- Kristersson'ın istifasının ardından hükümet kurma süreci başladı. Sol Parti hükümete katılarak bakanlık almak isterken, Merkez Partisi solun hükümet dışında kalmasını istiyor.
İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, seçimlerin kesin sonuçlarının kırmızı-yeşil muhalefetin zaferini doğrulamasının ardından istifa etti. Ilımlılar Partisi lideri Kristersson, istifasını Riksdag Başkanı'na sunarak yeni hükümeti kurma sürecinin başlamasının önünü açtı.
13 Eylül’de yapılan seçim sonucunda muhalefet partileri toplam 176 sandalye kazanırken, Kristersson hükümetini destekleyen Ilımlılar, İsveç Demokratları, Hristiyan Demokratlar ve Liberaller 173 sandalyede kaldı. Sosyal Demokratlar 99 sandalye ile parlamentonun en büyük partisi olurken, Sol Parti 30, Merkez Partisi 25 ve Yeşiller 22 sandalye elde etti. Sağ blokta ise Ilımlılar 70, İsveç Demokratları 62, Hristiyan Demokratlar 22 ve Liberaller 19 sandalye kazandı.
Hükümet kurmak zorlaşıyor
Sonuçlar muhalefete sandalye üstünlüğü sağlasa da yeni hükümetin kurulması kolay görünmüyor. Sosyal Demokratların lideri Magdalena Andersson, hükümeti kurmak için en güçlü konumdaki isim olarak öne çıkıyor. Ancak Sosyal Demokratlar, Sol Parti, Yeşiller ve Merkez Partisi'nin toplam sandalye sayısı yeterli olsa da bu partiler arasındaki siyasi görüş ayrılıkları bir hükümet anlaşmasını zorlaştırıyor.
En büyük anlaşmazlık Sol Parti ile Merkez Partisi arasında yaşanıyor. Sol Parti, hükümete doğrudan katılmak ve bakanlık almak isterken, Merkez Partisi solun hükümet dışında tutulmasını istiyor. Yeşillerin iki taraf arasında uzlaştırıcı rol üstlenmesi mümkün olsa da bunun bir anlaşma için yeterli olup olmayacağı belirsiz.
Andersson'ın seçenekleri
Andersson'ın bir diğer seçeneği, tek başına azınlık hükümeti kurarak her önemli oylamada farklı partilerden destek veya çekimserlik sağlamak. İsveç'teki sistem, başbakan adayının parlamentoda çoğunluk oyu almasını gerektirmiyor. Adayın seçilebilmesi için aleyhte mutlak çoğunluk oluşmaması yeterli. Bu nedenle muhalefetteki bazı partilerin çekimser kalması, Andersson'ın hükümet kurmasına olanak sağlayabilir.
Sol Parti, Yeşiller ve Merkez Partisi arasında anlaşma sağlanamaması halinde Andersson, Sol Parti'yi dışarıda bırakan başka bir formül de deneyebilir. Bunun yanı sıra Sosyal Demokratlar ile Ilımlılar arasında geniş bir koalisyon kurulması ihtimali de bulunuyor. Ancak iki partinin toplam sandalye sayısı çoğunluk için yeterli değil ve böyle bir koalisyonun iki taraf açısından da siyasi kimlik sorunları yaratabileceği belirtiliyor.
Sağ blok ne yapacak?
Sağ blok açısından da tablo kolay değil. Ilımlılar, İsveç Demokratları, Hristiyan Demokratlar ve Liberallerin toplamı 173 sandalyede kalıyor. Çoğunluğa ulaşabilmeleri için Merkez Partisi'nin desteğine ihtiyaç duyuyorlar. Ancak Merkez Partisi, Kristersson hükümetinin İsveç Demokratları'nın dış desteğine dayanmasına son dört yıl boyunca karşı çıktı. Bu nedenle sağ blokun yeniden hükümet kurabilmesi için gerekli siyasi anlaşmanın sağlanması belirsizliğini koruyor.
Erken seçim ihtimali
Müzakerelerin başarısız olması halinde erken seçim ihtimali de gündeme gelebilir. Mevcut sandalye dağılımı hiçbir bloğu tek başına hükümet kurabilecek bir konuma getirmiyor. İsveç şimdi, partilerin birbirlerinin alternatiflerini engelleme kapasitesinin belirleyici olacağı bir müzakere dönemine giriyor.
Yeni hükümetin kaderini özellikle Sosyal Demokratlar, Sol Parti, Yeşiller ve Merkez Partisi arasındaki pazarlıklar belirleyecek. Andersson'ın önündeki temel sorun, seçim sonucunda ortaya çıkan sandalye çoğunluğunu, siyasi olarak birbiriyle anlaşması zor partiler arasında işleyen bir hükümet formülüne dönüştürmek olacak.
STOCKHOLM