Devlet eliyle yürütülen kirli savaş ve sonuçları bütün boyutlarıyla gün yüzüne çıkmış değil. Şu ana kadar binlerce insanın yargısız infazlar, faili meçhuller, kayıplar, cezaevi direnişleri, köy yakmalar, açlık grevleri ve ölüm oruçları vasıtayla öldürüldüğü bu dönemde fail olarak ceza alan kimse olmazken, açılan davalar ise 20 yıllık zamanaşımı nedeniyle raflardan kaldırıldı. 

İşte izleri kaybettirilen kadınlardan ikisi Sefura Yıldırım ve Sedika Dal. Binlerce aile gibi Yıldırım ve Dal'ın ailesi de katledilen çocuklarının kemiklerini arıyor. 


Üç yıl özgürlüğü anlattı

Sefura Yıldırım'ın hikayesi Mêrdîn'in Nisêbîn ilçesi Serêkanî köyünde başladı. Savaşın ve baskının yoğunlaştığı 1991 yılında kuzeni Emine Yıldırım'la birlikte gerillaya katıldı. Kuzeni, 1993'te çalışma yürüttüğü Amed bölgesinde esir düştü ve müebbet hapis cezası aldı. Sefura Yıldırım ise 3 yıl Mêrdîn'de köy köy gezerek örgütleme çalışmalarını sürdürdü. Kendisini tanıyan bölge insanlarının hafızasına, mütevazılığı ve ayağında yırtık ayakkabısıyla yorulup usanmadan insanlara birşeyler anlatma telaşı kaldı.  


Direnişi unutulmazdı

Tam da bugünlerde geçirdiği bir kaza nedeniyle ayağı kırılan Sefura, dikkat çekmemek için tedavi olmaya gidemedi. Bir köyde saklanarak ayağının iyileşmesini bekleyen Yıldırım, askerler tarafından yapılan baskın sonucunda köyün tüm erkekleriyle birlikte yaralı halde gözaltına alındı. Götürüldüğü Mardin Jandarma Karakolu'nda bir buçuk ay boyunca ağır işkence görmesie rağmen kimseyi ele vermedi. 1994 yılında onunla birlikte gözaltına alınanlar, tanıklık ettikleri bu direnişi ömürleri boyunca unutamayacaklarını ifade ediyor. Yıldırım'ı son günlerinde gören bir tanık, "Battaniyeye sarılı bir haldeydi. Bize 'Sakın bir şey söylemeyin. Ne hıncınız varsa benden alın' diyerek moral veriyordu" diye anlatıyor. 

Sefura 31 Ağustos 1994 tarihinde, "Mahkemeye götürüyoruz" denilerek karakoldan ağır yaralı halde çıkarıldı ve o tarihten sonra bir daha haber alınamadı.

Gözaltında kaybedilen Yıldırım'ın ardından babası yıllarca karakol önlerinde ve adliyelerde kızından bir iz aradı. Çocuğunun akıbetini öğrenmek istediği için tutuklandı ve bir yıl cezaevinde kaldı. İHD'nin gözaltında kayıplar listesinde yer alan yüzlerce isimden biri olan Sefura Yıldırım'ın ailesi halen çocuklarının kemiklerini bulmaya çalışıyor.


'Beyaz Toros'la kaçırıldı

Nisêbîn'in Kortven köyünde yaşayan ve kapatılan HEP'in İlçe Örgütü çalışanı 22 yaşındaki Sedika Dal ise, 1993 yılının Eylül ayında kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırıldı ve o günden sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Onu son kez görenler de, beyaz bir torosa bindirilip kafasına bir poşet geçirildiğini söylüyor. Olayı duyduğundan itibaren 4 ay boyunca kızlarının izini arayan ailesi, Hizbullah çete üyeleri tarafından tehdit edildi. Çetelerin "Birini öldürdük, diğerini de öldüreceğiz" diyerek tehditlerini sürdürmesi üzerine Nisêbîn'i terkeden aile, bulundukları yerde halen kızlarının kemiklerini arıyor.



HANDAN TUFAN/JINHA/İZMİR