

Hedeflerimizi, ilkelerimizi yerellerden başlayarak en güçlü bir biçimde örgütleyeceğiz. Mevcut siyasi ve örgütsel kabuğumuzla yetinmeyeceğiz, daha yeni mücadele zeminleri ile genişleyeceğiz, ittifaklarımızı daha da büyüteceğiz. Sistemin ötekileştirdiği her kesimi HDP’de buluşturacağız. Genişleyen, büyüyen bir HDP’yi demokratik siyasetin merkezi, oradan da demokratik iktidarın kurucu öznesi yapacağız.

Sancar: İnşa zamanıdır

HDP’nin yeni Eşbaşkanı Mithat Sancar, kongreye katılanları Kürtçe, Arapça ve Türkçe selamlayarak, “Türkiye’nin, Kürdistan’ın en ücra köşesinden buraya, baskılara aldırmadan geldiniz. Buraya cesareti, umudu getirdiniz. Bütün ülkeye, bütün bölgeye cesaretin ve umudun tanımını yaparak geldiniz, bunu anlatarak geldiniz” dedi.

“HDP en başta umudun partisidir” diyen Sancar, şöyle devam etti: “Direnmek zorunda kalan Kürtlerin, Türklerin, yoksulların, emekçilerin partisiyiz ama artık şunu da çok açık ve yüksek sesle söyleyeceğiz; şimdi inşa zamanıdır. Kazandıklarımızı inşa edeceğiz. Bu inşanın temeline demokrasi, özgürlük ve barış koyacağız. HDP inşa yolundadır ve bunu başaracaktır.

Demokrasi ve barış isteyenler

 Bu kadar ağır bir zulüm varken şimdi el ele tutuşmak ve birlikteliği büyütmek güçleri çoğaltmak gerekiyor. Demokrasi barış ve adalet isteyen herkese çağrımız var. Son yıllarda büyük yaralar açıldı. Bu yaraları saracak iradeyi ortaya koyalım. Haksızlıkları giderecek bir yol planı üzerinde çalışalım. Herkese yapıyoruz bu çağrıyı.

 Talan iktidarları da yalan iktidarları da kandan, savaştan beslenir. Şimdi kanı durdurmak büyük barışı kurma zamanıdır. Biz HDP olarak tekrar yapmaya devam edeceğimizi ilan ediyoruz ama daha anlaşılır ve daha güçlü bir şekilde söylüyoruz. Barış için ne yapılması gerekiyorsa yapmaya hazırız. Barış için kim bir milim adım atıyorsa, biz kilometrelerce gitmeye hazırız. Bu barışı kuracağız fakat nasıl kuracağımızı da bütün toplumla müzakere ederek, belirleyeceğiz. Müzakerenin adresi bizatihi toplumun kendisidir.

Yolun ışığı Öcalan

 İmralı’nın kapılarını açın ki barışın yolu sonuna kadar açılsın. Barış isteyen herkes samimiyetle şuna inansın, barışın yolu açılacaksa, Öcalan mutlaka ve mutlaka bu yolun ışığı olacaktır. O nedenle diyoruz tecrit sadece bizim meselemiz, sadece hukuk meselesi değil, barışının meselesidir. Gelin Meclis’i barış çalışmalarının odağına koyalım. Barış olmadan huzur olmaz, refah olmaz, demokrasi olmaz.

Dolmabahçe Mutabakatı var

 Büyük barışın merkezi bu topraklardır, kaynağı burasıdır. Buradan mutabakatları Astana’da, Soçi’de arayanlara da sesleniyoruz. Mutabakat orada aranmaz. Size hiçbir şey vermez. Tam tersine bu ülkeye ve bu bölgeye daha çok kaos ve kan getirir. Mutabakat arıyorsanız, işte Dolmabahçe Mutabakatı. Onunla yürüyelim. Yok diyorsanız yeni mutabakat yapalım. Soçi’de Astana’da değil, Beyaz Saray’da değil, Şam’da, Qamişlo’da Ankara’da yapalım. Halkların barışını bu topraklarda sağlayalım.

Bütün engelleri kaldıracağız

Bundan sonrası için şiarımızı ‘Geleceğe Yürüyüş’ olarak belirledik. Geleceğe yürüyoruz, önümüze çıkan bütün engelleri kaldıracağız. Türkiye’nin demokratlarıyla birlikte yöneteceğiz. Buna inancımız, birikimimiz, gücümüz var. Bu yol iktidar değil, ülkeyi adil yönetmenin yoludur. Türkiye’yi yönetmeye aday bir HDP’nin hedefi herkesin özgür olduğu bir ülke, herkesin eşit olduğu bir toplum, herkesin onuru ile yaşadığı demokratik bir cumhuriyettir. Türkiye’nin demokrasiden, adaletten ve barıştan yana bütün güçleriyle yürütmeye hazırız.

Eşitlik yoksa kardeşlik olmaz 

Kardeşliğin ön şartı, herkesin özgür olması, herkesin eşit olması. Özgürlüğün ve eşitliğin olmadığı bir yerde kardeşlik olmaz. O nedenle özgürlük, eşitlik için mücadele aynı zamanda halkların kardeşliği için mücadeledir. Eğer şiddet bir ülkede ortaya çıkmışsa, bunun sebeplerini görmeden, ortadan kaldırmadan, gerçekten şiddete karşı mücadele etmek, şiddeti bitirmek mümkün değil. Mutlaka şartları samimiyetle görmeli sonra şiddeti demokratik yöntemlerle bitirecek, ülkeyi barışa ve özgürlüğe taşıyacak adımları hep birlikte atabiliriz. Çözümün demokratik siyaset olduğundan en ufak şüphe duymuyoruz. Çözüm özgür ifade de, toplumsal müzakerededir. Gelin hep birlikte el ele verelim, sorunları birlikte görelim. Çözümü birlikte tartışalım.

   

Yeni dönem kadroları

Konuşmaların ardından Mutubakat Komisyonu’nun geniş katılımlı ve uzun tartışmaların ardından hazırladığı tek listeyle seçime gidildi. Mithat Sancar ve Pervin Buldan, eşbaşkanlığa seçilirken 150 kişilik parti organlarının asil ve yedek üyeleri de belirlendi.

 

ANKARA

 
 

Yüksekdağ ve Demirtaş’tan mesaj

 

HDP eski Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, kongreye gönderdiği ortak mesajlarında, HDP’yi Nuh’un Gemisi’ne benzeterek, “Bu gemi şimdi, yeryüzünün bütün renklerini bağrında taşıyan yolcularıyla birlikte yeni yaşamı kurmak üzere ağır ağır yanaşıyor limana” dedi.

 Türk hükümetin rehin tuttuğu Yüksekdağ ve Demirtaş, ortak mesaj gönderdi. “Yolun açık, rüzgarın bol olsun Halkların Demokratik Partisi!” başlıklı mesajda şunlar ifade edildi: “Kaotik bir ortamda bütün ışıltısıyla yeşerdi HDP’nin görkemli ağacı. Her bir dalında farklı bir sesin, farklı bir rengin tınısı, her bir yaprağında umudun, direnişin, zaferin müjdesi. Kasırganın, selin, tufanın ortasında ayakta kalmış bir ‘NUH’UN GEMİSİ’. Bu gemi şimdi, yeryüzünün bütün renklerini bağrında taşıyan yolcularıyla birlikte yeni yaşamı kurmak üzere ağır ağır yanaşıyor limana.

Biliyoruz, yolculuk çok çetin geçti, gemimiz ağır darbeler aldı. Kaptanlarımız tutuklandı, deneyimli mürettebatımızla birlikte. Ama bilmezler ki her bir yolcusu birbirinden dirençli, her biri birbirinden kuvvetli bu geminin. Ne kaptan köşkü boş kaldı ne de makine dairesi. Milyonları durdurmaya gücü yetmeyen Nemrut’un partisi daha şimdiden üç parçaya bölündü ama NUH’UN GEMİSİ dimdik ayakta yek vücut bir şekilde menziline süzülüyor kararlılıkla.

Bu gemiyi inşa edene de yürütene de aşk olsun. Bu uğurda toprağa düşene de esir düşene de selam olsun. Bu gemi limana varacak demiştik, evvel Allah sözümüz söz olsun. Şimdi hedef halkın iktidarını kurmaktır artık, hepimizin yolu açık olsun.

Zindandayız şimdi, ama bilin ki yüreğimiz yangın yeri. Biz direnmeyi sizden öğrendik gençler. Dik durmayı sizlerden kadınlar, analar. Umudu gözlerinizde gördük, isyan seslerinin yankılandığı meydanlarda. İlle de sevdik sizi ve çok çok özledik hepinizi.

An serkeftin an serkeftin.”

 
 

28 ülkeden katılım

   

HDP Kongresi’ne, içeriden ve dışarıdan yoğun katılım oldu.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüleri İdil Uğurlu ve Sedat Şenoğlu, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanları Leyla Güven ve Berdan Öztürk, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanları Saliha Aydeniz ve Keskin Bayındır, Emeğin Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eşsözcüsü Sinan Tutal, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eşbaşkanı Canan Yüce, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eşbaşkanı Mehmet Bozgeyik, İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan’ın yanı sıra birçok siyasi parti temsilcisi katıldı.

Aralarında şair Ahmet Telli, yazar Oya Baydar ve Fikret Başkaya’nın da olduğu birçok aydın da kongrede yerini aldı.

Roboskî Aileleri, Barış Anneleri, Mehmet Tunç’un ailesi, Mehmet Yavuzel’in ailesi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan; Figen Yüksekdağ, Orhan Doğan, Seve Demir, Ayten Becet ve Zülküf Gezen’in aileleri kongrede yerlerini aldı.

TUHAD- FED, ÖHD, Asrın Hukuk Bürosu, ÇHD avukatları da kongrenin katılımcıları arasındaydı.

Kürdistani ittifak partilerinden İnsan ve Özgürlük Partisi Genel Başkanı Mehmet Kamaç ve Devrimci Demokratik Kürt Derneği (DDKD) üyeleri kongredeydi.

   

Kongreye CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu ve Gelecek Partisi Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün katıldı. AKP’nin kurucularından ve yeni parti kuruluşu sürecinde olan Ali Babacan, kongreye mesaj gönderdi.

Kongreye katılım sağlamayan uluslararası alandan siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin videolu mesajları kongreye yayınladı. Plaza de Mayo Anneleri’nden Nora Morales Cortinas’un videolu mesajı Kongre’de alkışlandı.

Tunus, Filistin, Ürdün, Fas, Kıbrıs, İsveç, Batı Şeria, Fransa, Galiçya, Almanya, Avusturalya, Lübnan,Yunanistan, Bask, Mısır, İtalya, Katalonya, Danimarka, Norveç, İngiltere, İskoçya, Portekiz, Finlandiya, İsviçre, İspanya, Ermenistan ve Irak başta olmak üzere 28 farklı ülkeden konuk katıldı.

Kongreye, 30’dan fazla siyasi parti temsilcisi, Ortadoğu'dan çok sayıda kadın örgütü katıldı.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Birleşik Sol Grup Başkanı Tiny Kox, Avrupa Özgür İttifakı Başkanı Lorena Lopez de Lacalle, Avrupa Sosyalistleri Partisi Genel Sekreter Yardımcısı, Giacomo Filibeck, Avrupa Parlamentosu Sosyalistler ve Demokratlar Grubu üyesi Nikos Androulakis kongreye katılan konuklar arasında.

 
 

Kongre coşkusu salona sığmadı

Kongreye, dört bir yandan erken saatlerde gelen binlerce kişi salondaki yoğunluktan dolayı dışarıda beklemek zorunda kaldı.

Salon ve bahçesini dolduran binlerin slogan, halay, türkü ve coşkusu, Ankara sokaklarında yankılandı. Kadınların yöresel kıyafetleriyle halayları coşturduğu kitlenin attığı sloganlardan rahatsız olan polis, zaman zaman saldırdı. HDP’li vekillerin araya girmesiyle müdahale gerginliğe dönüşmedi.

Kongreye katılanlar duygu ve düşüncelerini paylaştı.

Roboskîli Anne Hazal Encu, özgürlük kongresi olduğunu vurgulayarak, “Bakın halklar ne kadar çok. Biz kesinlikle başaracağız” dedi.

Kongre için İstanbul’dan gelen Nedim Genç ise kongredeki atmosferi şu sözlerle tarif etti: “Süleyman Soylu’ya ve HDP’yi bitirmeye çalışan faşizme verilmiş en büyük cevaptır.”

Cizre bodrumlarında yakılarak katledilen Mehmet Tunç’un eşi Zeynep Tunç, "Halkın iradesi güçlüdür, hiçbir şey yıkamaz. Birlik olalım, özgürlük ve barış ısrarımızı sürdürelim” diye konuştu.

Adana’dan gelen Gülseren Turan, kongredeki coşkunu faşizmi geriletmenin bir başlangıcı olduğunu dile getirdi. Turan, şunları söyledi: “Hukuksuzluğa, eşitsizliğe karşı tüm halkların ortak mücadele zemini oluşturma alanıdır. Bu kongreyle umudu büyütüyoruz.”

Antalya’dan gelen Ali Çiftçi, kongrenin atmosferini tarif etmenin zor olduğunu belirtti. Çiftçi, “Halkların, demokrasiye, birlikte yaşama ve daha güzel günlere olan umdun fotoğrafı” olarak tanımladı.

Dersim’den gelen İbrahim Kasun, kongre atmosferini “Bu kongre bizim için büyük anlam taşıyor. Türkiye’de AKP-MHP faşizmine karşı muhalefet eden tek parti olan HDP, Türkiye’de tek muhalif parti olma görevini üstlenmiştir. Bugünkü coşku da mücadelenin karşısında faşizmin ne kadar gerilediğinin göstergesidir” diye anlattı.

Katılımcılar, Kürtçeye yönelik baskı ve engellemelere dikkati çekmek amacıyla Aram Tigran’ın Zimanê Kurdî şarkısını hep bir ağızdan söyledi.

 

Kürdistan'ın parçalarından mesaj

HDP'nin 4. Büyük Kongresi'ne Kürdistan'ın dört parçasından gönderilen dayanışma mesajlarında, barış ve kardeşliğin güçlendirilmesi vurgusu yapıldı.

 Federe Kürdistan Başbaşkanı Mesrûr Barzanî, kongreye davetiyesinin kendisine ulaştığını ve memnuniyet duyduğunu ifade ederek, katılım sağlamamasından dolayı üzgün olduğunu dile getirdi. Barzani, “Kongrenizin barış ve kardeşliğin güçlenmesine, halkların dostluğuna vesile olmasını diliyorum” dedi.

Federe Kürdistan’dan Tevgera Azadî, gönderdiği mesajında, “Baskı altında demokrasi mücadelesi verdiğinizi, siyaset yaptığınızı, binlerce üye ve yöneticinizin tutuklu olduğunu biliyoruz. Demokratik siyaset ve özgürlük yürüyüşünüzde başarılar diliyoruz” ifadelerine yer verdi.

İran Kürdistan Demokrat Partisi ile Federe Kürdistan 'dan Kürdistan Demokratik Halk Hareketi, Kürdistan Demokrasi ve Özgürlük Hareketi, Kürdistan Komünist Partisi (KKP), Kürdistan Parlamenterler Birliği, Goran Hareketi, Kürdistan Özgür Kadınlar Örgütü, Kürdistan Yeşiller Partisi, Kürdistan Sosyalist Partisi kongreye dayanışma mesajı gönderdi.

Kuzey-Doğu Suriye'den Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanlığı’nın kongreye gönderdiği mesajda, “Ortadoğu halkları tarihi bir dönemden geçiyor. Kürt halkının gözü bugün Kuzey Kürdistan’da HDP’nin kongresinde. Kongre katılımcılarının da bu temelde katılım sağlayacağını umut ediyoruz. PYD olarak kongrenizi selamlıyor, başarılar diliyoruz” denildi.

Suriye Kürt Demokratik Birlik Partisi de HDP kongresine destek ve dayanışma içeren bir mesaj gönderdi.

Birlikte ayaktayız

HDP’nin 4. Olağan Kongresi’nde konuşan HDK Eşsözcüsü Sedat Şenoğlu, ortaklaştıkları için dimdik ayakta olduklarını vurguladı. DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk ise, “Sorunlar tecridin kaldırılmasıyla çözülür. Sayın Öcalan tek çözümdür" dedi.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Sedat Şenoğlu ile Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk de kongrede konuştu.

Şenoğlu, kongrede halkların bir araya geldiğini belirterek, şunları söyledi: “Burada geleceklerini kurmak, çözümlerini ortaya koymak isteyenler var. Büyük insanlığın, halkların meclisi var. Gezi’nin direnişi, Kobanê serhildanının inadı, Rojava’nın kahramanlığı var. Tecrit direnişinde açlık grevine yatanların, ölüm orucu direnişinin zaferi var. Burada biz varız. Biz acılarda da ortaklaştık, onları paylaştık. Onun için burada dimdik ayakta durabiliyoruz. Görevimiz bu halkların meclisini sokak sokak, okul okul, köy köy, ilçe ilçe, işyeri işyeri inşa etmektir."

DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk ise Kürtçe yaptığı konuşmada, şunları ifade etti: “Bu sistemin adı faşizmdir. Halkımız faşizme karşı sürekli direndi, bu direnişi de bugüne kadar getirdi. Geldiğimiz noktada Kürt halkının, sivil toplum kuruluşlarının tasfiyesi değil, faşist sistemin tasfiyesidir. İmha ve inkar ile Türkiye’nin sorunlarını, özelde Kürt sorununu çözemezsiniz. Sayın Öcalan, sadece Kürt halkı için değil, Türkiye halkları ve Ortadoğu halkları için tarihi bir role sahip. Yol yakınken bu yanlıştan dönün. Rusya yaranıza derman olmaz, Amerika çare olmaz. Tek çözüm Sayın Öcalan’dır.”