Hükümet üyesi Didier Burkhalter tarafından kamuoyuna duyrulan söz konusu kısıtlamalar, ülkeye giriş çıkışların denetlenmesi, göçmen kotası uygulanması, İsviçre’de çalışan Avrupalıların sayısının düşürülmesi ve bu kesimlerin yararlandığı işsizlik sigortasının yeniden düzenlenmesi gibi önlemleri kapsıyor. 

AB’nin göçmen akınına karşı önlem ve çözümleri tartıştığı bir dönemde, İsviçre’nin hamlesi AB ülkelerini kızdıracak gibi gözüküyor. 

Özellikle göçmen karşıtı yasaların mimarı İsviçre Halk Partisi'nin (SVP) son seçimlerde birinci parti olarak çıkması, AB için büyük bir handikap. 


Referandumdan çıkmıştı

İsviçre, Avrupa ve Avrupa dışından gelen göçmenlere kotayı da  içeren dizi önlemi, geçen yıl referandumda halka sunmuş ve kabul edilmişti.  

Hükümet söz konusu referandum sonucuna bağlı olarak Avrupa Birliği içinden ve dışından gelecek göçmen sayısında kısıtlamaya gideceğini duyurdu. İsviçre'de yaklaşık 1 milyon 500 bin AB vatandaşı çalışıyor. Çevre ülkelerden de her gün 300 bin kişi çalışmak için giriş çıkış yapıyor. Bern ile Brüksel bu konuda orta yol bulmaya çalışıyordu.


Alman karşıtlığı artıyor

İsviçre'de giderek artan işsizlik, bu ülkeye gelen Almanlara karşı tepkileri de arttırıyor. Tepkili çevreler Almanların hem işsizliği arttırdığını ve hem de İşsizlik parasından yararlanarak büyük bir yük oluşturduğunu düşünüyor. 

Almancanın İsviçre'de hem yazı dili, hem de resmi makamlarda konuşma dillerden biri ve yaygın olması; Almanlara iş ararken önemli avantaj sağlıyor. 


ALİ ÖZŞERİK/ZÜRİH