İsviçre Gündemi
Başkent Bern'de AKP’nin İsviçre kolu Avrupalı Türk Demokratlar Birliği'nin (UETD) 'terörü lanetleme' adı altında düzenlediği provokatif eylem sırasında çıkan olaylar kamuoyu gündemini işgal etmeyi sürdürüyor.
AKP’nin 7 Haziran seçimlerinde İsviçre’de aldığı yenilgiyi, 1 Kasım'da tersine çevirmek isteyen söz konusu çevreler her gün provokatif eylem ve söylemlerle Kürt düşmanlığı yaparak kendilerine avantaj sağlamaya çalışıyor.
Kürtlerin 'cami ve Türk işyerlerine saldırdığı' dair yalan haberlerin hemen her gün tekrarlanması, provokasyonun devam ettirilmek istendiğinin de açık bir göstergesi. Kürt tarafının özellikle cami gibi dini kurumlara asla saldırmayacağı bilinmesine rağmen, Kürtlere karşı kışkırtmaları artırmak için kullanılan bu tür söylemler provokasyonlar karşısında her zamankinden daha fazla dikkatli olmayı gerekli kılıyor.
İsviçreli bir yetkili: Yanıldık
Adının açıklanmasını istemeyen bir İsviçreli yetkili, "UETD’nin gerçek yüzünü görme konusunda yanıldığımızı anladık. Avrupa'nın değişik ülkelerindeki saldırıların arkasında da bu çevreler var. Biz onların demokratik bir eylem için izin aldığını sanıyorduk, ama Kürtlerin üzerine öldürmek kastıyla araç sürülmesi şiddete eğilimlerini gösterdi" şeklinde konuştu. Yetkilinin Kürtlerin tepkisini dindirmek için mi bu açıklamaları yaptığını, yoksa gerçekten mi samimi olduğunu önümüzdeki günlerde UETD’ye yönelik politikalarından anlayacağız.
Bunlar DAİŞ’in destekçileri
Bern’de bir Kürt temsilci ise Kürtlerin üzerine araç sürülmesi olayıyla ilgili İsviçre basınına şu açıklamalarda bulundu: "Bunlar Almanya’da bir genci boğazından kestiler. Kürt gösterilerine kadın, çocuk, yaşlı demeden saldırdılar. Hergün Cizre’de, Silvan’da, Yüksekova’da bir çok sivilin katledildiği yönünde haberler alıyoruz.
Bunların DAİŞ'e verdiği desteği sizler hergün yazdınız. Böyle bir güce İsviçre’de yürüyüş izni vermek, demokratik hakla açıklanamaz. Hitler yanlıları Bern’de gösteri için izin istese verilir mi? Kaldı ki İsviçre’de bir katliamı övmek suç kapsamındadır. Bu kesimler DAİŞ’in Kürtlere karşı katliamlarını övüyor, Ermeni-Süryani katliamını övüyor, Alevi katliamlarını övüyür. Bunları İsviçre polisinin bilmemesi büyük bir eksikliktir. Katliam yapan güçlere Kürt düşmanlığı yapma izni verilmesi, Kürtlerin eylem için izin almamış olmasıyla cilalanamaz ve polisi bu hatadan kurtaramaz.
Polis şahıs hakkında işlem yaptı mı?
Kürtlerin üzerine öldürmek kastıyla aracını süren şahıs hakkında İsviçre polisinin ne yaptığı bilinmiyor. İsviçre polisi kendi üzerine kayıtlı olmayan bir aracı bilerek alan ve kitlenin üzerine süren bu şahıs hakkında ne işlem yapıldığını kamuoyuna açıklamak zorundadır. Zira aksi bir tutum, saldırganların yeni girişimlerine cesaret verecektir."