İsviçre Gündemi


İsviçre’de Yerel Seçimlerde BDP ve HDP’yi desteklemek amacıyla kurulan “İsviçre İnisiyatifi”nin girişimleriyle düzenlenen “Mereş Köy Vakıfları” toplantısına katıldım. Açıkça söylemek gerekirse toplantıya giderken Vakıfların toplantıyı köy sorunlarına boğabileceği, siyasetlerin “ilgisizliği” ve “hışmından” dem vuracağını düşünmüş- tüm. Ve sayının da beklenilen düzeyde olmayacağı kaygısındaydım. Doğrusunu isterseniz yanılmış olmaktan büyük bir sevinç duydum.
İlk defa bir toplantıda buluştuğumuz Vakıfların hiç de yabana atılmayacak bir birikim ve siyasi duruş içinde buldum. Siyasi organizasyonlardan tecrübe sahibi ya da birçok siyasi yapıyla ilişki halinde olan insanların oluşturduğu Vakıflar’ın isterlerse çok şey başarabileceklerini farkettim. Bu anlamda onların hakkını teslim etmeliyiz. Ama bazı konuları da ele almamak haksızlık olacaktır. Bunca deneyimi olan insanların çoğunlukla geriye bıraktıkları yaşlıların yaşadığı köylerde Cemevleri, mezarlıklar vs. yapmakla yetinmiş olmaları, nedenleri ne olursa olsun çok daraltılmış ve genele akması gereken enerjilerin bloke edilmesi izlenimini de yarattı. Bir konuşmacının bunu eleştirirken söylediği “ölülerimiz için her şeyi yaparken, yaşayanlara bu kadar nankör davranmamız düşündürücüdür” söylemi çok anlamlıydı.
Elbette onlar da Kürdistan’ın, Türkiye’nin Alevi, Kürt, demokratik, cinsiyet, çevre vb. sorunları çözülmeden, yerel sorunların gerçek anlamda çözülemeyeceğinin farkındalar. Tartışmalar buraya geldiğinde kendilerinden ve siyasal yapılardan kaynaklı sorunların büyük engel oluşturduğu ortak şekilde dillendirilmektedir. Elbette kimi düzen partilerine yamanma, yerel çıkarlara endekslenme gibi eğilimleri bu yazının dışında tutacağız. Zaten toplantıya katılanlardan da bu kesimleri muhatap saymak, hesaba katmak gibi en ufak bir eğilim olmadı. Vakıf temsilcilerinin konuşmalarında kendi özgünlüklerine saygı koşuluyla genel siyasal ve toplumsal sorunlarda ortak çalışma isteği ve arzusu, en azından bazıları için peşin hükümlü yaklaşımlara sahip olduğumuzu ve hızla bunu aşmamız gerektiğini gösterdi.
Toplantının bütün Vakıf temsilcilerinin temsil edildiği bir  “Mereş Geçici Çalışma Komitesi”nde buluşması ve temsilcilerin hiç bir itiraza gerek kalmadan istek ve arzularını oluşumdan yana kullanması ve hatta bu yapılanmanın giderek bir çatı örgütüne ya da meclisine dönüşerek, ülke ve yerel sorunlar için ortak kararlara ulaşması talebi en azından şimdilik genele karşı bir sorumluluk dugususun hakim olduğunu gösterdi.
Elbette toplantıda bir tek kadın temsilcinin olmaması büyük bir eksiklikti ve çağdaşlık söylemleri ile Alevi gerçeğini gölgeledi. Katılımcılar da bunu büyük bir eksiklik olarak kabul edip hızla giderme eğilimi içinde olacaklarını bildirdiler.
Toplantıya yaklaşık 20 vakıf ve köy temsilcisi katıldı. Bu sayı önümüzdeki günlerde daha da artacak gibi gözüküyor. Eğer siyasal yapılanmalar ve Vakıflar arasında karşılıklı anlayış gelişirse, bölge seçimlerine önemli etkisi olacaktır. Bunu kalıcı ve anlamlı kılmak bizim elimizdedir. Her kesimin ön yargıları bırakarak, birbirini anlaması, birbirine yakınlaşması ve birbirine saygı göstermesi gelişmelerin seyrini belirleyecektir. Hiç bir Vakfın, genel ülke sorunlarını, bu sorunları önceliği sayan siyasal yapılanmaları, kendi sorunlarına boğma gibi bir eğilim içinde olmaması, aksine yerel sorunların genel sorunların potası içinde düşünülmesi gerektiğinin bilincinde olmalarına değer verilmelidir.
Karşılıklı olarak genel sorunlar ve özgünlükler için ortak mücadele başarıldıkça sivil örgüt olma alışkanlığı ve deneyimi kazanılacaktır. Bu başarıldığı ölçüde, “farklı ve bireysel hesaplar içinde” olanlar kendiliğinden su yüzüne çıkacak ve doğal bir ayrışma sağlanacaktır.
Bu küçük adım bile, büyük adımlar atabilecek güçte olduğumuzu gösterdi.