
Göle’de askerlerin açtığı ateş sonucu Kamber Morkoç’un yaşamını yitirdiği, bir ağır 3 kişinin yaralandığı saldırıya maruz kalanlardan minibüs şoförü Alkan Akın, ilk saldırı anında 10 metre geri gittiği sırada aracın önüne bir el bombasının düştüğünü, araca 17-18 merminin isabet ettiğini belirterek, katliam hesaplarına dikkat çekti. Birkaç yüz metre ötede kendilerini durduran polislerin, “Olaydan haberimiz var. Bizi takip edin” demesinin de şüphelerini arttırdığını vurgulayan Akın, saldırganlardan şikâyetçi oldu.
Katliam provasının yapıldığı ve Kamber Morkoç’un (70) yaşamını yitirdiği Ardahan’ın Göle ilçesi Gundik (Koyunlu) köyü yakınlarındaki saldırının ardından iki defa Emniyet’e götürülerek ifadesi alınan minibüsün şoförü Alkan Akın, olaya ilişkin detayları anlattı. Sabah saatlerinde köye bağlı yaylaya pikniğe gitmek isteyen Morkoç ailesini minibüsü ile bölgeye götürdüğünü dile getiren Akın, normalde sürekli askeri hareketliliğin olduğu bölgede o gün tamamen bir sessizlik olduğunu ve bu sessizlikten bir şeyler olacağını sezdiklerini söyledi. Yolun bir aracın geçebileceği kadar dar ve çevrenin de ormanlık olduğunu hatırlatan Akın, ilk önce bir merminin aracın ön camından içeri girdiğini, ardından üç taraftan aracın yaylım ateşine tutulduğunu anlattı. Açılan ilk kurşunlardan birinin Kamber Morkoç’un göğsüne isabet ettiğini belirten Akın, “Araca ateş açılmaya başlanınca büyük bir panik oluştu. Ben aracı geri vitese takarak geri geri gittiğim sırada 10 metre uzaklaşmadan aracın ilk saldırıya uğradığı noktada bir el bombası patladı. Eğer geri gitmeseydik katliam gerçekleşecekti ve hiçbirimiz kurtulamayacaktı” dedi.
Polis nerden biliyordu?
Yaklaşık 600-700 metre geri gittikten sonra Göle-Oltu yoluna girdiklerini ve burada kendilerini durduran araçtaki sarışın, zayıf kirli sakallı bir kişinin silahını çekerek minibüse yaklaştığını anlatan Akın, şöyle devam etti: “Kendilerini polis olarak tanıttı ve benden kimliğimi istedi. Ben ise ‘Kimliği bırak, ambulans çağırın’ dedim. Silahını doğrultunca kimliğimi mecburen verdim. ‘Olaydan haberim var’ diyerek, kendisini takip etmemizi istedi. Araçta bir kişi daha vardı ama o hiç inmedi. Onları takip etmeye başladık ama ağır yaralanan Sabri Morkoç, ‘Durumum iyi değil, çok kötüyüm’ deyince polislerin aracını geçtim. Lastiğim patlaktı. İlçeye 400-500 metre kala arabayı sağa çektim. Polisler de durdu. Onlara ambulans çağırmalarını söyledim ama ortadan kayboldular. Bir süre sonra ambulans gelerek Sabri Morkoç’u alıp götürdü. Ardından sivil bir araç da gelerek Kamber Morkoç’un cenazesini aldı” diye konuştu.
‘Polislerden şüpheleniyorum’
Sivil polislerden şüphelendiğinin altını çizen Akın, “Olaydan haberimiz var demesi, kimliğimi alıp karakola götürmesi olayla ilişkili olduğunu düşündürüyor. Daha önceden hesaplanmış bir saldırı. Arabama 17-18 mermi isabet etti ve bombayla saldırıldı. Karakola ifade vermek için götürüldüğümde kimliğim masanın üzerindeydi. Bana neden oraya gittiğimizi, araçta kimlerin olduğunu falan sordular. Ben de gördüklerimi anlattım. Saldırganlardan da şikâyetçi oldum” dedi.
Devlet güçleri saldırdı
Saldırı esnasında minibüste bulunan ve yara almadan kurtulan Kamber Morkoç’un kızı Harika Morkoç, Ardahan Valiliği’nin saldırıyı PKK’lilerin yaptığı iddiasına sert tepki gösterdi.
Piknik için bölgede olduklarını belirten Morkoç, önce bir patlama sesi duyduklarını ardından aracın kurşun yağmuruna tutulduğunu anlattı. Morkoç, olayın nasıl geliştiğini şöyle anlattı: “Neye uğradığımızı şaşırdık. Araç taranıyordu. Can havliyle kendimizi koltukların arasına koyduk. Şoför aracı geri geri kullanarak saldırı bölgesinden uzaklaştı. Bölgeden uzaklaşır uzaklaşmaz içinde silahlı iki sivil polisin bulunduğu araç bizi durdurdu. Sivil polisler daha kimliğimize bakmadan direk ismimizi söyledi. Biz de can havliyle ‘Ne uğraştırıyorsunuz, bize ambulans çağırın’ dedik. Aracın tekerleri patlamıştı. Yine de polisler ne ambulans çağırdılar ne de yardım ettiler.”
Polislerin kendilerini ölüme terk ettiğini ve babasının yaşamını yitirmesinden devletin sorumlu olduğunu ifade eden Morkoç, kimliklerine dahi bakmadan kendilerini tanıyan polisin, saldırıyı kimlerin organize ettiğinin göstergesi olduğunu vurguladı. Morkoç, “Polis zaten bize yardımcı olmadı. Olmadığı gibi hastaneye geç gitmemize neden oldu. Hastaneye kendi imkanlarımızla çok geç vardık. Bir de polisler bizleri direk tanıyordu. ‘Nerden geldiğinizi iyi biliyoruz’ dediler. Polisin bize yardımcı olmaması bize olayın kimlerin organize ettiğini açıklıyor zaten” diye konuştu.
Valiliğin alelacele yaptığı açıklamada olayın faili olarak PKK’yi göstermesine tepki gösteren Morkoç, şunları ekledi: “Valilik yalan söylüyor. Polisin o tavırları ve bizi ölüme terk etmeleri, bizim kim ve nerden geldiğimizi bilmeleri akıllarda soru işareti yaratıyor. Polisler zaten ambulans çağırmadı. Biz de çağırdık, gelmedi. Bunların hepsi tesadüf değildir. Bu olayı devletin yaptığını düşünüyorum.”
Kesinlikle çatışma yok
Minibüsten sağ kurtulan Kurtuluş Morkoç da imc tv’ye konuştu. Morkoç, saat 10.00 sıralarında piknik alanına girdikten sonra araç seyir halindeyken ateş açıldığını tarandığını söyledi.
Morkoç oradan geri geri çıktıkları sırada arkada 2 aracın kendilerini durdurduğunu, belirterek, “Sizin nereye gittiğinizi biliyorduk” dediklerini söyledi. Şoförün kimliğinin orada alındığını ifade eden Morkoç, şunları aktardı: “Bazı kanallar iki taraflı bir çatışmanın çıktığını söylüyor. Kesinlikle iki taraflı bir çatışma yoktu. Sadece arabamızı hedef alan kurşunlar vardı. O anda biz de gördük şoförümüz de gördü. Özel Harekat ekipleriydi. Şoförümüz, ‘Biz siviliz diye bağırın, ateş etmesinler’ dedi. Arabanın içinde bağırdık çağırdık ama sesimizi duyuramadık. Araba geri çıkınca kurtulduk. Araba geri çıkmasa 6 kişi de şu anda ölmüş olurdu. Yani bu herhangi bir karşılıklı bir çatışma filan değildi. Bu kesinlikle bize, araca yapılan imha amaçlı bir saldırıydı.”
Ağır yaralanan Morkoç’un hayati tehlikesi sürüyor
Gölede askerin pikniğe giden minibüsü taraması sonucu ağır yaralanan ve ameliyata alınan Sabri Morkoç’un durumu ciddiyetini koruyor.
Morkoç ailesinden 6 kişinin bulunduğu minibüsün askerler tarafından taranması sonucu ağır yaralanan ve kaldırıldığı Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’nde ameliyat edilen Sabri Morkoç’un durumu ciddiyetini koruyor. Karnına isabet eden kurşun nedeniyle bağırsakları parçalanan Morkoç’un, ameliyat sonrası Genel Cerrahi Bölümü’nden Yoğun Bakım Ünitesi’ne alındığı öğrenildi.
Öte yandan saldırıda yaşamını yitiren Kamber Morkoç’un Trabzon Adli Tıp Kurumu’na gönderilen cenazesinin, otopsi işlemlerinin tamamlanması halinde Göle’ye bağlı Gundik (Koyunlu) köyünde toprağa verilmesi bekleniyordu.