
Güneydoğu Genç İş Adamları Derneği (GÜNGİAD) Yönetim Kurulu üyeleri, ekonomi dünyası açısından siyasi süreci değerlendirmek amacıyla Amed'de basın mensuplarıyla bir araya geldi. Düzenlenen kahvaltılı basın toplantısına GÜNGİAD Başkanı Hakan Akbal, Yönetim Kurulu üyeleri ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Kahvaltının ardından GÜNGİAD Başkanı Hakan Akbal, açıklamalarda bulundu. Akbal, 30 Mart'ta gerçekleşen yerel seçimleri işaret ederek, seçimlerin yerel yönetimlerin önemini her geçen gün arttığını bir kez daha gösterdiğini söayledi. Akbal, Türkiye'nin nüfus büyüklüğüne göre dünyanın 240 ülkesi arasından 18'nci, Gayri Safi Milli Hasıla açısından da 17'nci sırada olduğunu belirterek, böylesi bir ölçekteki bir ülkenin tek merkezli kumanda sistemi ile yönetilmesi mümkün olmadığını ifade etti.
Daha pratik bir yönetim
Akbal, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi arayışları ile Demokratik Özerklik taleplerinin doğru bir zeminde bir araya getirilerek uzlaştırılmasının mümkün olduğunu da söyledi. Akbal, bu amaçla ilhamını Birleşmiş Milletler Kosova Özel Temsilcisi Marti Ahtisaari'nin, Kosova için gündeme getirdiği, "Denetimli Bağımsızlık" önerisinden alan "denetimli özerklik" önerisinde bulundu. Bu kavram ile zorlu bir nehri geçmek için taraflara bir köprü önerdiklerini dile getiren Akbal, "Bölünmeyle ilgili kaygı, kuşku, ön yargı veya şartlanmaları aşabilmek için, adına denetimli özerklik dediğimiz bu köprüden geçmemiz gerekiyor" dedi.
"Denetimli özerklik"in, Akil İnsanlar Komisyonu gibi toplum vicdanında karşılığı olan bir komisyon tarafından denetlenebileceğini de söyleyen Akbal, bu uygulamayla Türkiye'nin bütünlüğünü esas alan, ancak yerel düzeyde gerek ekonomik, gerek idari açıdan daha pratik bir yönetim biçimini hedefleyen bir çerçevenin çizilmesi gerektiğinin altını çizdi. Akbal, "denetimli özerklik" önerilerinin asıl amacının toplumda oluşmuş olan önyargı ve gerilimi dağıtmak olduğunu da sözlerine ekledi.
Akbal, özerkliğin doğrudan siyasal bir süreç olarak gündeme getirilmesinden çok, Türkiye'nin daha pratik bir şekilde yönetilmesine olanak sağlayacak, idari, ekonomik, sosyal ve siyasal bir süreç olarak tasarlanması gerektiğini savundu.
Ekonomik olarak gerilemekte
Türkiye'nin idari yapısının etkinlikten uzak ve verimsiz işleyişinden dolayı en çok ekonominin etkilendiğini ifade eden Akbal, ekonomik tedbirlere, politikalara, teşviklere rağmen, genel olarak Kuzey Kürdistan, özel olarak ise Amed'in her geçen gün daha da geriye doğru gittiğini dile getirdi. Akbal, ekonominin bir tarafı olarak hem devletin merkezde birikmiş olan yükünü dağıtmak hem de yerinden yönetimlerin sağlayacağı ivme ile halkın refahını artırmak için bu öneriyi getirdiklerini kaydetti.
DİHA/AMED