İsviçre’de yaşayan Kürdistanlı Halil Aslan, tam bir hukuk skandalı ile karşı karşıya. 2003’te işlediği bir suçtan dolayı ceza alan Aslan’a, 2010 yılında yürürlüğe giren ‘Suç işleyen yabancılar yurtdışı edilir’ hükmüne göre sınırdışı kararı verildi. Yasanın ilk mağduru mülteci Aslan kararı AİHM götürüyor. Basel Parlamentosu Milletvekili ve Parlamento Hukuk Komisyonu üyesi Sibel Aslan, yasanın geriye doğru işletilemeyeceğine ve sığınma talebi kabul edilen kişinin yurtdışı edilemeyeceğine dikkat çekti.


Yasa geriye dönük işletildi

1998 yılından bu yana İsviçre’nin Monthey kentinde yaşayan ve siyasi sığınma talebi kabul edilen Kürdistanlı Halil Aslan, skandal bir kararla yurtdışı ediliyor. 2003 yılında girdiği bir bıçaklı kavgada yaralama şeklindeki adli bir olaya adı karışan Aslan, aldığı üç yıllık hapis cezasından sonra hukuk skandalıyla karşı karşıya kaldı. İsviçre’de 2010 yılında yürürlüğe giren ve yabancıların bir yıldan fazla hapis cezası alması durumunda sınırdışı edileceğini içeren yasa, geriye dönük işletilerek Aslan’a yurtdışı kararı verildi. Wallis Kanton Mahkemesi, 2010 yılında yürürlüğe giren yasayı gözönünde bulundurarak Aslan’ın 2003’te işlediği suçtan dolayı ‘yurtdışı edilmesi’ne karar verdi.

İtirazı kabul edilmedi

Yasaların geriye dönük işletilemeyeceğinden yola çıkarak Federal Mahkeme’ye itiraz başvurusu yapan Aslan’a yeni bir hukuk skandalıyla cevap verildi. Federal Mahkeme, ulusal bir yasayı görmezden gelerek “karar mercii Kanton Mahkemesi’dir” diyerek dosyayı, tekrar Kanton Mahkemesi’ne gönderdi. Kararında ısrar eden Kanton Mahkemesi, Kürdistanlı Halil Aslan’ın siyasi sığınma oturumunu iptal ettiğini 27 Şubat 2013 tarihinde iki çocuğu ve eşiyle birlikte İsviçre’yi terk etmesi gerektiğine ilişkin kararı yenileyerek yeniden gönderdi. Aslan, iç hukuk yolu tükendiği için kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götüreceğini söyledi.

‘Derneğe gidiyorsan PKK’lisin’

Her duyarlı Kürdistanlı gibi Kürt derneklerine gittiğini belirten Aslan, mahkemeler süreci başta olmak üzere üç yıllık cezaevi yaşamında ve Kanton İçişleri Bakanlığınca karıştığı olayın PKK tarafından organize edildiği yönünde baskı gördüğünü belirtti. Aslan “Israrla PKK’li olmadığımı, sadece derneğe gittiğim için karıştığım olayın PKK tarafından tertiplendiğini bana kabul ettirmek istediler” dedi.

‘Olay PKK’ye yıkılmak istendi’

Olayın organize bir şekilde PKK’ye yıkılmak istendiğini ve bununla farklı hedeflerin tasarlandığını belirten Aslan, ahlaki bir sorundan dolayı gerçekleşen bir olayın PKK’ye yıkılmak istenmesini anlamadığını açıkladı. Karşısındaki kişinin de olay öncesinde benzeri suçlar işlediğini ama, onun için hiçbir karar alınmadığını vurgulayan Aslan “Hukuksuz ve çifte standartlı kararlarla benim üzerimde siyasi hedeflerini gerçekleştirmeye çalıştılar” dedi.

PKK’den kaçanlar bilirkişi yapıldı!

Mehkeme sürecinde PKK ile hiçbir bağlantısının olmadığını, sadece Kürt derneğine sıradan bir insan gibi gittiği anlattığını aktaran Aslan “Buna rağmen mahkeme karşı tarafın talebi üzerine benim PKK’li olup, olmadığım konusunda PKK’den kaçan bazı kişilerin, bilirkişi olarak dinlenmesine karar verdi” ifadesini kullandı.

Ancak iftiraları dikkate alınmadı

Bu kişilerin PKK başta olmak üzere, Kürt derneklerine ve kendisine yönelik iftiralarda bulunduğunu dile getiren Kaya “Fakat mahkeme bunların söylemlerini teorik buldu ve bunların anlatımlarının olayla ilgisinin bulunmadığına kanaat getirdi. Bilirkişi olarak çağrılan bu zatlar dikkate alınmadı” şeklinde konuştu.

Yasa geriye doğru işletilemez

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Basel Parlamentosu Milletvekili ve Parlamento Hukuk Komisyonu üyesi Sibel Aslan, hukukun geriye dönük işletilemeyeceğini vurguladı. Aslan “İşlediği suçtan dolayı cezasını çeken ve sığınma talebi kabul edilen kişinin yurtdışı edilemeyeceğini” söyledi. Siyasi oturum olarak tabir edilen ‘Erkenntlich Flüchtlingen’ statüsüne sahip mültecilere ‘suç işleyen yabancıların yurtdışı edilmesi yasası’nın uygulanamayacağını belirten Aslan, bu kişilerin ancak ülkesindeki siyasal durumun hükümet düzeyinde düzeldiğine karar verilmesinden sonra oturumunun iptal edilebileceğine dikkat çekti.

Uluslararası anlaşmalara aykırı

“Suç işleyen yabancıların bir yıldan fazla ceza almaları yurtdışı edilmelerini sağlar” uygulamasının referandumla kabul edildiğini ancak uluslararası hukuk anlaşmalarına ters düştüğü için uygulamanın şu ana kadar kağıt üzerinde üzerinde kaldığına dikkat çekti. Aslan bu konuda bir de emsal teşkil edecek bir kararı anlattı: “2012 yılında Kosavalı bir gencin işlediği suçtan dolayı yurtdışı edilmesine karar verildi ancak, Federal Ceza Mahkemesi kararı durdurarak ‘suç işlenmesine rağmen kişi yurtdışı edilemez’ hükmüne karar verdi.”

Mülteci sınırdışı edilemez

Sibel Aslan, tüm bu nedenle kararın her açıdan hukuksuz olduğunu belirterek, “Halil Aslan suçu bugün işlese de, bu emsalden dolayı yurtdışı edilmesi mümkün değildir. Kaldı ki ikinci neden Halil Aslan bir siyasi sığınmacı ve oturumu yerel bir mahkemece iptal edilemez” dedi.

ALİ ONGAN/MONTHEY