- HDP Eşbaşkan Yardımcısı ve Yeşil Sol Parti Sêrt Milletvekili Tuncer Bakırhan, önümüzdeki süreçte demokrasi ittifakını seçim ve siyasi parti endeksli olmaktan çıkaracaklarını belirterek, ittifak açısından yeni dönemin kilit kavramlarının seçim ve siyasi partiler değil, toplum ve direnişler olacağının altını çizdi.
MA'nın sorularını yanıtlayan HDP Eşbaşkan Yardımcısı ve Yeşil Sol Parti Sêrt Milletvekili Tuncer Bakırhan, seçim sonuçlarını yenilgi olarak görmenin, Kürt halkının demokratik iradesinin yok sayılması anlamına geldiğini belirterek, Kürt halkının faşizme karşı iradesini sandıklarda gösterdiğini; dolayısıyla seçimleri bir yenilgi olarak değil, başarısızlık olarak gördüklerini vurguladı.
Aday seçimindeki yetersizlikler, ittifak siyasetini yürütürken pratikte yaşanan sorunlar, halka anlatamama, 3. Yol çizgisindeki aşınma gibi nedenleri sıralayan Bakırhan, şimdi bunları masaya yatırdıklarını ve buradan güçlenmenin yollarını aradıklarını söyledi.
İstifa istenmez, hesap sorulur
Hataların tek tek kişilere mal edilemeyeceğini söyleyen Bakırhan, şöyle izah etti: "Partimizde yapılan herhangi bir iş, alınan herhangi bir karar, sadece kişilerin iki dudağı arasından çıkmaz. Bu hem paradigmamız hem de parti kültürümüzle de bağdaşmaz. Komisyonlarımız, kurullarımız kolektif bir akılla işlerini yürütür. Devrimci demokratik siyasetin imbiğinden süzülen yol ve yöntemlerle politika yapan bir partiyiz. Gücünü halktan alan bir parti olarak, halka karşı sorumluyuz ve sadece halkı esas alırız. Bu yüzden mesela bizde istifa istenmez, hesap sorulur. İstifa edilmez, halka hesap verilir."
Daha fazla büyüme hedefi
Devam eden toplantılar, bölgesel ve merkezi konferanslarla yapısal sorunlara kalıcı çözüm bulup büyük kongreyle yeniden yapılanma hamlesini nihayete erdirerek, çok daha güçlenmiş bir biçimde süreci tamamlayacaklarını belirten Bakırhan, "Özgürlük ve insanca yaşam için mücadele eden bir parti olarak mücadelemizi her alanda daha fazla büyüteceğiz" dedi.
Önümüzdeki süreçte demokrasi ittifakını seçim ve siyasi parti endeksli olmaktan çıkararak, toplumsal kesimler, ekolojik-sınıfsal direniş odakları gibi daha tabandan örgütleyerek öreceklerini kaydeden Bakırhan, dolayısıyla demokratik ittifak açısından yeni dönemin kilit kavramlarının seçim ve siyasi partiler değil, toplum ve direnişler olacağının altını çizdi.
Sosyolojiyi okumaktaki zorluk
Yapısal sorunların temelinde biraz da son yıllarda değiştiği açıkça görülen sosyolojiyi okumakta zorlanma hakikatinin yattığını ifade eden Bakırhan, şunları dile getirdi: "Kurduğumuz söylem ile halkın yaşadıkları arasında açı farkı derinleşti. Yine yoksulluk çok önemli bir meseleyken, buna çare olacak söylemler ve işler geliştiremedik. Kürt halkının direnişi, bileşenlerimizce Batı’da büyütülemedi. Bu güç dengesi her bölgede aynı olmalıydı. Bu nedenle hepimizin ciddi bir muhasebe içine girmesi gerekiyor. Doğru bir örgütlenme hamlesiyle birlikte en esaslı muhalefet olmayı hedefliyoruz.
'Hayırlı kriz' yorumu
Hemen her kurulumuzun içinde olduğu ve radikal özeleştirilerin geliştiği verimli tartışmalar sürdürüyoruz. Bu toplantılarda açığa çıkan irade ve enerji, 14 Mayıs seçim sonuçlarını 'hayırlı kriz' olarak yorumlamamızı sağlıyor. Bu sürecin sonunda açığa çıkan irade, büyük kongremizde somut hale gelecek. 3. Yol’un inşasında çok daha güçlü adımlar atacağız. Temsil siyasetine sıkışan bir bileşen hukuku yerine, ortak mücadele ve inşa siyasetini hep birlikte güçlendirmeliyiz. DBP Kurdistan’da güçlü ise HDP güçlü olur; Batı’da SODAP, ESP, Devrimci Parti, SYKP ve Yeşil Sol örgütlendikçe, HDP daha da toplumsallaşır. Nehre akan kolların da güçlü akması gerekiyor."