İsviçre’nin Basel kentinde CHP İsviçre Birliğini kuruldu. Kuruluş çalışmalarında yer alanların seçimi hayli ilginç, Dersimli, Erzincanlı, Elbistanlı, Maraşlı, ve çok az sayıda Sivaslı vs. Yurt dışında yaşayan Türkiyelilerin oy kullanım haklarının tanınmasından sonra çok sayıda Türkiyeli partinin Avrupa’da örgütlenmeye gideceği beklenmektedir. CHP’de bundan dolayı bütün Avrupa’da “CHP Birlikleri” kurmaktadır.
CHP’nin Avrupa Örgütlenmesinin Cem Vakfı etrafından örgütlendirilmesi dikkat çekmektedir. CHP’nin Avrupa Örgütlenme Koordinatörü Ali Kılıç, CEM Vakfı’nın Avrupa ve Almanya’daki önemli temsilcilerinden biridir. Cem Vakfı dışındaki bütün Alevilerle sorunlu, Kürtlerle problemli, Türkçü ve Sol örgütlerden hayli uzak bir isim. Bu ismin İsviçre’de dayandığı diğer isimler de bölgemizden seçilmiştir ve bunlar arasında nedense bazı isimler öne çıkmaktadır. Cem Vakfı İsviçre temsilcilerinden biri. Fidan Doğan’ın babasının açık açık uyardığı, Kürt halkına zarar vereceği konusunda ikaz ettiği Elbistanlı isim de dahil, birçok kişi bu Birliğin örgütlenmesi için büyük çaba harcamışlardır.
Biz kişiler üzerinde durmak istemiyoruz, toplum onları zaten iyi tanımaktadır. Toplumdan gelen tepkiler üzerine bu kişilerin bazıları CHP Birliğinin yönetimine girmemiş, ya da girememişlerdir. Fakat bu onların CHP gibi bir partinin değirmenine su taşımaları gerçeğini değiştirmeyecektir. Bu bizim onlara yönelik değerlendirmelerimizi de değiştirmeyecektir. Elbette onlar siyasi tercihler yapmakta özgürdür ama bizde Kürt halkına karşı oynanmak istenen, ırkçı ve ayırımcı, inkarcı bir partinin halkımıza yönelik oyunlarını, hesaplarını deşifre etmekte özgürüz. Bu Elbistanlı ve Pazarcıklı isimler CHP’nin bölgede etkin olması için var gücüyle çalışıyor. Özetle İzzettin Doğan’ın, Alevi duruşu ne ise, örgütlenmede esas alınan duruş da o olmaktadır. Bu CHP’liler için elbette bir övünç kaynağıdır. Ama Kürtler, sol örgütler, muhalifler Aleviler için ırkçı, Kürt düşmanı ve ayırımcı bir duruştur. Zaten Sosyaist Enternasyonal de, Avrupa basını da CHP’yi nasyonalist bir parti olarak ilan etmiş ve Sosyalist cepheden sayılmayacağını duyurmuşlardır.
Söz konusu CHP olunca, dayandığı isimler Kürt ve Alevi olunca ve bu oluşum Basel gibi bir Kürt kalesinde kurulmak istenince elbette hem dikkat çekti, hem de büyük tepki aldı. Zira Basel diye geçmemek gerek. Alevi katliamlarından kurtulanlar, yıllarını cezaevlerinde geçiren Solcular, inkar ve imhadan kurtulan Kürtlerin yaşadığı bir kent. Hem örgütlüler, hem etkililer, hem bilinçliler ve hem de Kürt-Türk siyasetinin içindeler. CHP belkide İsviçre’nin Alevi, Kürt, Sol kalbini zayıflatarak, güçlenmeyi amaçladı. Burada Türkiyeli partilerden her biri gücü kadar örgütlenebilir, taban da bulabilir ama CHP asla. Zira CHP omurgasızdır, CHP Kürt düşmanıdır, CHP inkarcı ve ayırımcıdır, CHP Aleviliğin Kürtlerle buluşmasını engelemeyi temel görev saymıştır, CHP kendisi de ‘Kürt” olan bir genel başkanı ile ırkçılık ve Kürt düşmanlığı yapmaktadır. CHP Basel’i bilinçli seçmiştir.
Çünkü Basel ya da İsviçre Dersim, Pazarcık, Elbistan, Adıyaman, Antep oylarının yönlendirildiği bir merkezdir. Bu illerde yaşayanlar göbekten Avrupa’daki yakınlarına bağlıdır. Ekonomileri, geleceklerini burdakiler şekillendirir ve dolayısıyla siyasi yönlerini belirlemede de etkilidirler. CHP bunun da farkına vardı ve bu bölgeleri, Avrupa’dan etkileyeceğini düşünmektedir. Son yıllarda Kürt Alevilerle, diğer Alevi örgütlenmelerin artan birliktenlikleri, ortak etkinlikleri de Cem Vakfını ve CHP’yi ürkütmüş gözüküyor. Özetle CHP çok yönlü amaçlarla İsviçre’yi tercih etmiştir. İsviçre gibi 4 ulusal kökenli bir ülkede yaşayan, bilinçli siyaset yapan, Kürtler, Aleviler ve bütün bir sol kesim, bütün politikalarını tek millet, tek dil, tek ırk üzerinde kuran bir CHP’ye asla ilgi göstermeyeceklerdir. CHP buradaki genç nesillerle bir karşılaşmayı görsün, en iyi cevabı onlardan alacaktır. Çünkü gençler kimlikleri, inançları ve duruşlarıyla, inkarı ve ırkçılığı asla kaldıramayacak bir durumdadırlar.
CHP’nin İsviçre Birliği Alevileri, Kürtleri parçalama girişimidir. Bu başarılır ya da başarılmaz ama sinek de mide bulandırır. Bu nedenle bu kesimlerin teşhiri, niyetleri, belli isimleri öne çıkararak toplumu birbiriyle didiştirecek amaçları siyaset düzleminde bütün kurumlarda anlatılmalı ve küçümsenmemelidir. İsviçre’nin yabancı düşmanı partisi iddia edilen SVP bile, 4 ulusal kökenli bir ülkedeki kuruluş ilkeleri ve esasları dikkate alındığında CHP’nin yanında “demokrat” kalmaktadır.
Bu yönetim içinde yer alan ve tepkiler üzerine “ben de sizden biriyim, ama orada sizi daha etkili temsil ederim“ laflarına bu toplumun karnı toktur. Yine birilerinin bize bu kesimleri cilalama, şirin gösterme çabalarına da geçit verilmemelidir. Herkes çevresinde olup bitenleri yorumlamak için en az onlar kadar akıl sahibidir. Kimse niyetlerini cilalamaya kalkmasın zira toplum ve siyaset bunlara kanacak düzeyi çoktan aşmış bulunuyor. Herkes rengini belli etmelidir, niyetlerini seslendirmelidir, saflarını netleştirmelidir. Bunlar yapıldığı ölçüde, herkes istediği yerde siyaset yapmakta özgürdür. CHP’yi İsviçre’de örgütleyen Maraş, Dersim bölgesinden isimler bilinmektedir. Hergün halkımıza saldıran, kandan, ırkçılıktan, Kürt düşmanlığından beslenen bir partinin temsilcileriyle aynı saflarda olmamız asla düşünülmemelidir.
NOT: Bu kesimlere yakın bir Alevi derneğini bir vesileyle ziyaret etttim. Çoğunluğu Maraşlı. Duyuru taplosunda bir yazı dikkatimi çekti. “Anadilimiz Türkçe dersler için aileler duyarlı olmalı, çocuklarını göndermelidir” diyordu. Kürtlerin, Kürtlere “Anadil Türkçe” dersi vermesi, aslında bu kesimlerin neler yapmak istediklerinin ve niyetlerinin en iyi resmidir.
İsviçre’de CHP Birliği neden ve kimlerle kuruluyor?
İsviçre Gündemi