Cizîr'deki katliamın ardından "Ülkeye ulaşamıyorsak buradan yapabileceklerimiz var" düşüncesiyle harekete geçen 16 kadın, ilk olarak gelirini Cizîr'e göndermek için üzüm yaprakları toplamaya başladı. Evlerde bir araya gelen kadınlar sarma yapraklarını salamura yapıp sattıkları ürünün gelirini özyönetim direnişlerinin ardından yıkılan kentlere gönderdi. 

Kimseye ait olmayan arazilerden topladıkları ürünleri değerlendirdikten sonra komünal ekonomiyi geliştirmek için çalışmanın sürekliliği kararını alan kadınlar ‘Doğa herkese yeter’ diyerek, yaprak salamurasından sonra reçel, konserve yapımına ve kestane toplamaya başladı. 


Muazzam direnişi izledik

Çalışmaları hakkında bilgi veren Dilan Çetinkaya, “Bu çalışma, ülkedeki özyönetim direnişleri ile yakılıp yıkılan kentlerde yaşayan insanlara ulaşabilme düşüncesiyle ortaya çıktı. Özellikle Cizîr’de yaşananları televizyondan izliyorduk. Arkadaşların o muazzam direnişi karşısında 'binlerce kilometre uzakta da olsak yapabileceklerimiz var' diyerek başladık bu işe” diye konuştu. 

“Doğanın bereketi ile birbirimizin yaralarını sarabiliriz” diyen Çetinkaya,  erkek ve devlet egemenliğini aşmanın tek yolunun kadının öz gücünü harekete geçirmek olduğunu vurguladı. Çalışmalarını devam ettirecekleri bilgisini veren Çetinkaya, gelirlerin Kuzey Kürdistan'a ve Rojava'ya aktarılacağını belirtti. 


 ANF / BELLINZONA