İsviçre Gündemi
İsviçre son yıllarda Türkiye ile ilişkilerine önemli bir ivme kazandırdı. Kendisi gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan Türkiye ile AB dışındaki pazarlara ilgi duyan İsviçre, Türkiye pazarına göz dikmekle kalmıyor, Türkiye üzerinden de Ortadoğu ve Afrika pazarları üzerinde etkin olmak istiyor.
İsviçre hükümeti, Suriye’de Esad rejimi daha yıkılmadan Esad’ın 70 milyon Frankı donduruldu. Suriye rejimiyle ilişkisi olduğu ileri sürülen ‘Kara liste’ye 120’den fazla kişi ve 40 şirket alındı. Bu anlamda İsviçre’nin Türkiye ile birlikte bütün yatırım ve hesaplarını Beşşar Esad’ın gitmesi üzerine kurdukları aşikar. İki ülke bu alanda da sıkı ilişkilere girmiş bulunuyor. İsviçre AB’ne alınmayan Türkiye’nin pazar hacmine de büyük bir ilgi duyuyor.
İsviçre hükümeti ve büyük şirketler (özellikle finans çevreleri) Türk ekonomisinin genişleyen pazar hacminin farkına varmış durumdalar. Üyesi olmadığı AB ile ciddi sorunlar yaşayan İsviçre kendi firmalarının AB dışında alternatif pazarlar arama stratejisine Türkiye seçeneğine destek veriyor. Nasıl Türkiye Avrupa pazarları dışına, özellikle Ortadoğu ve Afrika pazarlarına açılma ihtiyacı duyuyorsa, İsviçre de Türk pazarlarına ve buradan da doğuya doğru açılma arayışı içinde.
Yine İsviçre’nin Türkiye’yi önemsemesinin altında kara para ya da vergilendirilmemiş hesapların bu ülkeye kaydırılması önemli bir neden. Önümüzdeki süreçte bu konunun dünya kamuoyunda sık sık gündeme gelmesi de bekleniyor. Türkiye’de Temsilciliği bulunan 41 yabancı banka arasında İsviçre’nin son iki yıl içinde birinci sıraya yükselmesi tesadüf değil. İsviçre bankalarının uluslararası baskılardan kaçırmaya çalıştıkları bazı hesapları Türkiye bankaları vasıtasıyla Türkiye’ye aktardıkları belirtiliyor.
Bazı yorumlarda ise İsviçre bankalarının önümüzdeki süreçte Türk bankalarıyla ortaklıklar kurabilecekleri vurgulanıyor. Türkiye ile 2.5 milyar Dolar ticaret hacmine sahip olan İsviçre, BM Güvenlik Konseyi seçimlerinde Türkiye’ye verdiği destekle de dikkat çekmişti. Uluslararası arabuluculuk girişimleriyle dikkat çeken, elinde Türkiye’ye ait Kıbrıs ve Ermeni dosyası bulunan İsviçre, ekonomik ve bölgesel çıkarlarını Kürt sorununu görmemezlik üzerine kurarsa imajına büyük bir leke sürecektir.
İsviçre eğer Türkiye ilişkilerinde Ankara’nın diplomasisinin merkezine koyduğu „Kürtleri ezme“ şartına „evet“ demişse, Ortadoğu’daki geleceğini karartmış olacaktır. İsviçre’den siyasi ve ekonomik gücünü diğer dünya sorunlarında olduğu gibi Kürt sorununda da kullanması ve bölgede Kürtleri dışlayarak hiç kimsenin önünü göremeyeceğini farketmesi beklenmektedir. İsviçre’nin Kürt ve bölge politikası, Kürt sorunundaki bütün gelişmeler İsviçre kamuoyuna yansıdıkça şekillenece aksi durumda politikayı perde arkasında sermaye ve çıkar ilişkileri yönlendirecektir.
İsviçre neden Türkiye ile ilgili?