Jin, Jiyan, Azadî'yi yaşamak

Dersim DAĞDEVİREN yazdı —

  • Bu slogan Kurdistan dağlarında geliştirildi ve demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigmaya göre özgür bir toplum için verdiğimiz mücadelenin düsturunu oluşturdu. Bunda Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın kilit rolü göz ardı edilemez

İran'da Jina Amini'nin vahşi bir şekilde öldürülmesiyle birlikte 'Jin, Jiyan, Azadî' sloganı tüm dünyaya yayıldı. Dünya çapındaki demokratik (kadın) mücadeleleri bu sloganın kökenini tanıyıp değer verirken, özellikle uluslararası toplumun siyasi elitleri bu sloganı sadece İran'daki devrimin bir sonucu olarak gösterip kapitalist modernite eksenli sahiplendi.

Bu slogan Kurdistan dağlarında geliştirildi ve demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigmaya göre özgür bir toplum için verdiğimiz mücadelenin düsturunu oluşturdu. Bunda Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın kilit rolü göz ardı edilemez. Rojava'daki devrim bunun ilk pratik karşılığı ve böylelikle Ortadoğu'daki ilk kadın devrimidir. İran'daki devrimle birlikte uluslararası bir önem kazanmıştır. 

Bu sloganın sahibinin inkar edilmesi, hem Orta Doğu'da hem de dünya genelinde çok sayıda çatışmaların çözümünün önündeki en büyük engeldir. Ataerkilliği aşmış demokratik toplumları kadınların her düzeyde toplumsal ve siyasi katılımı olmadan yaratmanın mümkün olmadığı bilinmektedir. 

Kapitalist moderniteye ve kurumlarına eleştirel bakışa ek olarak, Özgürlük Hareketi bağlamındaki gerçekliği de ele almak gerekir. Konuyla ilgili ve son derece güncel bir örnek, kazanımların güvence altına alınması ve genişletilmesi açısından merkezi bir momentum olarak görülen ulusal birlik meselesi etrafındaki tartışmadır. Temmuz ayında Lozan Antlaşması'nın 100. yıldönümü vesileyle düzenlenen konferans bir başarı olarak değerlendirilebilse de, aynı zamanda başarılı mücadelenin merkezinde var olan eksiklikleri de ortaya koymaktadır. Hem katılımcılar hem de konuşmacılar arasında kadınların sayısı ne toplumdaki oranını ne de paradigmada konuya atfedilen önemi temsil ediyordu. Sonuç bildirgesinin okunması sırasında ortaya çıkan tablo bu durumu çok iyi yansıtıyordu. 7 kişiden sadece biri kadındı. Konferansta alınan tarihi kararlar hayata geçirildiğinde bu tablonun değişeceğini umuyorum. Aksi takdirde başarı şansı önemli ölçüde azalır. Bu tablonun birçok Kürt parti ve grubunun yönetici pozisyonlarında neredeyse hiç kadın bulunmamasından kaynaklandığı yönündeki argümanlar çalışmalarımıza yön vermemelidir. Erkeklerin çoğunluğuna dayalı bir ulusal birlik ne arzu edilir ne de uzun vadede başarılı olma ihtimali vardır. Bana göre Kurdistan Ulusal Kongresi'nin burada oynayacağı merkezi bir rolü vardır. Diplomasi komitesinde yapılacak bir değişiklik ilk adım olabilir. Mayıs ayında yayınlanan bir komite toplantısının fotoğrafında 20 erkek arasında sırf 2 kadın görünüyordu. 

Ne ulusal birlik alanında ne de barış süreçleri bağlamında kadınların yeterli katılımı olmadan uzun vadeli başarı ve sürdürülebilir çözümler mümkün değildir. Bu konudaki tartışma programlarının neredeyse sadece erkeklerin katılımıyla gerçekleştirilmesi - ve eleştiriler sonrasında bir yandan kürsüye daha fazla erkeğin davet edilmesi, diğer yandan da eleştiriye verilen cevap ile kendisi davet edilmediği için eleştiriyi yaptığını ima etmek - sonuç alma bakımından etkili değildir. Bu arada Oslo sürecine bir de bu açıdan bakmak ilginç olabilir. 

Eylemlerimize her zaman Jin, Jiyan, Azadî ruhu rehberlik etmelidir. Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için yürütülen çalışmalar bakımından da bu esas olmalıdır. Strasburg'daki Avrupa Parlamentosu'nda başta İmralı olmak üzere Türkiye cezaevlerindeki durumla ilgili olarak düzenlenen konferansta kadınların sadece moderatör olarak yer alması ne Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın sunduğu paradigmaya ne de sorunların tüm yönleriyle ifade edilmesi bakımından uygun değildir. 

Tüm toplumun katılımı en önemli öncelik olmalıdır. Kadın özgürlük mücadelesi ile halkın özgürlüğü için verilen mücadeleyi birlikte yürütmeyi başaramazsak, toplum asla özgür olamayacaktır.

Bu anlamda, kadın hareketi daha da eleştirel bir şekilde sürece dahil olmalıdır. Erkek yoldaşlarımı da paradigmanın ilkelerini sadece teoride, özellikle de biz kadınlar karşısında yüce göstermeye değil, aynı zamanda yüceliği gereği hayata geçirme cesaretini göstermeye davet ediyorum.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.