
Ilısu baraj yapımında çevre ve tarihin yok olacağı, Kürt halkının zarar göreceğini gerekçe göstererek, geçmiş yıllarda projeden çekilen İsviçre, Kürdistan’daki savaşı görmezden geliyor. İsviçre silah tekellerinin, Kürt gerillalar ile Türk ordusu arasındaki savaşı, Kürt halkının barış ve demokrasi için sürekli eylem halinde olması, yüzlerce Kürt politikacının hapislerde tutulmasının iç çatışma olarak görmemesi, barış çevrelerinde şok etkisi yaratıyor. Ordusuz Bir İsviçre (GSOA) ve barış örgütleri, Kürt sorunu ve savaş nedeniyle Türkiye’nin de, silah satışı yasaklanan ülkeler listesine alınmasını istiyor.
Türkiye geçen yıl silah aldı
Söz konusu örgütler tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’ye 2005 yılına kadar iç savaş nedeniyle silah satış yasağı konduğu belirtiliyor. Açıklamada, 2005 yılından sonra bu yasağın kaldırıldığına dikkat çekilerek, şu görüşlere yer veriliyor: “Türkiye’de savaş devam etmektedir. Kürt direnişçilerle ordu arasındaki çatışmalar, zaman zaman Türkiye’nin Irak topraklarına girmesine kadar uzanmaktadır. 15-20 milyon Kürt nüfusu ayırımcılığa tabi tutulmaktadır. Bütün uluslararası çevreler tarafından bilinen bu duruma rağmen İsviçre, geçen yıl Türkiye’ye 8 milyon İsviçre Frankı tutarında bombalar, torpidolar, roket ve füzeler satmıştır.”
Yasalar yasaklıyor
İsviçre savaş malzemeleriyle ilgili yasada, barışın korunması, uluslararası güvenlik, insan hakları şartları arıyor. Yasaya göre, iç barışın olmadığı, silahların iç sorunlarda kullanıldığı, insan haklarını ihlal eden ülkelere silah satışı yasak. Yasalar, alıcı ülkelere söz konusu şartlarda silahları kullanmayacağını da anlaşmalara bağlıyor.
İsviçre imajını kirletiyor
İsviçre silahlarının birçok ülkede iç çatışmalarda kullanımının tespit edilmesinden sonra Federal Parlamento’nun adı geçen ülkelere silah yasağı koyması, İsviçre’nin imajını güçlendirdi. Ancak Türkiye gibi bazı ülkelere aynı yasağın getirilmemesi, İsviçre Parlamentosu kararlarını da kamuoyu nezdinde tartışılır hale getirdi. Nitekim GSOA ve barış örgütleri, rakam ve cinsleriyle hangi ülkelere silah satıldığını ve hangi ülkelerde iç çatışmalarda kullanıldığını kamuoyuyla paylaşıyor.
Silah satışı ve mültecilik
İsviçre’nin Türkiye’ye silah satıyor olması, mülteci başvurularını da reddetmesi anlamına geliyor. İsviçre, silah şirketlerine gösterdiği toleransla adete bir taşla iki kuş vuruyor. Hem silah şirketleri kar ediyor; hem de silah satışı ‘Güvenli ülke statüsü’ anlamına geldiği için, mülteciler, “ülkenizde tehlike yok, orada yaşayabilirsiniz” denilerek, geri gönderiliyor.
Kürtler silah satışını seyrediyor
Uzmanlar bu politikaların sürdürülmesinde Kürtlerin tavrının da cesaret verici olduğunu belirtiyor. İsviçre’de yaşayan Kürtlerin, ülke iç politikasına yönelik pratiğe yansıyan politik ya da sosyal perspektifleri yetersiz. Örneğin kamuoyu, sözkonusu silahların ülkelerinde kullanıldığı Kürtlerden pek bir şey duymaz veya sorgulamaz. Bu tavırsızlık, politik, sosyal konular için de geçerli. Oysa Kürtlerin, İsviçre silahlarının satıldığı Türkiye’de Kürtlere karşı savaş yürütüldüğünü sokaklarda, protestolarında, İsviçreli kurum ve kuruluşlarla görüşmelerinde iyi anlatması gerekiyor.
ALİ ÖZŞERİK