
Jane Eyre, 19. yüzyıl İngiliz edebiyatına damgasını vurmuş yazarlardan, Brontë kız kardeşlerin büyüğü Charlotte Brontë'nin (1816-1855), kısa, meşakkatli yaşamından izler taşıyan, 1847 tarihli ünlü romanıdır. Romanda, yoksul ama zeki, uzak görüşlü, olgun bir genç kadın olan Jane'in dokunaklı hikayesi anlatılıyor. Jane, çocuk yaşta anasını yitirince yengesi tarafından yetimhaneye verilmiş, okuyup öğretmen olmuş ve geçmişi karanlık, esrarengiz soylu Edward Rochester'ın Thornfield malikânesinde, efendisi Rochester'ın evlatlık kızına dadılık-mürebbiyelik ederken asık suratlı efendisiyle de gizli, romantik bir aşk yaşar.
Dönemin ikiyüzlü ahlakını, sınırsız erkek egemenliğini, kadınlara reva görülen baskı ve haksızlıkları sorgulayan bu klasikleşmiş romanıyla feminizmin öncü yazarlarından biri de sayılır 'abla' Brontë. 'Jane Eyre' filmlerinin seyrettiğimiz bu sonuncusu, diyaloglar yerine duyguları yansıtmayı önemseyen, romanın karanlık gotik yanlarını da öne çıkaran, hatta kimi eleştirmenlerce en iyi 'Jane Eyre' filmi sayılan, yepyeni bir uyarlama.
Canlı ve dinamik anlatım
İlk filmi 'Sin Nombre'yle 2009'da Sundance Film Festivali'nde parlamış, Japon asıllı Amerikalı yönetmen Cary Joji Fukunaga, soğuk, yağışlı, kasvetli bir havada malikâneden kaçmaktaki perişan ve biçare Jane'in (Mia Waesikowska) rahip St. John Rivers (Jamie Bell) tarafından bulunması sahnesiyle tam ortasından dalıyor romana, kronolojiyi umursamaksızın. Tekdüzeliğe düşmeyen, canlı, dinamik bir anlatım tutturan Fukunaga, romanın tuhaf ve ürkünç havasını vermenin üstesinden gelerek beylik bir romantik aşk-dönem filminden ötelere taşımış 'Jane Eyre'i.
Baştan sona Jane'in ‘vizyonu'ndan izlediğimiz filmde, kadının alışılagelmiş edilginliğini kırıp tutkularını kovalayan, ödün vermeyen, dikbaşlı, özgür ve hep hareket halindeki Jane'e odaklanmış kamera çalışması (Adriano Goldman), set tasarımları, dekor-kostümleri, müzikleri (Dario Marianelli) ve montaj (Melanie Oliver) da, parlak oyunculuk performansları kadar başarılı. Üşütük karısınca kundaklanmış malikâne yangınında kör olmuş Rochester'la, entelektüel (ve kalan mirasla maddi) bakımdan eşit Jane'in finalde mutlu sona eriştiği 'Jane Eyre', kaçırılmayacak bir uyarlama.
KÜLTÜR SERVİSİ