Yaklaşık 60 milyon nüfuslu İtalya’da, salgın geride binlerce can kaybının yanı sıra, felce uğramış bir sağlık sistemi ve ekonomi bırakıyor.
REWŞAN DENİZ
İtalya'da dün 4 bin 92 kişiye koronavirüs teşhisi konulurken, 431 kişi virüs nedeniyle hayatını kaybetti. Bir günde hayatını kaybedenlerin sayısı 19 Mart'tan bu yana en düşük artışı kaydetti.
İtalya Sivil Savunma Ajansı'nın veriline göre salgının açıklandığı 21 Şubat tarihinden bu yana ülkede 19 bin 899 kişi hayatını kaybetti.
Salgın nedeniyle sosyal ve ekonomik alanda kısıtlamaların uygulandığı İtalya, normal hayata dönmenin yollarını arıyor. Uzmanlar, normal hayata dönmenin uzun ve zor bir süreç olacağına işaret ediyor.
Ülkedeki duruma daha yakından bakabilmek için çok zor koşullar altında hizmet veren sağlıkçılarla konuştuk. Ulaştığımız doktor ve hemşirelerin aktarımları İtalya’daki tabloyu daha anlaşılır kılıyor.
Sağlık çalışanlarının yüzde 8,6’sı enfekte oldu
Daniela Locci, Roma Policlinico Umberto Primo acil servisinde hemşire. 56 yaşında. Ülkenin kuzeyinde durumun ciddi olduğunu belirten Locci, Mart ayının ortasında Yüksek Sağlık Kurumu çalışanlarının yüzde 8,6’sının enfekte olduğunu söyledi.
İtalya’da salgın krizinin hafife alındığını kaydeden Locci sağlık sektöründe de, özellikle son 10 yılda, ciddi bir gerileme olduğunu vurguluyor: “İtalya'nın 2010 yılında belirlenen ve hiç güncellenmeyen bir acil durum planı vardı. Kuzey’de salgının dehşet verici boyuta gelmesinin nedeni de burada sağlığın özelleştirilmesi. Son 10 yılda, halk sağlığı için çoğu imkân kısıtlanarak özel sağlık sektörüne aktarıldı. Devlet finansmanı 37 milyar azaltıldı. Sistem bununla da sınırlı kalmadı; İtalya genelindeki hastanelerde 70 bin kadar yatağın azaltılması ve 359 koğuşun kapatılmasına neden oldu. Yoğun bakım yataklarının azaltılması herkesi etkileyen bir krizde de ne yapılacağı sorununu beraberinde getirdi. Haliyle, Sistem Ulusal Sağlık Hizmetleri salgının yayılması konusunda etkin bir faaliyet yürütemeyeceğini kanıtlamış oldu.”
Koruyucu ekipmanlar eksik
Özellikle Kuzey bölgelerinde geçici sağlık personeli “kiralandığını” söyleyen Locci, İtalya’daki hemen hemen bütün hastanelerin Covid-19 hastanesine dönüştürüldüğünü vurguluyor ve dünyanın pek çok yerinde sağlık emekçilerinin karşılaştığı sorunlardan birine değiniyor: Sağlıkçılara koruyucu ekipman sağlanmaması.
Locci, “Bir diğer ciddi sorun, ülke genelinde çok erken biten ve çok sayıda sağlıkçının enfekte olmasına neden olan kişisel koruyucu ekipman eksikliğiydi. Şimdi tüm yapıların yeterli sayıda ekipmana sahip olmasını sağlamak için çalışıyoruz. Çalıştığım hastanede, Roma’da, Covid-19 vakalarının görüldüğü servisi düzenlemek için biraz zamanımız vardı" diyor.
Pozitif olmayanlar da enfekte oldu
Çalışma koşulları nedeniyle birçok hastaya da virüs bulaştığını aktaran Locci, "Ancak zamanımız olmasına rağmen personel eksikliği olduğu için hastalara yetişmekte zorlandık. Ki koruyucu ekipmanımız yeterli olmadığı için de maske, su geçirmez önlük, siperlik gibi malzemeleri sınırlı sayıda kullanmak zorunda olduğumuz günler oldu. Hastaların girişini acil servisten başka bir servisten yapamadığımız için Covid-19 pozitif olmayanlar da virüsle enfekte oldu" bilgisini paylaşıyor.
Sağlık hizmeti bir lüks değil
Salgının gençleri de öldürdüğünü deneyimlediklerini söyleyen Locci, tedbirin elden bırakılmaması gerektiğini söylüyor ve ekliyor: “Şunu söylemeliyim: Burada başlangıçta ölenler kronik hastalıkları da olan yaşlılardı, daha sonra patolojilerin olmadığı gençlerin bile Covid-19 nedeniyle ölebileceğini gördük. Ancak neyse ki, hastaların akışı azaldı. Son iki gün içinde Covid-19'lu hastalarda hafif bir düşüş oldu, ancak böyle oldu diye kesinlikle kendimizi ve çevremizi koruma önlemlerimizi gevşetmemeliyiz. Salgının ciddiyetini anlamalıyız ve sağlık hizmetinin bir lüks değil, herkes için evrensel bir hak olduğunu unutmamalıyız.”
Yoksullara yardım ediyorlar
Bir diğer hemşire Giuseppe Evangelista, Roma’nın en büyük hastanelerinden biri olan Policlinico Umberto Primo’da uzun yıllar görev yaptıktan sonra emekli olmuş. Şu an Roma Çalışanları Sağlık Koordinasyonu’nda (Coordinameto Cittadino Sanità Roma). 63 yaşındaki Evangelista ve koordinasyonda bulunan diğer gönüllüler, her gün 12-13 saatleri arasında “Kırmızı Dalga Radyo" üzerinden program yapıyor ve her biri kendi bölgesinden bilgi veriyor. Bunun yanı sıra yurttaşları neye dikkat etmeleri konusunda uyararak; var olan problemleri, nelere ihtiyaç duyulduğunu da konuşuyorlar. Koordinasyon üyeleri toplumun her kesimine, özellikle yoksullara yardımcı olmaya çalışan sağlık çalışanları sağlığın özelleştirilmesiyle ilgili de ayrı mücadele veriyorlar.
İtalya nerede hata yaptı?
İtalya’nın Covid-19 virüsünün yayılmasının tüm aşamalarında hata yaptığını söyleyen Evangelista başlangıçta salgının sınırlı bir bölgede yayılacağını düşündükleri için, yetkililerin izolasyondan kaçındıklarını ve Covid-19 pozitiflerin temaslarını kesmediklerini vurguluyor. Evangelista, salgın yayıldıktan sonra kişisel özgürlüğü kısıtlayan önlemlerin alındığını; ancak bu sürede de tüm üretim faaliyetlerinin devam ettiğini ve virüsün yayıldığı kentlerin büyük ölçüde imalat sanayinin yoğun olduğu kentler olduğunu da ekliyor.
Aynı servisler kullanıldı
Covid-19 virüsünün henüz ilacı olmayan yeni bir virüs olduğunu söyleyen Evangelista da İtalya’nın bu süreçte yaptığı hatalara dikkat çekerek şöyle diyor: “Hastalığın ciddi solunum yetmezliğine yol açtığı insanların yüzdesi için tek cevap, sadece resüsitasyon bölümünde yapılan mekanik ventilasyona bakmakla ortaya çıkacaktır. Hastanelerde Covid-19’la enfekte olmuş hastaların, diğer hastalarla aynı servisleri kullanmak zorunda olması salgının boyutunu hızla artırdı.
Ekonomik kirize batıyoruz
Keza bu nedenle de enfekte olanların yaklaşık yüzde 10’u sağlık emekçisi. Sosyal düzeyde alınan önlemler de yeterli olmadı. Nasıl olsun? Nüfusun büyük bir kesimi gelir düzeyi düşük, mevsimsel olarak çalışan işçiler ve kayıtdışı çalışanlardan oluşuyor. Girişimciler ve onların dernekleri, örgütleri salgının önlenmesine katkıda bulunmak yerine üretim sistemi üzerinde güçlü bir baskı oluşturdu. Bugün, onların yüzünden kimsenin içinden nasıl çıkılacağını bilmediği ekonomik bir krize batıyoruz. Bunun etkileri yakında hissedilecek.”
Sağlık çalışanları zorda
İtalya’nın sağlık sistemindeki aksaklıklardan bahseden Evangelista, ulusal sağlık sisteminin son yıllarda büyük sorunlar yaşayarak 20 yılda 1000 kişi başına 6 yataktan 3 yatağa geçildiğini söylüyor. Roma Polikliniği’nde, yeniden düzenlenen sözleşmelerin sağlık çalışanlarına dayatıldığını söyleyen Evangelista, pek çok sağlıkçının işten çıkarılmaktan da korktuğunu belirtiyor. Bu poliklinikte meslektaşlarıdan yüzde 30-40 civarında daha az maaşla, güvencesiz bir şekilde çalıştırılan hemşireler olduğunu belirten Evangelista, sadece bu poliklinikte 750 sağlık çalışanı olduğundan bahsediyor.
Sayı açıklanandan fazla
Salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin diğer patolojik hastalıklara sahip olan ileri yaş grubu olduğunu söylese de genç hasta vakalarının da hâlâ arttığını vurguluyor. “Bununla birlikte, ölenlerin sayısı hafife alınmayacak durumda. Ve bunların içinde, yani resmi sayının içinde, hastanelerde ölmeyen insanlar yok. Birçok hastane, diğer hastalıkların tedavisi için faaliyetlerinin çoğunu durdurdu. Sağlık sisteminde zaten birçok eksiklik vardı ve bu salgın, zaten durumu ortada olan bir sağlık sistemini iyice sorunlu hâle getirdi.”
Salgın Pandora’nın Kutusu’nu açtı
Evangelista son olarak şunları ekliyor: “Salgın Pandora’nın Kutusu’nu açtı. Bir toplumun, kârın, piyasanın, eşitsizliklerin negatif değerlerine dayanan tüm sınırlarını ortaya çıkardı. Herkes bu sistemin, şu an yaşadığımız gibi bir fenomen karşısında verebileceği cevapların ne kadar yetersiz olduğuna somut bir şekilde gördü. Sağlık sektörü, bu korkunç deneyim ile öğrendiklerimiz somut olarak ölçebileceğimiz ilk alan olacaktır. Sağlık hizmetleri yalnızca kamuya açık, özgür, insancıl ve evrensel olabilir. Bunu dayatabilecek miyiz? İlk meydan okumamız bu olsun.”
Sağlık çalışanları güvencesiz
Carlo Pellegrino ie Roma’da iki kasabada çalışan 66 yaşında bir doktor. Pellegrino, ayrıca çeşitli hastaneler arasında transferler (ambulans üzeri) yönetiminde ölüm tehlikesi olan hastalarla ilgileniyor. Yoğun bakım vakalarının azaldığını söyleyen Pellegrino, Orta ve Güney bölgelerde hâlâ büyük bir tablo beklediklerini söylüyor.
Maskeyi dahi yeni dağıtmaya başlayan İtalya’nın izolasyon ve insanların temasını azaltma konusunda pek çok hata yaptığını söyleyen Pellegrino, örneğin karantina yöntemi uygulanmadığı için virüsün tüm eyaletlere yayılmasındaki riskin hızla arttığını belirtiyor. Sağlık çalışanlarının da son derece güvencesiz çalıştırıldığını söyleyen Pellegrino, ilk belirlemelere göre 66 doktor ve 5000'den fazla hemşirenin enfekte olduğunu vurguluyor.
200’den fazla hastane kapatıldı
“Sağlık sorunu, son yıllarda tasarruf adı altında 200’den fazla hastanenin kapatıldığı, kamu sağlığının tahrip edildiği, özel sağlığa fon sağlandığı için bu denli bir krizde dönüştü. İtalya’daki sağlık yönetimi genellikle özel ve bu durum acil durumda olan hastaları daha da zor duruma soktu. İnsanlar hastane koridorlarında gün boyunca beklediler ve beklemeye de devam ediyorlar. Roma ve Lazio'daki durum çok kaotik, 3 bin 264 koronavirüs vakası var ve 169 kişi öldü. Sağlık emekçileri en iyi şekilde çalışıyorlar. Çok yoruldular; ama her zaman tüm güçleriyle çalışmaya devam ediyorlar, kimse geri adım atmıyor. Bürokrasiye olan öfkeye rağmen büyük bir profesyonellik ve dayanışma içerisindeyiz.”
Zengin ve korunaklı Batı da
“Şu anki durum birçok insanın alışkanlıklarını değiştirdi. Çoğumuz evde kalıyoruz ve gereksiz harcamalardan kaçınıyoruz. Şunu da gördük: Zengin ve korunaklı Batı dünyası da hastalanıyormuş. Ne yazık ki, bu kriz sona erdiğinde, birçok insan bıraktıkları işleri bulamayacaklar. Çok daha ‘yeni’ yoksulluk halleri göreceğiz ve bence bu ekonomik kriz çok uzun ve zorlu olacak. Bu durum, İtalya'da özel sağlığı destekleyerek kamu sağlığını yok eden kesintilerin artık kabul edilemeyeceğini gösteriyor. Bu tür krizlerle başa çıkabilmek için eşitlikçi bir sağlık anlayışına ihtiyaç var. Bu da kapalı hastanelerin yeniden açılması anlamına geliyor. Çünkü şuanki bunu göstermiştir. Varolan sistemle, işlerini zenginleştirerek kooperatifleriyle, taşeron işleriyle yeteri insanın hayatını riske atıyorlar. Peki yarın da mı aynısı olacak? Bu krize rağmen? Artık daha da güvencesiz olmak istemiyoruz.”