
Goman, uzakta değil, yanı başımızdaki bir yer. Misak-ı Milli sınırlarında yani.
Goman, Şemzînan ilçesine yaklaşık 1 km uzakta ve Şemzînan Gerdiya yolunun geçtiği vadinin yamacına kurulu bir köy. Yani ‘Misak-ı Milli’ denilen sınırların içerisinde yer alan bir yerleşim yeri. Türk ordusu eşine ancak bir savaşta rastlanabilecek yoğunlukla bombalıyor bu sınırlar içerisindeki Goman’ı.
Evet, bir ülke kendi toprakları olarak gördüğü bir köyü, Goman’ı bombalıyor. Hem de savaş uçaklarıyla, kobra tipi helikopterlerle, obüs, havan toplarıyla, katuşalarla; bir ülke sözüm ona ‘kendi topraklarına’ kazan bombaları, füze ve roketler atıyor.
23 Temmuz’dan bu yana on sekiz gün boyunca Goman’a atılan bombaların haddi hesabı yok. Ancak bütün bu saldırılara, bombalamalara rağmen Türk ordusu halen Goman’a girebilmiş değil. Goman hala gerilla denetiminde.
İddia ediyorum: Goman’a yapılan bombardıman bir Ortadoğu ülkesine yapılmış olsaydı, o ülke çoktan düşmüş olurdu. Goman’a atılan bombaların sayısı Libya’ya atılan bombalardan az değil. Türk ordusu envanterinde ne kadar ağır silah varsa elindeki son teknoloji ile Goman’ı bombalıyor. Libya, böylesi yoğun bir bombardımana ancak birkaç gün direnebildi. Ancak Goman hala gerillanın elinde bulunuyor. Genelkurmay Başkanlığı, Goman’da kullanılan silah envanterini ve kullanılan bomba sayısını açıklarsa bu gerçek rahatlıkla görülecektir.
Türk devleti şimdi de bölgeyi askeri bölge ilan etti. Halk arasında artık ‘’Acaba kimyasal mı kullanılacak?’’ kaygısı gelişmiş durumda. Kürt halkı arasında kimyasal Necdet olarak bilinen Türk Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in kirli geçmişi biliniyor. Özel’in Genelkurmay Başkanı olduktan sonraki ilk marifetlerinin de Kortek ve Roboski katliamları olduğu da kamuoyunun hafızasında. Türk ordusunun ve başındaki Özel’in kirli geçmişi ve katliamcı karakteri elbette ki Kürt halkını kaygılandırıyor. Kortek’te, Roboski’de bebek, genç, kadın, yaşlı demeden katledenler neler yapmaz ki?
***
“8 şehit’’ 6 fotoğraf!
Şemzinan’da yaşananları kamuoyundan gizleyen AKP hükümeti, Çelê’de gelişen gerilla harekatına ilişkin de Türk halkını ve dünya kamuoyunu uyutmaya çalışıyor. Yalanın bini bir para!
Çelê’de gerilla harekatı başlamış. Televizyonlarda son dakika geçiyor. İlerleyen saatlerde resmi açıklamalar geliyor ve “Sekiz şehit” haberlerinin ayrıntıları bir bir geçmeye başlıyor.
Ancak bu işte bir terslik fark ediyorum. Sekiz şehit ama altı fotoğraf var. Kanalı değiştiriyorum diğer kanallara bakıyorum, aynı. Sabah gazetelere bakıyorum. Aynı. Sekiz şehit, altı fotoğraf! Gün boyu Tv kanallarında ölen askerlerin ailelerine yazdığı mektuplar, son telefon konuşmaları, cenaze törenleri, ölen askerlerin öz geçmişi, acılı aileler… dramatik sahnelerden ibaret dakikalar!
Tam da bu esnada ölen iki korucu aklıma geliyor. Neden ölen korucuların fotoğrafı yok? Onlar da şehit değil mi? Yoksa birileri daha fazla mı şehit?
Yahu insan en azından bir fotoğrafını vermez mi ölen korucuların? Merakım artıyor. Hemen Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi sitesine bakıyorum. “Altısı asker, ikisi korucu olmak üzere sekiz şehit verdik” diyorlar. Altı askerin fotoğrafları ve kimlik bilgileri var ancak korucuların fotoğrafı burada da yok. Hemen Hakkari Valiliği’nin açıklamasına bakıyorum. Orada da durum aynı. Hadi fotoğraftan vazgeçtim isimlerini arıyorum. Yok, yok, yok!
İşte bu durum şüphelerimi daha da arttırıyor. İşin içinde bir iş var.
Ya AKP devleti ve Türk ordusu, ölen korucuları sadece istatistik olarak görüyor. Erdoğan “Kürt kardeşlerim” derken aynı karakolda ölen askerler ile korucuları bile ayırarak bölücülük yapıyor; ya da bu olayın farklı ve kirli başka bir yüzü var.
“İki korucu şehit düştü” diyorlar. Ne fotoğraf var, ne isim. Onlar sadece “iki şehit”!
Şimdi Genelkurmay Başkanlığına soruyorum: Şehit düştü dediğiniz iki korucu kim? Eğer bunlar korucu ise ve çatışmada öldülerse neden isimlerini açıklamıyorsunuz?
Ölen askerler göklere çıkarılırken, ölen korucuların görmezden gelinmesi bölücülük değil de nedir?
Yoksa karakol baskınında ölenler korucu değil mi?
Yoksa asker ölümlerini gizlediğiniz gibi, “ölen iki korucu” meselesinde de gizlemek istediğiniz başka şeyler mi var?
CİHAN ÖZGÜR