İsviçre Gündemi


İsviçre AB ile uyum anlaşmalarından birini daha rafa kaldırarak, AB ile sorunlu ülke konumuna gelmeye başladı. Şubat ayının ilk haftalarında serbest dolaşım hakkını referanduma götürüleceği ülkede, şimdi de İsviçre’de çalışan AB vatandaşlarına sosyal yardım ödemelerini kaldırmaya hazırlanıyor.
İsviçre AB üyeliğini ret ettikten sonra, adeta birliğe üye olmayan üye statüsüne kavuşmuştu. Gümrük anlaşmaları, banka gizliliği, serbest dolaşım hakkı, çalışma ve ikamet hakkı vb. birçok ekonomik, sosyal ve hukuksal anlaşmalar yapan İsviçre, her geçen yıl bir anlaşmadan geri adım atmaya başladı.
Avrupa ve ABD’nin gizli banka hesaplarının vergilendirilmesi baskılarına dayanamayarak yeni düzenlemeler yapmak zorunda kalan İsviçre, şimdi intikamını alırcasına, Avrupa’nın yükünü birçok alanda çekmek istemediğini hissettirmeye başladı.
İsviçre Federal Göç Dairesi son yaptığı açıklamada, bu ülkede Avrupa vatandaşı olarak çalışanlara artık sosyal yardım yapılmayacağını duyurdu. Açıklamada işsiz kalan kişinin aile fertleri de sosyal yardım alamayacak. AB ülkelerinden İsviçre’ye gelip 5 yıl kalanlar da, şayet son 12 ay işsiz iseler, oturum talepleri geri çevrilebilecek. En önemlisi de kararda, İsviçre’nin söz konusu şahısların geldiği ülkelerle, başka anlaşmalar yapılmış olsa dahi, bu kararı uygulamaktan çekinmeyeceğinin altını çizmesidir. Açıklamada sosyal yardım ve oturum hakkının yeni ve net çizgilerle belirlenip, uygulamaya konacağı da belirtiliyor.
Dairenin konuya ilişkin verdiği rakamlar tartışılıyor olsa da sadece 2012’de 250 binden fazla kişinin sosyal yardım aldığı belirtiliyor. Elbette sorun bu boyutuyla ele alındığında karşımıza İsviçre vatandaşların yüzde 2,2’si sosyal yardım alırken, Avrupa vatandaşlarının yüzde 3,2’sinin sosyal yardım alıyor olması çıkıyor. Bu durum özellikle sağ ve konservatif çevrelerde, uzun süredir AB vatandaşlarına karşı politik söylemleri uç noktalara taşımış, çeşitli kampanyalarla, İsviçre’nin birlik vatandaşlarını ülkelerine göndermeleri istenmişti. Federal dairenin açıklamaları, söz konusu çevrelerin amaçlarına ulaştıklarının da bir göstergesi oldu.
Bu nedenle 9 Şubat’ta yapılacak olan “Kitlesel göçe hayır” referandumu hem Birlik vatandaşlarının kaderini şekillendirecek, hem de AB ile İsviçre arasında yeni sorunlara neden olacak. Popülist aşırı sağcı İsviçre Halk Partisi ve sağ çevrelerin abartılı bulunsa bile halka açıkladıkları rakamlar, halk tabanından da destek buluyor. Manipüle edilen Birlik vatandaşları sayısı ekonomik külfet, işsizlik vb. rakamların referandumda ne kadar etkili olacağı merak konusu. Elbette 8 milyonluk nüfusuna rağmen Avrupa dışından da göç alan İsviçre için Birlik üyesi ülkelerden 1 milyonu aşkın göç almak büyük bir sorun.
Tabi bazı AB ülkelerinde diğer birlik üyesi ülkelerden gelenlere sosyal yardımların kesilmek istenmesi, İsviçre’nin böyle bir karar almak istemesinde en büyük kozu. Sol, Sosyalist, Yeşil, İnsan hakları örgütleri ise referanduma ‘hayır” çağrısı yapıyorlar.