Aşırı sağcı Anders Behring Breivik, 22 Temmuz 2011’de önce başkent Oslo’daki hükümet binası önünde bombalı saldırı düzenlemiş, daha sonra kentin hemen dışındaki Ütoya Adası’nda gençlerin üzerine ateş açmıştı. Saldırılarda 77 kişi ölmüş, 33 kişi de yaralanmıştı. Katliamın ikinci yılında katledilenler anılırken, 10 yıl boyunca Norveç Gizli Servisi’ne (PST) çalışan Christian Høibø adlı ajan, görevinden istifa ettikten sonra ülkede şok etkisi yaratan açıklamalarda bulundu. Norveçli eski ajan, içine sızdığı aşırı sağcıların Oslo’da hükümeti hedefleyen silahlı bir saldırı plandığı bilgisi PST’ye ilettiğini ancak gizli bilgi dikkate alınmadığı için katliamın göz göre göre geldiğini söylüyor.


Gizli Servis’le ilk nasıl tanıştı?

Christian Høibø, Norveç Gizli Servisi’ne nasıl girdiğini en baştan basına anlattı. İşte Høibø’nun 10 yıllık ajanlık öyküsü; Høibø, doğup büyüdüğü Bø şehrinden, Oslo’ya tezgahtar olarak çalışmak üzere 2002 yılında taşınıyor. Burada, sol ve sosyalist gruplardan insanlarla tanışıyor ve grupların bürolarına gidip gelmeye başlıyor. İçinde yer aldığı Blitz adlı grup, kendisinin de olduğu bir toplantıda, İngiltere’nin Oslo Konsolosluğu’na saldırı planı yapıyor. Høibø, toplantıdan hemen sonra polisi arayarak, Blitz grubunun böyle bir planı olduğunu ihbar ediyor. Telefondaki polis, kendisini başka bir numaraya yönlendireceğini söyleyerek hatta kalmasını istiyor. Høibø’nun Norveç istihbaratı ile ilk teması böylece başlamış oluyor.

Konsolosluğa eylem planı

Blitz üyeleri, olacaklardan habersiz, planladıkları gibi gece yarısında, İngiltere’nin Oslo Konsolosluğuna doğru hazırladıkları molotof kokteyleri, taşlar ve yüz maskeleriyle yola çıkıyorlar. Konsolosluğa yakın bir yerde Norveç polisi tarafından önleri kesiliyor. Bu durum karşısında şaşıran Blitz üyeleri o gece gözaltına alınıp tutuklanıyor.

Parola ‘Baba’

Ertesi gün gizli servisten bir ajanla buluşan Høibø’nun 2013 yılında ortaya çıkan ses kaydında, polis, Ajan Høibø’ya “iyi iş çıkardığını” söylüyor. Høibø ise gülerek “İngiltere’nin kendilerine teşekkür borçlu olduğunu” söylüyor. O günden sonra Høibø, düzenli olarak servisten polislerle buluşuyor. Bu buluşmalarda ajanlık eğitimi alan Høibø’ye her an ulaşabileceği bir numara da veriliyor. Gizli servisle telefon görüşmeleri sırasında yalnız olmadığı taktirde telefonda kendilerine ‘Baba’ diye hitap etmesi tembihleniyor.

Ajanlar ailesini ziyaret ediyor

Chiristian Høibø, Gizli Servis’le çalışmaya başladıktan sonra, tehlikeli işlerle uğraştığı için bir birgün başına birşey gelmesi durumunda ailesinin bilgisinin olmasının iyi olabileceğini düşünüyor. Annesine ve sevgilisine gizli servisle çalıştığını söylüyor; ancak annesi ona inanmıyor. Annesi olay ortaya çıktıktan sonra yaptığı açıklamada “Oğlum bana gizli servisle çalıştığını söylediğinde O’na inanmadım; çünkü gizli servisin oğlum gibi sıradan, sokaktan biriyle çalışmayacağını düşündüm. Ta ki birgün gizli servisten polisler ellerinde çiçekle kapımı çalana kadar. Evime gelen polisler, ilk önce kendilerini tanıtıp, gizli servis kartlarını gösterdiler. Oğlumun kendileriyle çalıştığını, devam etmesi durumunda O’na maddi yardımda bulunacaklarını ve ilerde üniversiteye kaydedip tüm okul masraflarını karşılayacaklarını söylediler. Yaptığı iş beni tedirgin etse de maddi destek alması ve üniversiteye kaydedileceği beni sevindirmişti” dedi.

Eylemlerde hep önde

Høibø, zamanla sol grupların içinde kilit isimlere ulaşmaya çalışıyor. Bunun için de grupların güvenini kazanmak için eylemlerde hep ön saflarda yer alıyor, coplanıyor, dayak yiyor, gözaltına alınıyor. Sol grupların güvenini kazanan Høibø, Almanya, İngiltere, İtalya, İsveç ve birçok Avrupa ülkesinde düzenlenen uluslararası sosyalist eylemlere katılıyor. Bu eylemlerle ilgili düzenli olarak Norveç Gizli Servisi’ne bilgi aktarıyor. Norveç de bu bilgileri eylemlerin yapıldığı ülkelerin istihbarat birimleriyle paylaşıyor.

G8 protestosunu engelledi

Høibø, 2007 yılında Almanya’da yapılan G8 zirvesinde yaşananları şöyle anlatıyor: “O yıl Avrupa’dan onbinlerce eylemci, G8 Zirvesi’ni protesto etmek için toplandı. Yüzlerce eylemcinin yer alacağı bir plan yapılıyordu. Plana göre bu grup zirveye ulaşmak için gizli bir yol olan orman yolunu kullanıp, zirvenin yapılacağı binaya ulaşacaktı. Bu sırada ben de, gizli servise, eylemci sayısı, kullanılacak güzargah ve mühimmat konusunda sürekli bilgi aktarıyorum. Gizli servis de bu bilgileri Alman gizli servisine aktarıyor. Grup ormanın içinden yavaş yavaş ilerlerken, tam ormanın sonunda yüzlerce polis tarafından önü kesildi. Herkes afallamıştı. Bir adım bile ilerlenemedi. İki gün boyunca kimsenin duymadığı orman içinde slogan attılar. Sonra eylem son buldu.”

Aşırı sağcı gruplara sızdı

Høibø, ajanlık görevinde Norveç Gizli Servisi’nin gözüne girmişti. Sıra aşırı sağcı grupların içine sızmaya gelmişti. Norveç Savunma Ligi (NDL) adındaki aşırı sağcı grubun içine sızmaya başladı. Başvuru formları doldurdu. Grup içinden kişilerle birebir görüşmeler yaptı. Yine bir görüşmesinde, grup içinde üst düzeyde olan biriyle yaptığı görüşmeyi ses kayıt cihazıyla kaydetti.

Katliam planına ulaştı

Basına da sızan kayıtta,  daha sonra yurt dışına kaçan ve şuan Güney Amerika ülkelerinden birinde yaşayan aşırı sağcı dernek üyesi, silahlanmaya başlayacaklarını anlatıyor. Hatta eline geçen ilk fırsatta dönemin İşçi Partili Dışişleri Bakanı Jonas Gahr Støre’yi öldüreceğini söylüyor. Høibø, bu görüşmeden hemen sonra, ses kaydını gizli servise ulaştırıyor. Görüşmeyle ilgili detaylı bilgi veriyor. Bu görüşmeden sadece 4 ay sonra aşırı sağcı Anders Behring Breivik, İşçi Partisi’nin yönetimindeki başbakanlık binası önünde patlattığı bomba ve yine İşçi Partisi’nin Gençlik Kolları’nın yaz kampına düzenlediği saldırı da 77 sivili katlediyor.

Ancak Gizli Servis dikkate almadı

Christian Høibø, Gizli Servis’teki görevine son verilmesinden sonra, yaptığı açıklamalarda, aşırı sağcıların katliam hazırlığında olduğunu servise söylediği halde ciddiye alınmadığını dile getirdi. Katliamdan sonra, güvenlik zaafı olduğu eleştirileri alan emniyet müdürü görevinden istifa etmişti. Ayrıca polis bazı aşırı sağcı kişilerin evlerine baskınlar düzenlemiş ancak elle tutulur bir delile ulaşamamıştı. Bugün, halen başkent Oslo ve birçok şehirde aşırı sağcı gruplar dernekler üzerinden rahatça örgütlenebiliyorlar. Høibø, Norveç Gizli Servisi’nin aşırı sağcılığa yaklaşımıyla ilgili ise “Benim gördüğüm kadarıyla servisin yüzde 80’i aşırı sağa karşı” diyor. Ancak aşırı sağcıların örgütlenmelerini nasıl rahatça sağlayabildikleri sorusu ise hala yanıt bekliyor.

Gizli Servis: Evet ajanımızdı

Norveç Gizli Servisi ise Christian Høibø ile ilgili “Christian Høibø, 10 yıl boyunca bizimle iyi bir şekilde çalıştı” diyerek çok kısa bir açıklama yaptı.



BARAN ADIYAMAN/OSLO