İHD, TİHV, TTB, MAZLUMDER Diyarbakır şubeleri ve Diyarbakır Barosu, 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası kapsamında Türkiye’de cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. Polisin cezaevi önünde TOMA ve akrep tipi araçlarla önlem aldığı ortak açıklamanın basın metnini okuyan MAZLUMDER Diyarbakır Şube Sekreteri Nurettin Bozkurt, “2012 yılında cezaevlerinde 24 ölüm ve 57 yaralanma, 171 işkence vakası, bin 142 sevk uygulaması ve 222 sağlık hakkı ihlali, 22 aile görüşünün engellenmesi, 25 tecrit ve izolasyon, bin 5 disiplin cezası, 318 haberleşme gibi hakların engellenmesi şeklinde cereyan eden toplam 3 bin 14 ihlal söz konusu olmuştur” dedi. Cezaevlerindeki durumunun iyileştirilmesini isteyen Bozkurt, “Sudan sebeplerle Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan avukatlarıyla görüşme yasağının kaldırılması, hasta ve bakıma muhtaç tutsakların serbest bırakılması, tutsakları toplumdan dışlayan anlayıştan vazgeçilmesi, tutsakların cezaevlerinin koşullarının iyileştirilmesi gerekir” dedi.


Razı değiliz

İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ve İHD’li yöneticiler ise Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan İHD Mersin Şube Başkanı Ali Tanrıverdi’yi ziyaret ardından cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. Pozantı Cezaevi’nde yaşanan vahşeti kamuoyuna duyurmada etkili olan, görevini yapan insan hakları savunucusu Tanrıverdi’nin tutuklanarak cezalandırıldığını belirten İHD Genel Başkanı Türkdoğan, “Arkadaşımızın tamamem ifade özgürlüğü kapsamındaki çalışmalarını yasadışı örgüt çalışması biçimine koymuşlardır. Tıpkı milletvekillerine, avukatlara, siyasetçiler, öğrenciler, öğretim üyeleri, sendikacılara ve gazetecilere yaptıkları gibi. Artık Türkiye’de neyin suç neyin suç olmadığı ayrımı yapılamıyor. Belki şuan burada yaptığımız açıklamayı birileri suç yapma gayreti içinde olabilir. Ama insan hakları savunucuları bu muameleye razı değildir, bu muameleye her zaman karşı çıkacaklardır” dedi.

Zulme boyun eğmeyin

Birleşmiş Milletler insan hakları savunucularının korunması bildirgesinin Türkiye’nin 2004 yılında kabul ettiğini ifade eden Türkdoğan, bildirgenin kabul edip İçişleri Bakanlığı tarafından tüm kolluk kuvvetlerine gönderilmesine rağmen uygulanmadığını belirtti. Türkdoğan şöyle konuştu: “Keyfi tutuklamaya itiraz ediyoruz. Tutuksuz yargılanmak da bir haktır. Dolayısıyla bizim itirazımız bunadır. Çünkü yaptıkları bir zulümdür. Binlerce ve onbinlerce insanı gözaltına alıp, tutuklamak bir zulümdür. Bu zulme elbet ki karşı çıkmak lazım. Buna boyun eğmemek lazım.”

 HABER MERKEZİ