İsviçre Gündemi
İsviçre gündemi bir yana, dünya gündemi bir yana. “Tarafsız” ülke sessiz, sedasız, dünya sorunlarına bulaşmadan, çıkarına uygun olanlardan da sonuna kadar yararlanarak yaşamını sürdürüyor. Siyasi istikrarsızlık, dengeler nedeniyle asla hissedilmez, ekonomi verileri başka ülkelerle kıyaslanmayacak düzeyde seyreder. Dünya zenginleri krizle boğuşurken, İsviçre zenginleri karlarını daha da arttırırlar.
2012 verilerine göre İsviçre’nin en zengin 300 kişisinin maddi varlığı 512 milyar Dolar. Bu zenginler bunun sadece 32 milyarını 2012 yılı içinde kazandı. Son açıklanan verilere göre İsviçre ekonomisi 0,6 oranında büyüdü. GSYH bir önceki döneme göre 1,4 puanlık artış gösterdi.
Bu zenginlikte AB vatandaşlarının çok büyük katkısı var. Avrupalıların aldığı önlemlere rağmen, İsviçre bankalarında hesapları olan AB vatandaşlarının bu hesaplardan elde ettikleri faiz gelirlerini ülkelerinde deklare etmedikleri belirtiliyor. Son açıklamalara göre mevduat sahiplerinden sadece yüzde 21’inin usulüne uygun olarak bildirimde bulundukları açıklandı.
Elbette bu bir kapitalizm başarısıdır. İsviçre’nin zaten iki şeyi çok ünlüdür. Peyniri ve parası. İkisi de çok kokar ama çok sevilir. Bir de derler ki para paradır, paranın karası beyazı olmaz. Emparyalist-Kapitalist sistemlerin kar hırsının vicdansızlığı düşünülürse, İsviçre’yi bunlardan ayırmanın da anlamı kalmıyor. İşini iyi biliyor ve konumunun avantajlarından yararlanıyor. Böyle olduğu için AB üyeliğini reddetti. Bu İsviçre’nin konumuna, parasına ve sistemine olan güveninden kaynaklanıyor. Yani “ben kendime nasıl olsa yeterim, neden AB’nin yükünü çekeyim” diyerek, Referandum’da birliğe “hayır” diyen İsviçre, şimdilerde “haklı” çıkmanın “gururunu” yaşıyor.
Global krizden etkilenmeyen, karını sürekli katlayan İsviçre’nin bu refahı ülke çoğunluğuna beklendiği ölçüde asla yansımıyor. Zenginlerin grafik çizgisi sürekli yükselirken, “yoksulların” grafiği ya aynı kalır, ya da düşüşe geçer. Hükümet işte bu büyüme rakamları arasında, halkın gözünün içine baka baka Devlet memurlarının ücretlerine zam yapmayacağını açıkladı. Federal Meclis 2013 bütçesini tutturabilmek için yürürlüğe koyduğu tasarruf önlemlerinin yükünü yine halka yükledi ve 2013’de maaşlarda artışa gidilmeyeceğini açıkladı. Kararlar bununla da sınırlı değil.
Hükümet dullar üzerinden tasarruf yapmak istiyor. Bundan 8 yıl önce halk dulluk maaşının kaldırılması yönündeki inisiyatifi reddetmişti. Şimdi hükümet yine çocuksuz dulların maaşına göz dikti ve kaldırmak istiyor.
İsviçre’de son on yılda işçi maaşlarına ortalama yüzde 1,2 oranında zam yapılırken, başta temel gıda maddeleri olmak üzere vergi oranları ve sigortalardaki artışın yüzde 4.7’ye kadar yükseldiği düşünülürse, zenginlerin karı arttıkça, çalışanların gelirlerinin azaldığı daha iyi anlaşılır. Elbette böyle bir ekonomide yabancıların neler yaşadığını anlatmaya gerek kalmıyor. Tasarruf önlemleri altında mültecilere yardımların yok denecek kadar kısıtlanması da işin cabası.
2013 yılına ramak kala açıklanan tasarruf önlemlerinin yavaş yavaş zenginler dışındaki herkese uzanacağı şimdiden belli olmaya başladı.
İsviçre’nin zengin ve yoksul yüzü...