ABD’nin DAİŞ’le mücadele temsilcisi Brett McGurk’un görevden alındığında, yerine James Jeffrey ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi oldu. Bu görev değişikliği sıradan bir değişiklik değildi. Trump yönetimi, sahadaki Kürtlerle iyi ilişkiler içinde olan McGurk ve ekibini görevden almıştı. Trump yönetimi, DAİŞ’le savaş sürerken Türkiye ile bozulan ilişkileri düzeltmek istiyordu. Türkiye ile dostluğu geliştirmenin Kürt düşmanlığından geçtiğini bilen en uygun isim James Jeffrey’di.

Jeffrey, önceki gün Hatay sınırındaydı. Orada, Türk usulü bir nutuk ile Erdoğan’a desteğini alenileştirdi. Saddam’ın Enformasyon Bakanı Muhammed Said es-Sahaf’a rahmet okutacak palavralardan ibaret bir nutuk; "Şu tepelerin üzerindeki Türk ordusu ve Suriyeli muhalifler, her şeyden önce bir insanlık felaketini önlemek için mücadele ediyor. Esed ile onun Rus ve İranlı müttefiklerinin istediği şey ise milyonlarca mülteci. Türk ordusu ve Suriyeli muhalifler, BM'nin kararı doğrultusunda bu krize barışçıl ve siyasi bir çözüm bulunması için mücadele veriyor."

Jefrrey’in, insanlık felaketini önlemek için savaştığını iddia ettiği “Suriyeli muhalifler”, Türkiye’nin VİP hizmetleri ile dünyanın değişik ülkelerinden Suriye’ye taşınan El Kaide, El Nusra, Heyet Tahriri Şam çetelerinden başkaları değil. Bu gerçeği Trump da Jeffrey de çok iyi biliyor.

Geçen haftaki yazıda, Belçika’da sonuçlanan PKK davasında, dosyaya giren Jeffrey’le ilgili Wikileaks belgelerinden söz etmiştik.

18 Şubat 2005 günü, ABD heyetinden James Jeffrey, Müsteşar William Burns, Politik Danışman Daniel O’Grady, Asistan sekreter Tina Kaidanow ve Danışman Jeremiah Howard Türk heyetiyle görüşüyor. Türk heyetinde Müsteşar Feridun Sinirlioğlu, Müsteşar Vekili Engin Soysal, Uluslararası güvenlik konularından sorumlu genel direktör Büyükelçi Tacan İldem, Amerika İşlerinden Sorumlu Direktör Vekili Ebru Barat Gökdenizler ve Amerika İşleri Departmanı Başkanı Serhat Aksen Ankara’da görüşüyorlar.

Wikileaks belgelerine göre görüşmenin organizatörü, o tarihte ABD Bağdat Büyükelçiliği’nde Misyon Şef Yardımcısı Jeffrey. Jeffrey, toplantının verimli geçtiğini, “Kürdistan Bölgesel Yönetimi(KBY) ile birlikte, Kürdistan İşçi Partisi PKK’nin yönetim kadrosunun, sığınak yaptığı Kuzey Irak’ta, ABD-Türkiye ve KBY arasında daha fazla işbirliğinin sağlanması ve yakın zamanda oluşturulacak bir faaliyet taslağının hazırlanması” konusunda anlaştıklarını belirtiyor.

Belçika PKK dosyasına giren Wikileaks belgelerinden anlaşılıyor ki Belçika, Danimarka, Fransa ve Almanya’da açılan PKK davaları siyasi baskı ile açılan, ABD’nin müdahil olduğu davalardır.

ABD Ankara Büyükelçiliği’nden Nancy McEdowney, 2 Mayıs 2006 tarihinde ABD’ye gönderdiği bilgi notunda, Türkiye’nin taleplerine uygun biçimde Belçika’ya müdahale edilmesini öneriyor. Belçika ile Almanya ve Fransa düzeyinde işbirliği geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor.

ABD Brüksel Temsilciliği’nden William İmbre, 11 Mayıs 2006 tarihinde, Belçika Dışişleri Bakanlığı Anti-Terör Koordinatörü Andre Ceulemans’la yaptığı görüşmeden söz ediyor. Andre Ceulemans’ın, Belçika’da PKK’ye karşı mücadele için, Washington’dan gelecek istihbarat, anti-terör ve yargı uzmanlarından oluşacak bir ekibe ihtiyaçları olduğunu belirtiyor.

27 Kasım 2006 günü, ABD Brüksel Temsilciliği’nden Polcouns Ted Andrews, Washington’a gönderdiği notta, ABD Anti-Terör Koordinatör Vekili Frank Urbanic yönetimindeki bir ekibin, Belçika’daki ilgililere “PKK Terörizmi” konusunda bilgi ve eğitim vermek amacıyla Brüksel’e geldiğini ve çalışmalara başladığını belirtiyor.

Ankara Büyükelçiliği’nden Nancy McEldowney 15 Şubat 2007’de gönderdiği mesajda Ankara’nın, Fransa ve Belçika’da PKK’lilerin yakalanmasından memnun olduğunu belirtiyor ve kendi tavsiyelerini ekliyor, “biz şimdi, Avrupa-Türkiye-ABD arasındaki istihbarat paylaşımını daha de derinleştirmeliyiz. PKK’nin propoganda organları olan ROJ TV ve Fırat News’in çalışmalarını engellemek için işbirliği yapmalıyız.”

ABD Brüksel Elçiliği’nden P.Ted Andrews, 14 Aralık 2007 tarihli mesajında, Belçika Dışişleri Bakanlığı Siyasi Direktörü ve Anti-terör Danışmanı Polof Andre Ceulemans’la yaptığı görüşmeyi anlatıyor, Ceulemans’a, “Remzi Kartal konusunda neden yanlış bilgilendirme yaptınız?” diye sorduğunu, Ceulemans’ın, “İçişleri Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı arasındaki iletişimsizlik”ten söz ettiğini belirtiyor. Belçikalı Ceulemans, Remzi Kartal’la ilgili verdiği bilgilerin, ABD’nin, Belçika İçişleri Bakanlığı’ndaki ilişkilerine(ajanlarına) gönderilmemesini talep ediyor.

Anlaşılıyor ki Belçika Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir bürokrat olan Ceulemans, aynı zamanda ABD adına çalışıyor ve oraya özel bilgiler taşıyor. Ayrıca Belçika İçişleri Bakanlığı’nda kendisi gibi ABD adına, çift taraflı çalışan elemanların olduğundan da haberdar.

30 Haziran 2009 tarihli mesaja göre, ROJ TV ve Belçika PKK davaları sürerken ABD Brüksel Büyükelçiliği’nde, ABD ve Belçika heyetleri bir toplantı yapılıyor. Toplantıya Belçika’yı temsilen Başbakanlık Güvenlik Danışmanı Francisca Bostyn, Dışişleri Bakanlığı Anti-Terör Koordinatörü Thomas Baekelandt, İçişleri Güvenlik Danışmanı Marc Van Laere, Adalet Bakanlığı adına Francois Schell katılıyor.

Belçika heyeti ile toplantı bittikten sonra ABD heyeti aynı gün, Kerem Bilge, Can İncesu, Aytaç Yılmaz’dan oluşan Türk heyetiyle görüşüyor. Her iki toplantı, PKK’ye karşı alınacak tedbirler çerçevesinde hukuki ve finansal konularda işbirliği gündemi ile yapılmıştır.

Wikileaks belgeleri, devletler arasındaki entrika, komplo, hukuksuzluk, siyasi tezgah ve tuzakları teşhir ettiği için önemli ve yararlı bir kamu hizmetidir. Wikileaks’in kurucusu Julian Assange da, ABD’nin, “devlet sırrı” dediği bu kokuşmuş çöplüğü teşhir ettiği için rehindir.