İsveç’in Kürtleri feda etmesi ibret verici

Dünya Haberleri —

  • İsveç Komünist Partisi Uluslararası Sekreteri Karl Gunnarson, İsveç’in çıkarları söz konusu olduğunda Kürtlerin çıkarlarını ve Kürt aktivistleri feda etmesini “ibret verici” olarak nitelendirdi. 

İsveç Komünist Partisi’nden Karl Gunnarson, İsveç’in Türkiye ile Kürt hareketi üzerindeki pazarlıklar sonucunda NATO’ya tam üyelik yolunu açmasını sert bir dille eleştirdi. Gunnarson “İsveç tekelci sermayesinin çıkarları söz konusu olduğunda, Kürtlerin çıkarlarını ve İsveç'te yaşayan Kürt aktivistleri hiç tereddüt etmeden feda etmesi ibret vericidir” dedi. 

NATO üyelik süreci baskıcı yasalar için fırsattı

ANF’ye konuşan Komünist Parti’nin uluslararası sekreteri Karl Gunnarson, İsveç’in “terörle mücadele yasası” düşüncesinin NATO üyeliği sürecinden daha önce oluştuğunu belirtti. Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmanın ardından ortaya çıkan durumun İsveç’te baskıcı yasaların çıkması için bir fırsat olduğunu ve bunun NATO üyeliği için gerekliymiş gibi sunulduğunu söyleyen Gunnarson, “Dolayısıyla bu yasalar genel olarak Kürtleri ya da özel olarak PKK'yi hedef almamakta, ancak NATO başvurusu ve Türk hükümetinin buna karşı çıkması bağlamında gerektiğinde Kürtlere karşı kullanılabilmektedir.”

İsveç’in politikaları ibret verici

İsveç devletinin demokrasi ve insan haklarına bağlı olduğu iddiasının İsveç burjuvazisinin soğuk ve sert çıkarları karşısında ikinci planda kaldığına da işaret eden Gunnarson, “İsveç hükümetinin, İsveç tekelci sermayesinin çıkarları söz konusu olduğunda, Kürtlerin çıkarlarını ve İsveç'te yaşayan Kürt aktivistleri hiç tereddüt etmeden nasıl feda ettiği ibret vericidir. Bu aşağılık eylemler, İsveç burjuva devletinin doğasını vurgulamaktadır” şeklinde konuştu. 

Gerçek doğalarını gösterdiler

İsveç’te hükümetin ülkede yaygın olarak bir diktatör olarak görülen ve tanımlanan Erdoğan'ın taleplerine boyun eğmeye fazlasıyla istekli görüldüğünü de belirten Gunnarson.” Biz komünistler İsveç hükümetinin karakteri hakkında hiçbir yanılsamaya sahip değiliz ve Türk taleplerine verdiği tavizleri sıkı bir pazarlık sonucu ortaya çıkan bir durumdan başka bir şey olarak görmüyoruz; İsveçli burjuva politikacılar ilkelerinden vazgeçmekten çok, başından beri gerçek doğalarının ne olduğunu ortaya koyuyorlar” dedi. 

NATO’nun ne olduğunu anlatmalıyız

İsveç'in NATO üyeliğine karşı ülkede hala bir muhalefet olduğunu ancak bunun zayıf olduğunu da belirten Gunnarson, “Bizim duruşumuz, muhalefetin ilkeli olması ve NATO'nun ne olduğunu, emperyalist bir askeri ittifak olduğunu ve NATO'ya katılmanın güvenlik getirmediğini, aksine kendi içinde bir tehlike olduğunu göstermesi gerektiğidir. Bu analizden sapmak, örneğin Erdoğan'ın Türkiye'sinin faşist bir örnek olduğundan hareketle "faşistlerle ittifaka" karşı çıkmak, NATO'nun sadece Türkiye'nin dahil edilmesiyle lekelendiği fikrine yol açmaktadır. Aksi takdirde NATO'nun "demokratik" ülkelerden oluşan bir ittifak olduğu ve hatta belki de Türkiye'deki "doğru" seçim sonuçlarının ya da Türkiye'nin NATO'dan çıkarılmasının NATO'nun hatalarını düzelteceği düşünülebilir. Bu kesinlikle doğru değildir” ifadelerini kullandı.  HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.