- Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde tutuklanan çok sayıda genç hakkında aradan geçen 40 güne rağmen iddianame hazırlanmadı.
MIHEME PORGEBOL/ANKARA
Tutukluların avukatlarından Berfin Babaoğlu, gözaltı ve tutuklama işlemlerinin somut delillere değil, "eylem yapabilecekleri yönünde oluşan kanaate" dayandırıldığını belirterek, bunun hukukta karşılığı olmayan bir "önleyici tutuklama" uygulaması olduğunun altını çizdi. Tutuklama tedbirinin ancak kaçma şüphesi, delilleri karartma ihtimali veya kanunda belirtilen diğer koşulların varlığı halinde uygulanabileceğini vurgulayan Babaoğlu, "İleride eylem yapabilir düşüncesiyle insanların özgürlüğünden mahrum bırakılması Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlenmiş bir tedbir değildir" dedi. Babaoğlu, resmi belgelerde NATO Zirvesi'nin adının yer almadığını, ancak soruşturmanın Emniyet ve savcılık dahil olmak üzere adli merciler tarafından "NATO operasyonu" olarak adlandırıldığını ifade etti.
140'tan fazla genç
140'tan fazla öğrenci/gencin tutuklandığını belirten Babaoğlu, bunlardan bir kısmının adli kontrol şartıyla tahliye edildiğini, ancak büyük çoğunluğunun halen cezaevinde tutulduğunu söyledi. Tutuklamalara karşı Sulh Ceza Hakimliklerine yapılan itirazların ve aylık tutukluluk incelemelerinin reddedildiğini aktaran Babaoğlu, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hazırlığında olduklarını belirtti. Mevcut tablo nedeniyle tutukluların ilk duruşmaya kadar cezaevinde kalmasının beklendiğine işaret eden Babaoğlu, ilk duruşmaların Ekim veya Kasım ayında yapılabileceğini ifade etti. Soruşturma kapsamında bazı grupların serbest bırakıldığını kaydeden Babaoğlu, gençlik faaliyeti yürüten sosyalist örgütlerden gözaltına alınanların ise tamamına yakınının tutuklu bulunduğunu söyledi.
Dosyada somut delil yok
Dosyada gizlilik kararı bulunduğu için tüm içeriğe erişemediklerini belirten Babaoğlu, ifade tutanaklarında ağırlıklı olarak 1 Mayıs eylemleri, ODTÜ Devrim Yürüyüşü ile çeşitli basın açıklamaları ve protestolara ilişkin sorular yöneltildiğini aktardı. "Klasik örgüt dosyalarında gördüğümüz HTS kayıtları, itirafçı beyanları ya da somut örgütsel deliller bu dosyada yer almıyor" diyen Babaoğlu, dosyada daha çok eski tarihli istihbari nitelikte bilgilerin bulunduğunu belirtti.
Gençlik faaliyetleri
Tutuklamaların sosyalist gençlik hareketine yönelik daha geniş kapsamlı bir politikanın parçası olduğunu savunan Babaoğlu, tutuklamaların gençlik örgütlerinin ortak hareket etme kapasitesini zayıflattığını söyledi. Örnek olarak Suruç anmasını gösteren Babaoğlu, "Ankara'da gençlik örgütlerinin önemli bir kısmı tutuklu olduğu için bu yıl Suruç anması önceki yıllarda olduğu gibi gençlik örgütleri tarafından gerçekleştirilemedi. Bu operasyonun toplantı ve gösteri hakkını fiilen engelleyen bir işlev gördüğünü düşünüyorum" dedi.