Sonuncu da Gülçiçek Günel Tekin ile bendeniz konuşmacıydık. Rojava ve Kobanê direnişi sunumunda, eski Diyarbakir İHD başkanı Mahmut Şakar'ı dinleme olanağım oluyor. Onun ardından çözüm sürecinin geldiği noktaya ilişkin olarak Veysi Sarısözen'in tespitlerini dinlemek ufuk açıcı oluyor.
Sonra şakalaşıyoruz. Forum alanında Ermeniler, Yunanlılar, Kürtler ve de Gülen Cemaati'nin sunumları oluyor; alt katta ise Gezi olaylarına ilişkin sunum yapan Duran Adam. Alman Cezaevinde Yazarlar Komitesi ise, Sürgündeki yazarlara ilişkin bir sunumda Meltem Arıkan'ı konuşturuyor.
Eh artık komplo teorileri gelsin ardından diyoruz, gülüşüyoruz.
Uluslararası Yayıncılar Birliğinin yıllık Yayınlama Özgürlüğü Komitesi toplantısına katılıyorum.
İranlı yayıncılar bu yıl da katılamıyorlar.
Bir başka otoriter Devlet örneği olan Beyaz Rusya'dan genç bir bayan yayıncının deneyimlerini paylaşmak hoş oluyor.
Rusya'da da sorunlar artmakta.
Koridorlarda çizgi roman kahramanlarının kılık ve kıyafetine bürünmüş gençlerin dolaşması bu yıl fuara farklı bir renk katıyor.
Türkiye standında bir geriye gidiş gözlemliyoruz.
Yunanistan her yılki gibi güzel bir stand kurmuş.
Ermenistan Cumhuriyeti ise her yıl biraz daha iyiye gidiyor.
3. Hangarda Alman Yayınevleri var. Orada da Mezopotamien Verlagin standını ziyaret edip son Kürt yayınlarına bakıyoruz.
İsrail ve Amerikan Yayınevlerinin bulunduğu hangara ise, en sıkı güvenlik kontrolünden geçirilerek giriliyor.
Fuarın yıldızlarından biri de kitaplarını imzalayan Suudi Arabistanlı kadın yazar Raja Alem.
Kitap Fuarında ödül alan "Halsband der Tauben", (Güvercin Tasması) mutlaka Türkçe'ye de çevrilmeli.
Arapcası, Arap dünyasının kültür merkezi olan Beyrut'taki bir yayınevi tarafından yayınlanmış, Almancasını ise İsviçre'de Yaşar Kemal'in de yayıncısı olan Union Verlag çıkardı.
Roman, Mekke ve Madrid hattı üzerinde gelişiyor.
Kitap Mekke'deki fuhuş ve uyuşturucu olgusuna da yer verdiği için eleştirildi.
Raja Alem, Cidde ve Paris'te yaşıyor. Romanları, öyküleri ve oyunları var.
Alem, kuşaklar arası büyük dönüşüme de değiniyor.
"Artık Suudi, Çinli ya da Alman birey yok, global birey var internet çağında" diyor.
Alem, Cidde Üniversitesinde İngiliz edebiyatı okumuş.
Fuarda ödül alan kitaplardan biri de, Anita Bestler ve Carmen Fischer'in "Sicilya" adlı gezi kitabı.
Kitapta yer alan Roma dönemi mozaiklerinden biri beni çarpıyor.
Bikini ile aletli jimnastik yapan iki Romalı kadının görüntüsü, MS. 320 yıllarından kalma, Villa Casale'de bulunan harika mozaikler arasında.
Bütün Alman basını sayısız röportajlar ve yeni kitaplara ilişkin kritiklerle dolu.
Tam bir kitap şenliği.
Sanat kitapları, grafik, poster vb. bölümünde görsel bir ziyafet çekiyorum kendime.
Benim gözde yayınevlerim olan, İsviçreli Kronos ve Arche Yayınevlerine damlıyorum.
Elbette Suhrkamp ve Insel'e uğranmadan olmaz!
Hele Enzensberger'in bir zamanlar editörlüğünü yaptığı Andere Bucher Yayınevi ise, ayrı bir keyif.
Aynı zamanda kitap obezitesi...
Her yılki gibi kataloglar ve kitaplarla dolu çantalarla, belim bükülmüş vaziyette ulaşıyorum havaalanına.
Ragıp ZARAKOLU
izlenim: Frankfurt Kitap Fuarı komplosu!