
İsviçre’nin Cenevre kentinde Kıbrıs görüşmelerinin sürdüğü, Türkiye’nin de garantör olarak katıldığı Birleşmiş Milletler önünde Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan protesto edildi.
BM Cenevre bürosunda devam eden Kıbrıs görüşmelere katılması planlanan Erdoğan için İsviçreli, Türkiyeli ve Kürdistanlı örgütler tarafından daha önceden planlanan eylem, Erdoğan yerine dışişleri bakanının katılmasına rağmen gerçekleşti. Halkların Demokratik Kongresi HDK-İsviçre Bileşenleri, İsviçre Demokratik Kürt Toplum Merkezi (DEM-KURD), Cenevre Sosyalist Parti, Yeşiller, Maison Populaire de Genève, Kürt Kadın Hareketi, Fourmi-Rouge -Vaud, İsviçre İşci Partisi, Sosyalist Kadınlar Birliği, SolitaritéS, CGAS, PEDA öncülüğünde BM önünde dün gerçekleşen eyleme yüzlerce kişi katıldı.
Diktatör Erdoğan
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye ve Kürdistan’da yaptığı savaş suçlarının hatırlatıldığı eylemde, diktatör olarak tanımlanan Erdoğan’ın Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) yargılanması talep edildi.
“Yargılanacaksın Erdoğan”, “Diktatör Erdoğan”, “Katil Erdoğan” pankartları ve dövizlerinin taşındığı eylemde sık sık “Katil Erdoğan”, “Terörist Erdoğan”, “Yaşasın Uluslararası Dayanışma” sloganları atıldı.
Erdoğan cesaret edemedi
BM önünde yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı eylemde, ilk olarak konuşan Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı Yüksel Koç, Erdoğan’ın Kürdistan ve Türkiye’de yaptığı katliamları hatırlatı. Erdoğan’ın Cenevre’ye gelmemesini ortaya konan uluslararası dayanışmaya bağlayan Yüksel, “Bugün sizlerin burada ortaya koyduğu dayanışma ruhundan kaynaklı Erdoğan Cenevre’ye gelmeye cesaret edememiştir. Erdoğan sadece Kürdistan ve Türkiye’de yaptığı katliamlardan değil aynı zamanda DAİŞ’in Avrupa’da yaptığı katliamlardan da sorumludur. Biz buradan bir daha sesleniyoruz; Erdoğan halkların katilidir ve yargılanmalıdır” dedi. Direniş ve birliğin önemine vurgu yapan Koç, "Diktatör devrilene kadar bu mücadele yükseltilerek büyütülmeli" diye konuştu.
Tek kişilik hükümranlık kurdu
SolitariteS adına söz alan Mannela Honegger, Erdoğan’ın eli kanlı bir diktatör olarak tanımlayarak başladığı konuşmasında, Erdoğan’a karşı uluslararası dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini vurguladı. Erdoğan’ın Türkiye halklarına savaş dayatarak tek kişilik bir hükümdarlık kurmaya çalıştığını söyleyen Honegger, Erdoğan’ın uluslararası mahkemelerde yargılanması gerektiğini kaydetti.
İsviçre ilişkilerini askıya alsın
İsviçre Sosyalist Parti Ulusal Milletvekili Carlo Sommaruga ise, Türkiye’nin gittikçe ulusalcı bir faşist yapıya büründüğünü ifade ederek, uluslararası kuruluşların Erdoğan’ın önüne geçmesi gerektiğini talep etti. Kürdistan’da yaşanan savaşın boyutuna ve HDP’ye yönelik saldırılara dikkat çeken Sommaruga, İsviçre’nin Türkiye olan bütün ilişkilerini askıya alması gerektiğini söyledi. Sommaruga, “BM barış için gelen herkes çok iyi karşılanır ama Erdoğan’ın buraya gelmesinin duyulması ile birlikte ortaya konan tepki Erdoğan’ın hiçbir yerde istenmediğinin gerçekliğini ortaya koydu" diye konuştu.
Sakine Cansız’ı unutmadık
Cenevre Kanton Yeşiller Milletvekili Alfonso Gomez de Türkiye’nin Suriye ve Rojava topraklarını işgal etmesine tepki göstererek, uluslararası dayanışma ile diktatörlüğe giden yolun önünün kesilmesi gerektiğinin altını çizdi. Gomez şöyle konuştu: "İsviçre Yeşiller partisi olarak hem Türkiye'deki temel haklar, özellikle kadın ve çocuk hakları, insan hakları ihlalleri karşısında sizinle beraber olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin Suriye topraklarında Kürtlere karşı sürdürdüğü savaşı kabul etmiyoruz. Paris'te Sakine Cansız ve arkadaşlarının katledilişini de unutmuş değiliz."
Gün birlik günüdür

"Erdoğan kendi yandaşı olmayan herkese, barışa, kardeşliğe karşı diktatördür" diyen Cenevre Komünist Partisi Temsilcisi Ali Uregen, "14 senedir yandaşı olmayan Turk ve Kürt halklarına yapmadığı zulüm kalmadı. Gün birlik günüdür. Gün başkanlık sistemine karşı durma günüdür. Türkiye demokrat ve devrimci halklarını birlikte hareket etmeye, mücadeleye davet ediyoruz."
Cenevre’de söz hakkı yok
Cenevre Halk Evi Başkanı Demir Sönmez ise konuşmasında "Türkiye BM’nin evrensel ilkelerini tanımıyor, dolayısıyla burada söz hakkı bulunmamaktadır. Son 6 ayda HDP’nin parti binalarını kapattı, başkanlarını, milletvekillerini tutukladı, halktan korkuyor ve korkusu çoğaldıkça baskıyı arttırıyor. Boyun eğmeyeceğiz, mücadelemize devam edeceğiz" mesajı verdi.
Erdoğan UCM’de yargılanmalıdır
Eylemde konuşan Yeşiller eski Eşbaşkanı Remy Pgani, eylem organizatörlerinden Demir Çelik, HDK adına Savaş Demir ve akademisyen Çağla Aykaç da yaptığı konuşmalarda, Erdoğan’ı diktatör olarak niteleyerek, BM’nin Erdoğan’ı UCM’de yargılanmasının önünü açacak adımlar atması gerektiğini vurguladı.
Eylem yapılan konuşmaların ardından hep bir ağızdan atılan "Cenevre’de diktatör istemiyoruz", "Katil Erdoğan" sloganları ile son buldu.
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA / CENEVRE